Anne / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '10

 
Kategori
Deneme
 

Anne

Anne
 

Bu sabah uyandığımda aynı gökyüzü değildi tüm sadakatimle kollarıma aldığım.Aynı rüzgar çarpmıyordu yorgun bedenime.Belki zaman benim sandığımdan çok daha hızlı ilerliyordu bekli de ben zamana aldırmadan fütursuzca kendimi başka yaşamların içinde buluyordum. Kasvetli bulutlar değildi benim istediğim, kırık dökük birkaç sözcükle ufacık bir tebessümdü sadece muhtaç olduğum.Ama kaybettiğim tebessümleri yeniden bulduğum anda avuçlarımda sımsıkı tutup hasretle yüreğime gömecek ve gönlüme yeniden umut tohumları ekecek gücü bulamıyordum kendimde artık.Ne yapsam da eskisi gibi olmuyordu hiçbir şey.Eksik olan yanlarımı dolduramıyordum, doldurmaya kalksam senin yerine koyabilecek kadar mukaddes hiçbir şey bulamıyordum.

Bu sabah radyodan ince bir şarkı sızıyordu tüm odaya.Senin gençliğinin şarkısı olmalı bu annem.Senin gençliğinin şarkılarını seviyordum en çok.Annem! benim annem olmadan önce, genç bir kız iken aşık olup çabuk kırılabilen hallerini hayal ediyordum.Şarkıların içinden cümleler seçiyor hepsini üzerine deniyordum.Ne yalan söyleyeyim yakışmayan da çıkmıyordu içlerinden.İnce uzun boynundan dökülen kelimeler kumral saçların gibi sabaha kavuşmak isteyen geceyi anımsatıyordu.Ve ela gözlerin bütün sözleri dize getirecek kadar çok methiye düzüyordu baktığı her yere.

Annem! gençliğinin şarkıları her şeyden daha çok hüzünlendiriyordu beni.Benim olmadığım zamanlarda senin onca acıyla başa çıkışına şaşıyor, senin yanında olabilmeyi diliyordum.Annem! küçük bir çocukken yakınlarında olabilmeyi, seni kocaman bir dolunayı kucaklar gibi kucaklayabilmeyi , sıkı sıkı sarabilmeyi istiyordum.Yaralarını sarmak istiyordum, kanayan ve kanamayan bütün yaralarını.Ama bütün bunları sen benim annemken benim yaralarımı sardığın için değil hayatıma giren en güzel yürekli insan olduğun için yapmak istiyordum.Genç kızlık hayallerine ortak olabilseydim keşke.Düşünüyorum da yaşadığın hangi gönül kırıklığında muhtaç olmamışsındır ki ileride sahip olacağın evladının omzuna.

Senin gençlik şarkılarını seviyordum en çok.Kendime benzetiyorum seni bu şarkıları dinlerken.Benim yerime koyuyordum seni, benim yaşadığım her sahneden sana da bir rol veriyorum.Dışarıda yağmur yağıyordu, bir yerlerde ağlayan insanlar olduğunu biliyorum.Yüreğimden yaşlar boşalıyordu tüm ağlayan insanlar için, sonra ne zaman başkasına ağlasam aslında kendime ağladığımı fark ediyordum senden uzaktayken.

Ne çok şey söylenmişti anne için.Anneydi evladı için yarım ekmeğe sevdasını katık edip yiyen, ocaktı bacasında buram buram huzur tüten. Kimileri için doğurandı, kimileri için doyuran, kimileri içinse namustu buz gibi dört duvar arasına hapsedilmiş.Kimi milyonları yönetti tüm azametiyle, kimi savaş verdi heybesinde vatan aşkıyla, kimi yazdıklarıyla yargılandı yıllarca.Sevdaları uğruna can verdi niceleri.Uydurulan yalanlara töre denildi ve hiç acımadan gencecik bedenler teslim edildi onun kocaman gaddar ellerine.Renkleriyle, dinleriyle yargılandılar insan oldukları hiçe sayılarak.O da yetmedi güzel yüzlerini örttüler.Sonbaharın yalnızlığına inat etrafı saran buram buram sevda kokulu ıhlamurlar kadar huzur verici, sessiz, sakin, mağrur yüzlerini karalara bürüdüler.Sadece gözleri vardı yıldızlara meydan okuyabilen ama ne yazık ki gözlerindeki aydınlık yetmiyordu hayatla girilen mücadelede etraftaki karanlıkları delmeye.Bir çoğunun geleceğine el koydular sorgusuz sualsiz.Ama asla tutsak edilenler bedenlerinden öteye gidemedi.Kimseler görüpte çalmasın diye yüreklerinin en kuytusuna sakladılar yarınlarını, umutlarını.Çünkü onlar anneydiler gönül kıyılarına sessiz sedasız yanaşan sevda gemilerini usulca bağırlarına basan, kalabalıklar içindeki yalnız kahramanlar anneler…

Her şeye rağmen “Umut be ömrüm!” diyorum.Ve bir sabah uyandığımda her şeyin farklı olacağını ümit ederek kapatıyorum gözlerimi semaya.Uyandığımda ufukta sararan güneşin duvarların soğuk bakışlarına inat kıymetli bir tablo misali süzülüşünü izlerken yeniden birkaç yudum umut biriktiriyorum avuçlarımda. Heybeme yüklüyorum umutlarımı, sevdalarımı, gönül kırıklıklarımı, yaşama başkaldırışlarımı ve uğruna mücadele ettiğim her şeyi ardından annelerin dünyanın her yerinde el üstünde tutulmaya layık olduğunu, baharların renginin onlarla geldiğini, yağmurun kokusunda onların gizli olduğunu, kısacası yaşama anlam katan tüm güzelliklerin annede gizli olduğunu haykırmaya devam ediyorum sessiz sedasız.Çünkü biliyorum ki "ANNE" kalabalıklar içerisindeki yalnız kahraman.Kızım, annem, geleceğim , umudum, yarınım…

 
Toplam blog
: 2
: 578
Kayıt tarihi
: 08.05.10
 
 

Uzun süre yerel gazetelerde ve gönülllülük temalı dergilerde köşe yazarlığı yaptım.Yazmak benim için..