07 Eylül '12
- Kategori
- Biyoloji
Anneden çocuğa yemek kültürü kalıtımı

tavşanların annelikleri
Çocukların hayatlarının başında edindikleri beslenme şekli, yedikleri yiyecekler, büyüdüklerinde kazanacakları yemek alışkanlıklarını belirler ve böylece kendilerine ait bir mutfak kültürü oluştururlar.
Bir süre önce yapılan araştırmalarda, hamileliklerinin son 3 ayında çok miktarda havuç suyu tüketmiş annelerin 6 aylık bebekleri, su yerine havuç suyuyla yapılmış bebek mamaları tercih ettikleri anlaşıldı. Aynısı, annelerin emzirme döneminin yalnızca ilk iki ayında havuç suyu içtikleri durumlar için de geçerlidir. Bu da bize, insanlar dahil birçok memelinin daha anne rahmindeyken annenin yedikleriyle bazı kalıtsal bilgileri alıp bu bilgilerle beslenme tercihlerini şekillendirdiklerini gösterir. Emzirme sırasında aktarılan koku ve tat maddeleri de bu tercihi güçlendirir. Amniyotik sıvı, plasenta ve süt; besin maddesi sağlamakla kalmaz, annenin yediği maddelerinin kalıntılarıyla da çocuğa bilgi aktarır.
Bazı yörelerde mutfak kültürü daha acılı ve daha baharatlıdır. Toplumun gelecek nesilleri de daha doğuştan acıya ve baharata eğilimli olarak yemek alışkanlıkları edinirler. Bunun sebebi annelerinden aldıkları bilgidir.
İnsanlarda açıkladığımız tüketilen maddelerin aktarımı aracılığıyla kalıtıma hayvanlardan da örnek verebiliriz. Örneğin, üreme hızlarıyla ünlü tavşanlar… Avrupa adatavşanlarıyla yapılan deneylerde konumuzla ilgili bir sonuca ulaşıldı. Bu tavşanlar yavrularına bağlı anneler değillerdi. Onlar doğum yaptıktan sonra yavrularını üstü kapalı kovuklara terk edip günde bir kere emzirmek için dönerler. Geri kalan zamanda yeniden çiftleşip yeni doğacak yavrular için oyuk açmakla meşgul olurlar. Dört hafta sonra sütten kesilen yavrular anneleri olmadan etrafı tanımak ve kendi kendilerine beslenmek zorundalar. Bu dönemde yaşadıkları yerde birçok türde bitkiler vardır, bazıları zehirli olabilir, yine de yavrular hangilerini yiyeceklerini bilirler. Çünkü anne daha yavrular rahimdeyken faydalı bilgileri aktarmıştır.
Bunu kanıtlamak için, anne tavşan hamileliği süresince ardıç yemişi ile beslenmişti ve doğan yavruları normal yem yerine ardıç yemişini yemeyi tercih etmişti. Bu yavrular hiç ardıç yemişi ile beslenmemiş başka bir annenin sütüyle büyüdüklerinde bile bu tercihleri değişmez. Üstelik sütannenin yavruları ardıç yemişine hiç ilgi göstermez.
Açıktır ki, buna amniyotik sıvı ve plasenta aracılığıyla kimyasal etkenler neden olmuştur. Yavru, ardıç yemişiyle ilgili bilgiyi rahimdeyken edindi.
Yiyecek seçimini etkileyen bilginin çok erken yaşlarda aktarılmasının evrimsel bir mantığı var. Yavru hayvanlar annelerinin yardımı olmadan besinleri kendi kendilerine öğrenecek olsalardı birçok yavru zehirli olanlar yüzünden ölürdü. Ancak hayatlarının erken döneminde, anne sayesinde tercihlerinin şekillenmesi bunu engeller. Annenin sağladığı bilgi büyük olasılıkla besleyici, zehirsiz ve kolay bulunan yiyecekler hakkındadır.
Elbette ki diğer davranışlar gibi yemek tercihleri de hayvan yaşamı sırasında değişebilir. Hayvanların da insanların da davranış repertuarının büyük kısmı yaşadıkları deneyimler doğrultusunda öğrenme süreçleriyle sonradan edinilmiştir.
Kısaca, annelerimiz sadece bize pişirip yedirdikleriyle değil, biz daha fetüsken kendi yedikleriyle yemek kültürümüzü belirler.