- Kategori
- Özel Günler
Annem Hayriyanım'ın Akide Şekerli kabul günleri...

Annem Hayriyanım geçmişe hüzünlü bir yolculuğa çıkmış gibi...Yıl 1979,İzmir
Oğuz TÜMBAŞ
Nereden aklıma geldi akide şekeri? Annemin kabul günlerini neden anımsadım? Hayriyanım’ı özlemiş olmalıyım. 39 yılımın her karesinde yer alan annemi... Hüznü, acıyı, sıkıntıyı, yokluğu yaşamış kadını...
Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde 5 yaşında, İkinci Dünya Savaşı kapımıza dayanıp geri döndüğünde 36 yaşın içinde. Ben 3. ve son çocuk olarak dünyaya merhaba dediğimde, annem Hayriyanım 37’inde.
Onu 3 Ağustos 1985 günü İzmir’de kaybettim! Bugün ondan uzak 23’ncü yılım. Eski fotoğrafları bulup çıkardım, anılar yolculuğuna çıktım.
Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde başlayan çocukluk yıllarımda, orta ve lise öğrenimimde, Ankara’da memuriyet yaşamımda, Diyarbakır’da, İzmir’de birlikte olduk.
Şimdi 62 yaşında onu özlediğimin ayrımına vardım. Ana’ya duyulan sevgi, özlem anlamlı oluyor. Ağlarsa anam ağlar; gerisi yalan ağlar, sözünü her zaman yüreğimde duyumsarım.
Sevgili anacığım, Oğuzeli’nin iyi insanı, hanım kadını Hayriyanım, ışıklar içinde uyu. Gönül ablam, Yaşar ağabeyim ve ben ellerinden öpüyoruz.
Bugün içimden geldi, bir de şiir yazdım senin için. O şiiri de paylaşalım istiyorum.
her anne biraz Hayriyanım’dır
hüznün hazinesini saklar yüzünde
ama her anne
hayriyanım olamaz
çünkü annemdir
özge yerine oturur kalbimin
ağartır çilenin değirmeninde saçlarını
şimdi bir tarih düşüyorum 46 yılına
belki ramazan sıcağına
belki tozuna toprağına kasabanın
radyonun düğmesine basıyor ebem
çığlık çığlığa bir
şarkıya başlıyor ince bebek
yurt çıkmazı sokağında şenlik
babam ut çalıyor
ablam soğuk sular çekiyor kuyudan
abimde çıt yok
kıskançlığı koşturuyor bahçede
her ayın yedisi ve yirmi yedisi
uyakları zengin
belleğime iki sokak numarası gibi yazılmış
havva hanım
kâniye teyze
nigârın annesi refakat
akide şekeri tadıyla öpmüşüm ellerini
annem ki hayriyanımı kasabanın
tek göz odada
tek gözüyle umutlu terzi
gözlüğünde kır çiçekleri
alır aşkını sulardan
gamı salar akan sulara
gönlünü taze tutan polyanna sanki
akça pakça anne olur gönlüme
şimdi kaç yılı eskittim
hangi sular geçti yanı başımdan
kirlendi
rüzgârların hangi kanadına bıraktım
dingin yılları
babam sinir küpüne turşu basmıyor artık
ney’i duvarda bir hüzün soluğu
annem yeni bir şarkıya başlamış
beyaz bulutlarda
hadi bakalım her ayın yedisine çir ser
yirmi yedisine akide şekeri tadı koy
her ayın
hayriyanıma selam söylesin kuşlar
çiçekler açsın ruhunda
aşklı sulardan geçsin umudu
yüreğime yürüsün
OĞUZ TÜMBAŞ
3 Ağustos 2008