- Kategori
- Siyaset
APO'nun temsicilerini yüce divana gönderin

DTP'li ler Kandlide
PKK’nın TBMM!sindeki temsilcilerini Yüce Divana gönderin, adamlar Kandilin emriyle istifa edecektik, APO’nun emri ile de istifadan vazgeçtik diyor. Terör örgütünün adamı olduklarının apaçık itirafıdır. Yüce meclisin mensupları Türk Milletinin temsilcileri iseniz o zaman bir an önce harekete geçin ve bölücü başının vekillerini Yüce Divana göndererek yargılanmalarını sağlayın. Eğer sağlamıyorsanız, sizler bu milleti temsil edemezsiniz. Gidin istifa edin de Türk Milletini temsil edecekler gelsin. Adamlar aylardır Türk Devletinin tüm kurumlarına kafa tutuyor. Yargı kararını tanımayız diyor. Kimsede çıt yok. Anlaşılan üzerinize ölü toprağı serpilmiş. Siz bu vatanı ve vatandaşı koruyamıyorsunuz. PKK’lı teröristler milletin işyerini evini arabasını yakıyor taşlıyor. Vatandaşımızın canına kastediyor. Devlet vatandaşa diyor ki onlar ne yaparsa yapsın ama sen karışma ben bedelinin ödeyeceğim diyor. Neymiş devlet karşılayacakmış, peki insanlarımızın canını nasıl karşılayacak, canın da bedeli var mı? Serap kızımız PKK’lılarca yakıldığı için devlet 19, 550 .00 TL. komik can bedeli ödüyor.
Türkiye‘de şayet hukuk varsa, terör şüphelisi diye neyle suçlandıkları bile aylarca söylenmeyip içeri tıkılan yüzlerce Ergenekon (böyle örgüt olup olmadığı bile kesin değil) sanıklarıyla hapishaneler dolu iken, darbeci diye eski kuvvet komutanları yargılanabilirken, Mecliste PKK’nın temsilcisi olduğunu söyleyen Millet Vekilleri (devlet bir de para ödüyor) ile dağdan inip şehir şehir dolaştırılan PKK’lılar nasıl yargılanamıyor. Hukuk onlar için niçin işletilmiyor? Yoksa onlara dokunmaktan koca Türk Devleti korkuyor mu? Anayasa Mahkemesi yasak savmak için sadece iki DTP’li milletvekili suç işlemişte diğerleri işlememiş gibi, iki sene süren davada Cumhuriyet Başsavcısı ek iddianame dahi hazırlama zahmetinde bulunmadan Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapatma karar veriyor. Meclisin yapacağı şeyleri hukukun üzerine yıkmayın derken, böyle püsürlü işleri benim başıma sarmayın demeye getiriyor. Tamam parti kapatılmasın faydası da yok o zaman başta Millet Vekili dokunulmazlığı olmak üzere, dokunulmazlıkları kaldırın o da yok. Siyasi partiler muhalefetteyken dokunulmazlık kaldırılsın, iktidar olunca bu isteğini hatırlamak bir yana karşı çıkıyor. Bu yüzden TBMM suçlu arındırma yeri haline getiriliyor.
Devletin kurumları arasında çatışmalar ve çekişmeler devlette akıl tutulmasına yol açıyor. Ajanlar ülkede cirit atıyor. İnadına açılım diyen İktidar millete sindire sindire yapmaya çalışırken, İmralı hemen olsun istiyor. Açılımın zamanlamasında anlaşamıyorlar. APO kendi vekilleriyle açılım adı altında devlete dayatmalar yapıyor olması. Kürtler egemenliğe anayasal olarak ortak olsun sonrada egemen olmasını istiyor. Devlet PKK’lı göstericilere güvercin politikası uygularken, açlığa ve yoksuzluğa bayrak açanlara şahin politikası uyguluyor. Millet iş -aş açılımı istiyor. İkdidarın gücü yetmiyor. AKP etnik açılımda ısrar ediyor.
Bir Alman İnternet sitesi Türkiye’deki Kürtlerle ilgili anket yaptırıyor. Yapılan anket sonucunda Kürtlerin % 90 ayrılmayı düşünmedikleri söylüyor. Kuzey Irakta ki Özerk Kürt Devleti Başkanı Barzan’i Beyefendiyi tatmin etmemiş olacak ki, internet üzerinden tekrar oylama yapılmasını nerede Kürt yaşıyorsa Kürtler Türkiye’den ayrılsın diye sanal ayrılma provalarına destek verilmesini istiyor. Apo’nun Milletvekilleri “ayrılmayı bile düşünebiliriz” diyor. Sanki mustakbel başkent gibi AB ve ABD yetkilileri Diyarbakır ‘a ziyaretlerinde özel bir önem veriyorlar. ABD’li ajanlar Doğu ve Güney doğudaki DTP belediye başkanlarını ziyaret ediyor. Amarikan’ın NBC televizyonu Türkiye ‘yi haritada Kürdistan (yanlışlık oldu yalanı) olarak gösteriyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos ABD‘nin CBS televizyonuna Türkler bizi çarmıha germek istiyorlar diyor. Bu kadar olaydan sonra acaba çarmıha gerilmek istenen esasında Türkler oluyor.
Düşmanlar Türklerle ilgili hesabını ertelemiş olsada, bir gün gerçekleştirebilmek için fırsat kolluyor.
Diyorum ki inadına” Ne Mutlu Türküm Diyene “ inadına Türk Vatandaşıyım, inadına “üniter yapıdan yanayım, inadına Devletin Resmi Dili Türkçedir, İnadına TC. nin Türk Bayrağı ay yıldızlı al bayraktır, inadına Sevr hayır, Lozan’a evet diyorum. İnadına diyorum ki Atatürk "Egemenlik hiçbir şekilde paylaşılamaz ve bölünemez.. Egemenlik verimez alınır." diyor.