- Kategori
- Müzik
Aranjuez ve Hüzünlü Tanrı

http://img.conwersekomplex_peri
(Linke, ‘ctrl’ tuşuna basarak tıklarsanız sayfayı kaybetmemiş olursunuz.)
http://www.youtube.com/watch?v=-9J2IADC9Mc
Aranjuez…
O bir yandan çalsın…
Bu tınılar, kendi zamanında tutsak bir Tanrının ayak sesleri ile başlar…
Hüzünlü ve yalnız bir Tanrı’nın, kederli ve içli hikayesidir notalardan yükselen…
İnsansı duygularla ifade edilebilecek kelimeleri yoktur bu kederin. Bir katresi dünyaları yok etmeye yetecek kadar ağırdır. Ve yükün miktarı; “Bunu ancak bir Tanrı kaldırabilir” kadardır.
Sözcüklerini unutmuş bir yazar, renklerini yitirmiş bir ressam, notaları çalınmış bir müzisyen ne ise, onun sonsuz çarpı, bin ışık yılıdır, Hüzünlü Tanrı’nın hissettikleri…
Bir kayıptan söz eder şarkı.
Kayıp, Eş Tanrı… Ağır basan hasretin adresi, kâinat büyüklüğündeki aşkın ismi, yitiktir…
Kaybettiği bir nesneyi ararken, neyi aradığını unutmak gibidir yaşadığı.
Ve bir sanrılar silsilesi başlar, ânın içindeki ânda… Neyi kaybetmiştim ben, diye sorgular önce. Bir ninni mi, yoksa bir masal mı? “Öyleyse kolay” diye geçirir içinden. Yaratmak dediğin nedir?! “OL” deyiverir lütuf nefesinden…
Ve bir masal tasviri başlar, girişinde pınarların şırıldayarak aktığı… Minik tepelerinde rengarenk çiçeklerin açtığı… Vadilerin bir yarısında yağmurlar süzülürken, öteki yarısında gökkuşaklarının çıktığı… Ankaların uçuşup, sülünlerin süzüldüğü masal diyarını yaratmak ne ki..?
Ama kederi dinmez Tanrı’nın… Ne hüzünde bir azalma, ne de acıda bir eksilme vardır… Masal diyarının görüntüsü tamdır da, kokusu yoktur örneğin. Ninninin sözleri vardır da, uykusu yoktur mesela… O’nun gibi, bir eksik, bir eksiktir her nüve…
Neden sonra anımsar gibi olur, kayıp Eş Tanrıyı! Fakat gelmesiyle gitmesi bir olur aklından, çünkü kaybını sindiremez yüreğine… Neyi aradığını unutmak ânıdır yeniden…
Yok’u yok, var’ı eksik bir Tanrı’dır O… Yine de isyan etmez… E, Tanrılar isyan etmez ki zaten!
Öyle bilmiştir, öyle bir ‘biliştir’ bu ezelden… Çünkü yaratımın sahibi kendisidir. İyi de neyi unutmuştur yaratırken… Tam hatırlayacakken…
Ah neydi o?
Neydi?
Sahi neydi yitirilen?
…
Not: Rodrigo'nun Tanrısal bir emekle bestelediğini düşündüğüm, muhteşem tınılarına yazdığım şu kısa yazıyı; okuyan, yazan, üreten, çalışan seven; sevginin ve emeğin karşısında eğilen ama sömürünün ve düşmanlığın karşısında dimdik durabilen tüm emekçilere ithaf ediyorum. 1 MAYIS emeğin günü! Günümüz kutlu olsun...