- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Arap prensi yüzünde meymenet yok ama herifte para gani...
Kara bir surat, görgüsüzlüğün orantısızlığı ile avuçla sürülmüş jöleli arkaya doğru taranmış parlak kömür rengi saçlar. Üzerindeki kıyafeti tanımlamaya kelimeler yetmez. Çok pahalı olduğu kesin ama hangi modaya uyduğunu bir Allah bilir, kendisinin umurunda değildir. Bakışlar donuk ve mat. Ensesine vursan, elindekini alacakmışsın gibi bir görüntü veriyor ama cimrinin en başında gelir. Parmağında ceviz büyüklüğünde zümrüt taşlı yüzük kimbilir hangi ülkede, hangi şehirde, hangi dükkanda büyük övgülerle kendisine sunuldu. Çetin pazarlıklar sonucunda satın alındı ve parmağına takıldı. Kimbilir...
Adam birleşik arap emirliklerinde bilmen ne prensi. Türkiyeye yerleşmiş allahın görgüsüzü. Başkent Ankara'da bir malikane satın aldırmış, güya tek başına yaşıyor. Şoförü ile sabah akşam geziyor tozuyor. Arabistanda evli, Türkiye'de de evlenmek istiyor. Sana kim kız verir be adam! ama kimler vermezki bu adama kızını fakir fukara ülkemizde, hangi kadınlar bu adam keşke beni alsa demez ki zavallı ülkemizde.
Ülkemiz yabancılara, para ve mülk sahibi araplara çok cazip geliyor. Bize neden cazip gelmiyor.