18 Nisan '14
- Kategori
- Ekonomi - Finans
Araştırma – Geliştirme hakkında
Çok kullandığımız bir tabir Araştırma-Geliştirme ya da kısaca Ar-Ge. Yeni ve bilinmeyen bir konu olmayan, hatta artık merak uyandırmaktan da biraz uzak bir faaliyet Ar-Ge. Biz yine de Ar-Ge ne demektir, kabaca bir kez daha gözden geçirelim. Kendi içinde süreçlerin ilerleyiş şekli ve bünyesinde yürütüldüğü şirket yapılarına göre farklılıklar göstermesiyle beraber Ar-Ge, en basit tanımıyla kullanılan ürünlerin ortaya çıkışını sağlayan süreçlerin toplamı olarak özetlenebilir. Ar-Ge pahalı, zahmetli ve uzun bir süreç olabilir fakat Ar-Ge olmadan üretim, üretimin sonucu olan gelişim, ilerleme ve büyüme düşünülemez.
Peki bu kadar önemli bir konu olan Ar-Ge’ye ülkemizdeki yaklaşım nasıldır? Bazı milletlerin aksine, sanayi devriminin getirdiği süreçleri tam olarak yaşayamamış; bu sebeple de yakın geçmişe kadar kaliteli üretim ve markalaşma gibi noktalarda gelişmiş ülkelerin gölgesinde kalınmıştır. Fakat bu durum yavaş yavaş değişmekte. Artık küreselleşmiş dünyada yalnızca bir marka değil; “Dünya Markası” olmak gerektiği gerçeği kavranmış, bunun için şart sayılan kaliteli üretim ve üretimin arkasındaki gizli güç olan Ar-Ge’nin önemi iyice anlaşılmıştır. Bu anlamda ülkemizde kat edilen yol küçümsenmeyecek düzeyde. Şirketler, devlet, hatta sokaktaki insan, kısacası herkes Ar-Ge’nin önemini iyice kavramış durumda.
Türkiye’de Ar-Ge’nin önemi kavranmasına kavranmış da, ülkemizde gerçekten ne durumda Ar-Ge? Ar-Ge çalışmaları yürütmek amacıyla, ilki 1992'de çalışmalara başlayan ODTÜ Teknokent olmak üzere, üniversiteler bünyesinde teknokentler kuruldu. Devletin Ar-Ge projelerine destekleri on milyonlarca liraya ulaştı. Bunlar umut verici gelişmeler. Peki yeterli mi? Hepimizin bildiği gibi konu eğer gelişimse yeterli diye bir nokta hiçbir zaman yoktur.
Saygılarımla