​ Ardışıkelimeler / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '11

 
Kategori
Deneme
 

Ardışıkelimeler

Ardışıkelimeler
 

Konuşan vapurlar.


Dalkavuk bir gecede ölmek herşeyden zordu. Bir çerçeveden ölen annenin fotoğrafını söküp atabilmek gibi, odanın duvarlarını siyaha boyamak gibi, ayak bileklerinin kesilmesi gibi, bir seferde beşiz doğurmak gibi, Yaşlı Kız Kulesinin yirmili yaşlara dönmesi gibi zordu. Uykunun en tatlı yerinde gözlerininin açılması ve tepende bir züraafa ile karşılaşabilme ihtimalin kadar acımazdı. Bir biblo kadar muhteşemdi aynadaki yansıman ve beni en büyüleyen açık mavi saçların oldu. İsmin yalın hali gibiydi, sadeleştirilmiş bir denklem biçimindeydi vücudun. Kasıklarında ki kıla kadar incelemek isterdim seni fakat vakit çoktaaaan dolmuştu.


Seni severken çok defa organ nakli yapıldı bana. Çok kez kalp ameliyatına girdim, çok kez göz nakline girdim, çok kez ellerim yenilendi, çok kere dudaklarım boğuldu ve çok kere öldüm. Tanrının hangi takviminde, hangi gününde, hangi saatinde gelirsin bana diye sabaha kadar düşündüm, düş kurdum, üşüdüm. Bir kaç damla ağladım, bir kaç şişe içtim ve bir kaç gün uyudum. Alt üst edilmiş şehirlerin içinde bir rüya gördüm. Bir vapur vardı, ıslanmış gözleri ve bir mart akşamına içlenmişti. Hararetle uyandım. Sonra unutup şah damarıma bir bıçak darbesi daha vurdum, sonra bir sarhoş gece daha geçirdim, sonra bir darbe daha vurdum, sonra bir sarhoşluk daha, sonra bir ...


Dalkavuk bir gecede ölmek herşeyden zordu. Kaldırımlara çiseleyen kırmızı renkteki yağmuru izledim gün batımına kadar. Evlerin çatılarından üstüme sıçrıyordu sanki su damlacıkları. Karakterlere bürünmüşlerdi mamafih nevrotikti her biri. İntikam peşinde koşturan kırmızı gözlü canavarlarla savaşmaktan yorulup olabilirliğini düşünmeye başladım.


Elimde bir bıçak, göğsüme saplanmaya hazır asker artık. Kan dolsun her yer ve bir kez daha açık arttırmaya girsin memelerim. Rahmime dokunabilenler spermlerini bağışlasınlar bankaya ! Binlerce çocuk doğuştan günahkar olsun. Yada her birinin üstünde sigaralarımızı söndürelim. Spontan gelişen her şey gibi ayrı yazıp not edelim. Yakın bir dostumun uyarısı olmadan farkedilemeyecek kadar küçük ayrıntı olan 'şey'leri dipnot düşelim cinayetlerimizin kıyısına. Kendi canına kıyanlar kaç asır yanabilirmiş onu hesap edelim mesela, yada eceli gelenlere azrail kaç dakikada geliyormuş onu düşünelim şimdi. Kitaplarda yazanların aldatmaca olduğunu tartışalım. Hepimiz eşcinsel olalım yada en azından kuzenimizle falan sevişelim bir defa. Dans eden kokuların etrafında irinlerimize yüzmeyi öğretelim. Ölüp ölüp diriltelim çürümeye bırakılmış histerilerimizi.


Dalkavuk bir gecede ölmek herşeyden zordu. Yatağım soğuk, sancağa çekilen isyan bayrağım gibi gece ıslak ve aciz, korku ve hüzün kapı komşum, rüzgar keskin bir parfüm, böcekler fırtına öncesi sessizliğimin simgesi, ağaçlar seri katil gibi ilerlemekte koynuma. Kan kusturan nemli gözler başucumda müzik dinlerken saatim durmuş. Karşılıklı küfür ediyorlar kulaktan kulağa. Tuttukları nefeslerini aynı anda bırakıveriyolar yüzüme yüzüme.


Madem ki ölemiyoruz bu gerilim hattında, gel öyleyse damarlarımızı birbirine bağlayıp dolaşımı hızlandıralım. Mesela son perdesi olsun filmin, son şehirde ki son gecem olsun adın, son gülüşle ve son öpüşle uğurlayalım. Kalkan son vapur olsun, son saatte sonsuzlukla yakalayalım.
 

 
Toplam blog
: 21
: 433
Kayıt tarihi
: 28.12.09
 
 

Bursa'nın Mudanya ilçesinde ikamet ediyorum. 3 yıl önce yerel gazetemizde reklam bölümünde çalışm..