​ Artık bir hayvan severim... / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Artık bir hayvan severim...

Hayvan sever misiniz diyenlere 5 ay öncesine kadar vereceğim cevap; kedi ve köpekten fobi boyutuna ulaşan bir korkuydu benimkisi. Çocukken annem oynatmazdı pis diye daha sonra da onların savunma amaçlı sergiledikleri hareketler beni korkuttu. İlkokuldayken İzmir’ deki çöp bidonlarının içinden sabah okul yolunda, kedilerin bidondan çıkarken sanki bana saldırıyormuş gibi üzerime gelmeleri, lisedeyken röportaj için gittiğimiz un fabrikasının bahçesindeki köpeğin saldırısı korkumu artıran unutamadığım olaylardır.

Çocukların yalvarmalarına dayanamayıp 4-5 yıl öncesinde eve süs köpeğini kabul ettim. Ama uykusuz geçen birkaç geceden sonra köpeğimiz bir başka akrabaya oradan sokağa döndü. Araba kazasında öldüğünü duyunca içim sızladı ama korkumu yenemediğim için yapacak bir şey yoktu, ayrıca biz gündüz evde olmadığımız için o da yalnız ve bağlı kalıyordu; gibi tesellilerle vicdanımı rahatlatıyordum. Aslında atları ve balıkları çok severim. Su yılanının sokmayacağını bildiğim için korkmam elime alıp oynarım...

Neyse, 5-6 ay önce bahçeli bir eve taşınınca oğullarım tekrar köpek alma konusunda ısrara başladılar, artık gerekçemde kalmamıştı kabul ettim. Bahçe olunca ben de zorlanmıyordum. Henüz 10 günlüktü pastörize yağsız süt ve biberonla çocuklar sabahleyin erkence kalkıp bir bebek gibi besliyorlardı. Görenler yaşamaz ölür dedikçe çocukların ilgisi ve özen artıyordu, bir hafta isim aradık, cinsi dalmaçyalı. Yaz bitti, oğullarım okullarına gidince (tabii annem annem gönderme diyerek, çünkü kışın siz yokken gidecek şartıyla kabul etmiştim)dalmaçyalıyla baş başa kaldık. Ona bahçede küçük bir yer yaptık. Oğullarımın hatırına (onlar için her şeyi yaparım) ilk başta yemeklerini vermekle başlayan ilişkimiz arttı. Her gelene koşarak giden, onlarla oynamak için sarılan köpeğin beni görünce tel örgünün arkasında bile yere uzanarak beklemeye başladığını farkettim. Belli ki sevilmek oynanmak istiyordu çocukların yaptığı gibi. Önceleri ürkek ürkek ama sonrasında severek okşamaya oynamaya başladım, hala tel örgünün arkasında ama inanın benim için anlatılmaz bir başarı yakın çevremdekiler çok iyi anlıyor bunu, köpeğimizin davranışları da gösteriyor zaten. Dışardayken hala korkuyorum, ama sabahları özellikle onun için erken kalkıyor işe gelmeden yemeğini veriyor onunla oynuyorum, akşamları onunla dertleşiyor konuşuyor sanki boşlukları dolduruyorum en sırdaş yoldaşım oldu, birkaç gün uzaklaştığımda ise özlediğimi hissediyorum. Artık dışarda gördüğüm hayvanlara korkuyla değil sevgiyle bakıyorum ne kadar sevimli olduklarını farketmeye başladım. Geçen hafta çıktığım gezide bir zamanlar korkarak bakmadığım hayvanları eşime baksana şuna ne kadar sevimli dediğime ben bile inanamıyorum.

Hayatımın gençlik yıllarında asla sözcüğünü çok kullanırdım ve inatla yapmazdım; sonraları asla dediklerimi yapmaya, üzülsem de uygulamaya başladım; sonrasında keşke yapmasaydım dediğim çok olmuştur .Ama hayvan sevgisinde keşke yapmasaydım veya niye yaptım ki sözcükleri yerini; iyi ki yada keşke daha önce sevseydim sözcüklerine bıraktı.

Artık bir hayvan severim ...

 
Toplam blog
: 18
: 864
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

İç Anadolu doğumlu olup bütün okulları İzmir fakat lisenin 2 yılını asker olan babamın yüzünden Eski..