- Kategori
- İlişkiler
Aşk masalı...

En masum aşk hikayesi;
Bundan yıllar yıllar önce bir genç kız ve genç erkek karşılaşmışlar. Çocuk yürekleri henüz bilmezken daha hayatı ve sevdalanmayı... Öyle çocukmuş ki yürekleri, öyle el değmemiş gonca kızın yüreği, öyle akan dere delikanlının yüreği...
Bir köy varmış. Kil topraktan yokuş yolları. Yeşil çimenden tarlası, bahçesi... Bir yaz günü, öğle vakti. Bir yaz günü, güneş en tepede...
Görmüş iki genç birbirini. Görüp bakışmışlar sadece. İkisi de çocuk yürekli. Dedim ya aşktan bir haber. Salkım söğüt kız, yeni çiçeğe sürmüş gül dalı... Yağız bir delikanlı, içinde fırtınalar, çağlayanlar gibi çoşkun yürekli...
Adı konmadan bitmiş bir yaz. Adı bilinmeden düşmüş ikisinin yüreğine kor ateş... Bitmiş yaz. Bitmiş bir rüya...
Bir yaz daha düşlemiş kız, bir yaz daha dilemiş delikanlı...
Dönmüşler şehre. Kaderdir belki, belki karşılaşırlar. Kader bu ya, karşılaşmışlar bir okul çıkışı. Gülümsemiş okullu kız, gülümsemiş okullu oğlan...
Günler geçmiş, sesizce yürümüşler yanyana. Bilmeden içlerine düşen nedir, nedir sebepsiz gülümseten. Nedir alıp onları uzaklara götüren...
Bir aşk masalı başlar böylece, sonu bitimsiz, onlar hiç birşeyden habersiz....
Bir okul çıkışı oğlan kıza bir mektup uzatır, çekinir, korkar, utanır. Ama yüreği taşıyamaz yalnızca sevmeyi. Adını koyduğu sevdasını bilsin ister sevdiği...
Mektubu alan elleri alev alevdir kızın. Gözleri düşer, yanağına vurur yüreğinde yanan ateşi... Ezberler mektubu, göğsünde, kalbinin tam üstünde taşır...
Seszi bir sevdadır onlarınki, mektuplar konuşur onlardan çok. Bakışlar konuşur, eller konuşur... Sokaklar bilir en çok sevdalarını, en çok yağmurlar bilir...
İkisi de ölümüne sever, ilk aşktır, bitmez sanır ikisi de...
Gelmez mi göze böyle bir sevda? Gelmiş göze, ayrılık nedir bilmeden ayrılığı tadar küçük yürekleri dev sevdaları...
kim bilir ne acı çeker de söylemez ikisi de...
Çok ağlamış kız bir zaman, öyle çok ağlamış ki... Kahrolmuş delikanlı atmış içine, sığamamış koca şehre...
Koruyamamışlar sevdalarını... Ayırıp yollarını unuturuz sanmışlar... Unutamamışlar...
Delikanlı uzak, yabancı bir diyarda yuva kurmuş. İçimde ilk aşkının özlemi. Küllensin diye beklemiş yanan ateşi...
Genç kız beklemiş döner mi diye. Söyleyememiş kimseye. Tanıyandan, görenden haber sormuş. Duymuş ki unutulmuş, taş basıp yüreğine bir sayfa açmış hayatına.
Bir aşk ki biri yeni yuva kurarken, diğeri paramparça...
Unutamamış, unutturamamış sevda ikisine de, ikisini de...
Ve yıllar yıllar sonra, kader bu ya... Taşıyamayıp içinde yalnız sevdasını kadın, bulmuş sevdiği adamı. Bulmuş ki o hap aynı, hep aynı sevdiği, hep aynı sevildiği... Adam taşıyamamış yalnız sevdasını, bulmuş sevdiği kadını. Bulmuş ki o hep aynı, aynı sevdiği, hep aynı sevildiği....
Bilmek yeter mi? Sevda yaşamak ister, bakamaz uzaktan... Kim bilir yine bir yaz köyde buluşur elleri... Cırcırböceklerini dinlerler uzanıp toprağa, yıldızları seyrederler.Yağmurlarda yürürler el ele. Acemi öpüşler kondururlar. Kim bilir yine bir yaz, başladığı yerde aşk uykuya dalar...