- Kategori
- Deneme
Aşk olsun.
Yürüyorum, ölüm gibi bir şey oluyor. Yüreğim bedenimden ırak, bedenim uzak…
İçimdeki tüm korkuları perili hayaller bulvarının köşesine öylece bırakıyorum. Artık inançlar sarsılmış, aşk yok olmuş… Yazılması en zor olan kelimeye karşı bağlılığımı gün geçtikçe arttırıyorum. Gitmek.
Yazarken bile yüreğimin derinlerinden gelen o minicik küçük noktadan yahut minik bir dehlizden dışarıya sızan aşk avuçlarımın içinde öylece kalakalıyorum. Yüzümde takındığım ve her nedense kendime yakıştıramadığım o sertliğin sebebini düşünüyorum…
Hep mi eksik kalmıştı sol göğsümün altındaki o büyük evren? Hiç mi okşanmamıştı ruhum kadar yüreğim?
Elleri mi kirliydi yüreğime dokunanın, bedeni mi cenabetliğe açıktı karar veremiyorum.
Kafamdaki soru işaretlerini yanıtlayamıyor olmak, bir çözüm yolu arayamayacak kadar yorgun ve tükenmiş olmak, ama buna rağmen yepyeni bir hayatın eteklerinde yaşıyor olmak.
Avcumun içine aldığım umutlarımı herkesten saklamak için kendimi hiç kimsenin bilmediği bir diyara gizlemek.
Vazgeçilmezler diyarı !
Orada öylece savrulup gitmek…
Ah sevgilim, bilsen ne de zor geliyor her şey.
Ayakta durabilecek gücü bile bulamıyorum yorgun dizlerimde.
Tek çözüm çarpanlarına ayırmak mı aramızdaki aşkın problemini? Korkarım çarpılmaktan sevgilim içimden sen çıkar !
Can çıkar !
Aşk çıkar !
Günah çıkar !
Gitmeden kulağıma fısılda son kez şarkımızı…
Adı aşk olsun.
Bu hale getirdiğimiz günlerimize aşk olsun !
Sevemeyişimize aşk olsun !
Tüm gelişlere, tüm gidişlere aşk olsun !
Aşk olsun sana koca adam…
Koskoca bir aşk olsun…