​ Aşk tek kişiliktir II / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Aşk tek kişiliktir II

Aşk tek kişiliktir II
 

Delikanlı bu söz üzerine bir hışımla evden ayrılmış. Kendi kendine "ya sabır, ya sabır" diyerek hızlıca evin yolunu tutmuş, kimse ile görüşmek istemiyormuş. Ne işim vardı da bu adamın evine gittim diyerek de kendine hayıflanıyormuş;

—Adam yaşlı, gençlerin halinden ne anlar ki; hele ki aşktan diye söylenip durmasına rağmen yaşlı adamın o gülümseyen yüzü; sürekli hafızasında canlanıyor, ona karşı içten içte sevgi beslemeye başlıyormuş.

Aradan iki ay geçmesine rağmen, delikanlının aşk acısı daha da derinleşmiş. Bu dertsiz dermana zaman da çare olmuyormuş. Delikanlı böyle aşk acısı ile kıvranırken, bu iki ay boyunca yüzünde tebessüm belirdiği tek anın, yaşlı adamanın o gülen yüzünü hatırladığı an olduğunu fark etmiş.

—Bir kez daha şansımı deneyeyim belki bu sefer konuşur, en kötü ihtimalle bile o güzel gülen yüzünü görürüm demiş ve yola koyulmuş.

Yaşlı adamı yine aynı odada, aynı minderin üzerinde otururken görünce;

—Bu adam da hiç yerinden kalkmaz mı? diye geçirmiş içinden.

Odaya girer girmez ise yaşlı adam yer göstermeden hemen karşısındaki mindere oturmuş.

Yaşlı adam gelen misafirine bakmış, içten bir tebessümle başını öne sallayarak hoş geldin mesajını verdikten sonra yine başını eğerek, sessizliğe bürünmüş.

Delikanlı önceki gelişindeki tecrübe ile biraz sabredeyim de bekleyeyim nasıl olsa konuşur diye beklemeye başlamış. Aradan bir saat geçtikten sonra öksürerek varlığını hatırlatmaya çalışsa da, yaşlı adamın ilgilenmemesi üzerine yine sinirlenmeye başlamış. Ya sabır diyerek yine beklemeye devam etmiş ancak bir saat daha sabredebilmiş. Adam yerine konmadığı düşüncesi ile siniri daha da artan delikanlı;

—Sen ne biçim adamsın. İki saattir burada oturuyorum tek kelime etmiyorsun. İnsan misafirine böyle mi davranır. Bir de bilgeyim diye geçiniyorsun. Seni adam yerine koyup, buraya tekrar gelende kabahat. Sen yaşlı, bunak bir adamsın; gençlerin halinden, duygularından ne anlarsın ki.

Bilge delikanlının tüm sözlerini bitirmesini bekledikten sonra yine gülümseyen bir ifade ile delikanlıya doğru yüzünü dönerken, bilgenin gülen yüzünü gören delikanlı bu sefer kendisi ile dalga geçildiğini düşündüğünden iyice hiddetlenmiş.

Bilge;

—Evlat sen, sen âşık değilsin. Aşkı hep şiddet sanırsın. Şiddet nefreti besler, aşkı değil. Aşkı besleyen sevgidir, gerçek sevgi.

Önce sevmeyi öğren sonra aşkı konuşuruz.

 
Toplam blog
: 27
: 2130
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

1979 Sakarya doğumluyum, 1,5 yıl Milli Eğitim' de öğretmenlik yaptıktan sonra,11 yıldır da üniver..