Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
197
 

Aşk uyanmasın

Aşk uyanmasın
 

Akşamın alacası düştü ilkbahar akşamlarında, Hülya sokağına.


Şimdi, hani ben seni seviyorum ya, gözünde pul kadar değerim yok, biliyorum. Sevilmeyenin sevgisini anlayabilecek bir yürek henüz yaratılmadı. O yüzden seni anlıyorum. Üzülme! Yolun açık olsun bensizliğe.

Farkındayım; ben sözlere pek değer vermem, benim içim asıl önemli olan davranışlardır. Eğer sözlerin ve davranışların birbirini tamamlamıyorsa, sana güvenemeyeceğimin farkında olduğumu bil. Şimdi sen inceden inceye, kırılıyorsun, küsüyorsun ya kendince "seni anlıyorum" dememi bekleme benden, çünkü anlamıyorum.

Sebepsiz küser mi bulutlar gökyüzüne?

Ay'a yıldızlara kırılır mı hiç gece?

Ayrılmak ister mi Toprak sudan?

Yaratılmadı mı Hz. Adem, çamurdan?

İnsanım; kusurluyum, günah da benim için, sevap da..

Ben seni kusurlarınla, günahlarınla, sevaplarınla seviyorum. arada bir çamur yapabilirim bağışla

Ben giderim bu sevdadan, sen kal!

Sen hiç bensiz kalmadın, bensizliğin tadına var.

Ben seni sensiz de severim, sensiz de yaşarım gülüm.

Sen kal, ben giderim, merak etme ağlamam.

Sevdanın son durağı, bana müsaade, burada inmeliyim.

Sana, mutluluklar dilerim.

Artık gitmeliyim.

Hiç bir şey düşünemeyecek kadar yorgun ruhum, seni taşıyamamaktan.

Az uzanmak istiyorum 'o' hayalin kollarında.

Kim bilir belki bir şefkat eli dokunur hülyalarıma.

Perdeler çekik, kapılar kapalı olsa da, yürümek güzel ümit denilen yolda

Var git yoluna çocuk

Önüme engeller koyup durma..

Daha doğarken kesilmiş bu aşkın göbek bağı.

Hiç bir yol bizi vuslata götürmez iken

Gözlerin gözlerime haram

Ellerin ellerime haram..

Kocaman ve cesur yüreğim acıdan kıvranırken

Bil ki, sana helal bu sevdam.

Ne yokum ne de varım, bir kayıp diyarım, o gözlerinde; Aranmayan, sorulmayan, gidilmeyen, sevilmeyen, özlenmeyen, beklenmeyen

Uzun zaman oldu cemreler düşeli.

Nisan yağmurları da getirmedi seni.

Ey sevgili!

Ömrüm; vuslatın şerbetini içmeye yeter mi sanıyorsun?

Yüreğim asırlardır,  sen, sen diye çarpmaktan yorgun.

Üşümüş hep ellerim, bitap düşmüş gönlüm.

Bu bin yaşında ki gözlerim...

Daha ne kadar yollarını gözler sanıyorsun?

Bu gece, şöyle ağzım, dolu dolu,  sevgi sözcükleri ile mutlulukla veda edemiyorum sana. Öyle gücendim, öyle kırıldım ki, içimin kırıklarını görsen yaptığından utanırdın. Aynı anda dört mevsimi nasıl yaşatıyorsun hayret ediyorum. Bilerek mi yapıyorsun bilmiyorum ama en hassas yerimden kırdın beni.

Ağlatmanın yeri miydi?

Sadece gözlerine bakmak bile beni uçurmaya yetmişken..

Söyle canısı, yerle bir etmeye değer miydi?

Sana söz veriyorum;

Bundan böyle sadece yalnızlığıma sarılacağım.

Üşüsem de ellerini tutmayacağım.

Korksam da gölgeni aramayacağım.

Hele o yaşlı gözlerine, öyle uzun uzun, asla bakmayacağım.

Sana "söz"

Sağım, solum, önüm, arkam, altım, üstüm, yirmi dört saat, üç yüz altmış beş günüm, gecem ve dahi gündüzüm hep senle doluyken, benden kaçabileceğini düşünmen hayatının hatası olur gülüm.

Hayatı karşına alıp, adına sevgi dedikleri her şeye muhalif olmanı anlarım, ama..

Her kesin senin gibi hayata bakmasını ve görmesini beklemeni anlayamam. Sevgi anlayışın farklı olabilir, saygı duyarım. Fakat karşılığında da saygı beklerim. Çünkü benim sevgi anlayışım farklı.

Bazen insan kendini hiç bir yere ait hissetmez, emanet gibi durur bulunduğu yerde. Hep bir şeylerin eksikliğini hisseder içinde. İşte o zaman tebdil-i mekan da fayda vardır. Ya ortamı değiştirmeli ya da ortamda olanları.

Akşamın alacası düştü ilkbahar akşamlarında, Hülya sokağına.

Adıma yakışır bir yalnızlıktı bu.

Sevdim gölgelerin sessizlik oyununu.

Sağım solum, önüm arkam sobe

Hoşça kal gece.

Hayallerimi, umutlarımı

Yarınlarımı sana rehin bırakıyorum.

Yıldızlarıma, ayıma iyi bak.

Mehtaba söyle fazla ıraklaşmasın.

En güzel giysisini giydir rüyalarıma.

Çünkü orada (düşlerimde) sevdiğim uyuyor.

Sessizlik,  lütfen AŞK uyanmasın.

Dilruba Emine Genç 28 Nisan 2013 / 16:15

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emine Hanım çok anlamlı bir açıklama başkaldırısı bu. Anlayana aşk olsun. Anlamayan da yıkılsın gitsin bence! Girişte yazmış olduğunuz gibi, 'Sevilmeyenin sevgisini anlayabilecek bir yürek henüz yaratılmadı' ki...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 30.04.2013 12:04
Cevap :
Kesinlikle, sevmeyene bir insanın sevenin duygularını anlamasını imkan dahilinde görmüyorum. Güzel bir gün diliyorum Ömer Faruk bey.  30.04.2013 15:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 11.01.13
 
 

İlkokul mezunuyum. Müzikle ve şiirle ilgileniyorum, yazmayı seviyorum.. İki edebıyat sitesinde (a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster