​ Aşk ve mektup / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

abuzer ramazan KARALAR

http://blog.milliyet.com.tr/abuzerce

29 Ağustos '13

 
Kategori
Anılar
 

Aşk ve mektup

“Mektup, başka bir yerde bulunan bir kişiye, bir topluluğa ya da bir kuruma, bir maksadı bildirmek için yazılan yazıdır.” Mektupları 5 sınıfa koyarız ki bunlarda, Özel mektuplar, İş mektupları, Resmi mektuplar, Edebi ve Felsefi mektuplar ve Açık mektuplardır.
Biz bu yazımızda, daha çok kişisel (özel)mektuplar üzerinde duracağız.

İnsanların ailelerine yazdıkları duygularını anılarını başlarından geçen olayları anlatan yazılardır mektuplar. Bazen bir Asker yazar anasına- babasına ya da yavuklusuna, bazen bir sevgili yazar sevdiğine duygu ve düşüncelerini. Mektuplardaki içtenlikler, sıcaklıklar ve samimiyet okuyanı her daim mutlu eder, rahatlatırdı. Mektuplarda iyi haberler olduğu gibi, kötü haberlerde gelirdi. Her ne olursa olsun, mektuplar yazanlarca titizlikle yazılır, postaya verilir, alıcısına da en kısa ne zaman,  ne şekilde gideceği merakla beklenirdi. Mektubu bekleyen ise, hasret, özlem ve sabırsızlıkla beklerdi. Belki mektuptan bir resim çıkacak, belki de sevdiğinin kendisine duyduğu hasret olacaktır satırlarda...

İşte, böyle anlamlıydı, böyle hasret kokar, böyle özlem giderirdi mektuplar. O zamanlar, aşklar da saftı, temizdi. Kişi, çoğunlukla sevdiğini söyleyemezdi yüz yüze, bunun yerine mektupta belirtirdi duygularını. Mektup, bazen aşkın ta kendisiydi. Mektup, uzaktaki sevgilinin kokusunu getirirdi okuyanına.

Hayatımızda bu denli önemli bir yeri vardı mektubun, ancak günümüzde mektupların yerini cep telefonları ve sosyal paylaşım siteleri aldı. Hal böyle olunca da ne seven kaldı, ne sevilen, ne de eski saf, temiz o aşklar. Günümüz de insanların genci-yaşlısı giriyor, sosyal paylaşım sitelerine… Bu siteleri yararlı kullandığımız gibi, zararlı yönleri de var. Kendimizi kaptırıyoruz ne yazık ki…

Hatta biraz daha ileri gidip, artık bu sitelerin birçoğunun aşk siteleri haline geldiğinden bahsedebiliriz. Aşk sitesi diyorum,  çünkü internette ister oyun sitelerine girin, ister sosyal paylaşım sitelerine oyun salonlarında oyun oynamanın yanı sıra, muhakkak suretle özel sohbet odaları var. Bu odalarda, internet üzerinden sanal aşklar yaşanıyor, yaşanmaya başlıyor.

İnsanoğlu günümüzde bilgisayar sayesinde, aşkın da sunisini bulmuş oldu. Böylece, günlük iş stresinden kurtulmak için, evde ki eşinin dilinden kurtulmak için, ya da günlük gerçek hayatta yapamadıklarını internette yapmak için,  atarlar kendilerini bilgisayarın başına. Bilinçaltındaki gizli, saklı kalmış yanlarını yansıtarak,  internette başka kimliğe bürünürler. İnternetin her salonunda, ayrı ayrı sevgililerle, aşk-ı meşk eder ve yaşarlar.

İşte, günümüz insanoğlunun aşk anlayışı, ne yazık ki artık bu yöndedir. Ne eski mektuplar da yaşanan eski aşklar kaldı,  ne de o duyguları yüreğinde taşıyan insanlar kaldı.

Bilindik bir türkü vardır ya!

Rahmetli Seyfettin Sucu’ya ait olan bu dörtlüğü hemen hemen herkes bilir.

“Mektup yazdım karadan

Dağlar çıksın Aradan

Yusuf Züleyha gibi

Kavuştursun Yaradan”

Görünen o dur ki mektuplar şarkılarda türkülerde kaldı. sonbaharın geldiği şu günlerde, herkesin yüreğindeki saf sevginin ve aşkın yeniden uyanması dileğiyle, sevgi yüreğinizden eksik olmasın.

 

 

 
Toplam blog
: 12
: 335
Kayıt tarihi
: 08.04.13
 
 

1966 yılında Adıyamanda doğdum, yaklaşık olarak 20 yıldır tiyatro ile amatörce uğraşmaktayım.. 2 ..