- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aşk
Kendine bir dur diyebilmek mümkün mü acaba? Aşka dur diyebilmek; ben aşık olamam diyebilmek... Hayır, hayır, zannetmiyorum. Ne kadar kalplerimiz parçalanmış bir şekile bürünmüş olsa da; bu son; evet, evet bir daha aşık olmayacağım, aşk artık benim için bitti, zaten ben oldum olası aşka inanmamıştım desek de; aşka aslında yeni bir tohum ekeriz. Yeni bir filiz yeşerir kalbimizde, hemde eskisinden daha canlı daha faal bir şekilde. Her ne kadar ilk aşk kadar olmasa da; her seferinde heyecan yüklüdür ve + yönlüdür aşk.
Aşkı biz hep acı çekmek, ulaşamamak, ayrılıklar vs gibi olgularla yaşatırız genellikle veya değerini bilemediğimiz kişinin ancak o zaman farkına varırız.
Neden hep ıstıraplı olunca hatırlarız ki biz aşkı?
Yanı başımızda duran aşklarımıza neden sahip çıkmayız? Gitmesine izin veririz. DUR! diyebilmek neden zor gelir bizlere.
Kanadı kırık bir kuşu doğaya salmak nasılsa işte DUR! GİTME! dememek de aynı anlama gelmez mi?
Ki sadece bir kuşun kanadı kırık değildir; her ikisinin de kanadı kırıktır.
Sabırsız davranıyoruz. Çok sabırsızız. Anlayamıyoruz galiba; anlatamıyoruz veya yeterince iyi dinlemiyoruz.
Bülbülün Gül'e aşık olduğu hikayeyi birçoğumuz biliriz. Ve bülbülün en güzel şarkılarını aşık olduğu Gül'e ömür boyu söylediğini de...
Aşk
Beklemektir;
Kabullenmektir;
Sadakattır; sabretmektir;
Dik durmaktır;
Bağlanmaktır; bedenen ve benliğince
Güvenmektir; daha doğrusu...
...
Ama ne yazık ki artık tozlu raflarda yaşıyor; gerçek aşk hikayeleri...
Sahte aşklar sarmış etrafımızı
Kalpte olan aşk; belden aşağı olmuş.
Yabancılaşmış; bize uzak olmuş;
Terk edip
Gitmiş,
Dönüp arkasına bakmadan,
Ebediyyen...
[Aşkta cinsellik olmamalı demiyorum. Olmalı ama; sadece belden aşağı olan kısa ilişkilere aşk denilmesi, aşk denen olgunun ne kadar küçük düşürücü bir duruma sokulduğunun ibaresi değil mi???]
Aşkı biz hep acı çekmek, ulaşamamak, ayrılıklar vs gibi olgularla yaşatırız genellikle veya değerini bilemediğimiz kişinin ancak o zaman farkına varırız.
Neden hep ıstıraplı olunca hatırlarız ki biz aşkı?
Yanı başımızda duran aşklarımıza neden sahip çıkmayız? Gitmesine izin veririz. DUR! diyebilmek neden zor gelir bizlere.
Kanadı kırık bir kuşu doğaya salmak nasılsa işte DUR! GİTME! dememek de aynı anlama gelmez mi?
Ki sadece bir kuşun kanadı kırık değildir; her ikisinin de kanadı kırıktır.
Sabırsız davranıyoruz. Çok sabırsızız. Anlayamıyoruz galiba; anlatamıyoruz veya yeterince iyi dinlemiyoruz.
Bülbülün Gül'e aşık olduğu hikayeyi birçoğumuz biliriz. Ve bülbülün en güzel şarkılarını aşık olduğu Gül'e ömür boyu söylediğini de...
Aşk
Beklemektir;
Kabullenmektir;
Sadakattır; sabretmektir;
Dik durmaktır;
Bağlanmaktır; bedenen ve benliğince
Güvenmektir; daha doğrusu...
...
Ama ne yazık ki artık tozlu raflarda yaşıyor; gerçek aşk hikayeleri...
Sahte aşklar sarmış etrafımızı
Kalpte olan aşk; belden aşağı olmuş.
Yabancılaşmış; bize uzak olmuş;
Terk edip
Gitmiş,
Dönüp arkasına bakmadan,
Ebediyyen...
[Aşkta cinsellik olmamalı demiyorum. Olmalı ama; sadece belden aşağı olan kısa ilişkilere aşk denilmesi, aşk denen olgunun ne kadar küçük düşürücü bir duruma sokulduğunun ibaresi değil mi???]