​ Askerim (1) / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '07

 
Kategori
Anılar
 

Askerim (1)

Askerim (1)
 

Askerim... Maraş’ taki ilk haftam alışmaya çalışmakla geçti. 70 kişilik koğuşta, ayak ve ter kokusu, horlamalara rağmen uyumak zorunda olmak, demir bardaklarda şaplı çay içmek, iki üç saatte bir içtimaya çıkmak, sayılmak, her durumda ‘Emret komutanım! ’ demek zorunda olmak, tekmil vermek, marş söylemek, rap rap yürümek, her gece bot boyamak, her sabah traş olmak... Sıkıştırılmışlık hissi... Kuyruğuna basılmış olmanın verdiği bunaltı...

İlk iki günüm insanlarla tanışmakla geçti. Şöyle bir etrafa baktığımda, psikolojimin birçok kişiden daha iyi olduğunu fark ettim. İlk günün akşamı, yeşilleri üstümüze giydikten birkaç saat sonra sigarayı yıpratırcasına içine çeken, gözü dalan birçok tertip vardı. Haftasonunu ferah geçirmenin iyimserliği üzerimizdeyken, üsteğmenin gelişiyle tam bir şok yaşadık: ‘ Bu yatakların hali ne? Dolaplar rezalet, 5 dakika içinde düzeltip içtima alanına gelmeyen benimle biraz vakit geçirir, benimle vakit geçirmek demek fiziksel acı demektir! ’ Herkes telaşla söylenenleri yerine getirdi elbette. Korkudan tir tir titreyen kahraman askerler emre itaati becermişti. Teğmenin havalı ve üstten bakan tavırları da bizi geriyordu. Ama şükür ki, bizimle sohbet etmeye başladılar. Özgür olmasına izin verilmeyen kafaların gelişmesinin nasıl imkansız olduğunu bir kez daha gördüm.

Acemilik dolayısıyla içeri tıkıldığımız birinci ayın sonlarına doğru, tugayın içindeki çöpleri toplamaya gelen belediyenin çöpçüsüne safça sorduğum soru adamı çok güldürdü ve şaşırttı: ‘ Abi, dışarda hayat nasıl? ’ Şöyle cevap verdi: ‘ Sana, dışardaki herşey çok güzel geliyor, değil mi? Ama öyle değil maalesef... ’

Burada insan kaynakları o kadar hor kullanılıyor ki, anlatamam. Koğuşa gelip İngilizce, Fransızca ve Almanca bilenleri Karargah’ a çağırdılar. Bize kıymet verecekleri beklentisiyle ve hevesle gittik. Meğerse iş, yeni alınan pasta cilanın üzerindeki 3 farklı dilde yazılan ama tabi ki aynı anlama gelen kullanım klavuzunun çevrilmesiymiş. Tek bir kişiyi çağırmayı akıl edemediniz mi? dedim içimden. Ama komutansanız eğer bu tip şeyleri akıl etmenize gerek yok. Gel dediğiniz zaman asker zaten geliyor. Burada akıl etmek, en doğru kelime değil... Yine de çok şükür ki, çok büyük dertlerle karşılaşmadım şu bir ay içerisinde.

Mehmetçik Dersanesinde matematik öğretmenliği yapma ihtimali var, bakalımi umarım olur. İnsan, dışardayken umursamadığı herşeyin kıymetini askerdeyken anlıyor.

Alışmak garip bir kelime, insan alışıyor. Hayatta kalmanın sırrı alışmak... Direnmemek lazım...

12.09.2005

 
Toplam blog
: 37
: 1055
Kayıt tarihi
: 25.12.06
 
 

Bosphorus Investments, Atiye Residence, Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP),  ODTÜ Şehir P..