- Kategori
- Siyaset
Askerim sen üzülme!
Askeri birliklerimiz, o kahraman evlatlarımız, komandolarımız, zırhlı birliklerimiz dün geceden beri verilen emirle geri çekiliyor. Ordu geri geliyor.
Düne kadar yiğitliklerini televizyonlarda seyrettiğimiz, o göz altına siyah çekilmiş, beyaz kar elbiseli, dimdik, elinde silahıyla bize gurur veren komandolar düşman karşısından değil, verilen siyasi emirle geri çekiliyor.
Biliyorum içlerinde buna isyan eden, bunu içlerine sindiremeyen, gururları kırılan erler, astsubaylar, subaylar çoğunluktadır.
Onlar istemeyerek geri dönüyorlar, belki de içleri hınç dolu, hayata küserek birliklerine dönecekler.
Ben de eski askerim , hem de o bölgede üç yılım geçti.
Yazı da, kışı da geçirdim, arazide de kaldım, dağda da yattım. Onun için bunları yazıyorum.
Acı çok acı. İşte durum bu benim halkım.
Amerika gir derse giriyorsun, çık derse alelacele toplanıp, yapacaklarını yarım bırakıp çıkıyorsun.
Televizyonlarda, partinin grup salonlarında efelenerek, naralar atarak, caka yapmak kolay. Hadi badem bıyıklılar, eğer yiğitsen Amerikalıya hayır de. Ben güvenliğimi sağladıktan sonra çıkarım, ona da ben karar veririm de. O kahraman orduyu bu acı duruma sokma.
Hani Amerika’ya verilen gizli söz yoktu, hani hiç kimse böyle bir şey yapmaya cesaret edemezdi, hani kararları biz veriyorduk. Bunlar bir hikaye.
Balon patladı, gizli verilen sözler gereği geri çekiliyoruz.
Zaten dünya basınındaki dedikodu, seçim yaklaşıyor, Türkiye içindeki gerginliği hafifletmek için bize birkaç gün giriş izni verin, halka karşı sınır ötesi hareket için hükümet izin veremiyor sözlerine karşı bir gösteri yapalım denmiş diyorlar.
Benim kahraman ordum, bir defa daha yalnız kaldın, seni siyaset zor duruma soktu.
Üzülme… Bütün millet seninle.
Masa başlarında ne numaralar dönüyor, gizli sözler veriliyor şehit kanları pahasına, sen uyutuluyorsun.
Seni de harcıyorlar.
Biz kendi isteğimizle döndük diyecekler, sana hikayeler anlatacaklar, ama bunlara kimse inanmayacak.
Bir ordunun başkomutanı cephede savaş bütün hızı ile devam ederken, türban denen bez parçası ile uğraşıyorsa, sonuçta bu olur.
Ordum, yiğit komandom sen üzülme, senin değerini biliyoruz.
Sen değerinden bir şey kaybetmedin, kaybedenler düşünsün.