- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aşkın da acılısını severiz
Aşkın da acılısını seven bir toplumuz. Sevdiğimizle güzel güzel anlaşıp giderken mutlaka bir sorun üretip, ayrılık rüzgarlarını kaşırız. Biraz da gücümüz yetmez aşkı sürdürmeye. Bir atımlık barutlarımız kısa sürede tükeniverir. Uzun süreli aşklar, uzun soluklu insanlarla yaşanır. Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz, ilgi ve meraklarımız 7- 8 sobette tükenince ne yapacağımızı şaşırırız. Karşı cins her an kendini yenileyen; her gün yeni bir rüzgara atlayıp, yeni bir ufka yönelen insanları çekici bulur. Bayatlığı, yavanlığı sevmez aşk.
Bir insanı değil de aşık olma olgusunu sever bazılarımız da. Çevresinde birbirlerine ''aşkım!'' diye seslenen insanları duydukça içleri giden, bu yüzden de ruh yakınlığı bulamadığı insanlarla birlikte olan çok sayıda insan tanıdım. Aradıklarını bir türlü bulamayan bu aşk tutkunları bir ilişkiden çıkıp, başka bir ilişkiye düşerler. Sürekli kırık ve muzdariptirler. Başarısızlıklarının suçunu da aşka yüklerler. Aşk beyaz yeleli bir at gibidir; sahibine göre kişner.
Bazılarımız da aşık oldugumuz insanı abartıp yüceltiriz. Sevgililerini anıtlaştıran bu kişiler bir insanın sıcacık varlığndan çok tapınacakları bir mabet peşindedirler. Zamanla ilahlaştırıp, tapındıkları insan parçalanıp, yere düşer. Korkunç bir düş kırıklığıyla başka bir mabet arar böyleleri de.
Etiyle, kanıyla bir insandır sevdiğimiz. Sevip, bağlandıkça onu çok değerli bulup, diğer insanlardan ayrı bir yere koyarız. Aşkın özelliği ve güzelliği de buradadır. Sevdiğimizin her gün yeni bir güzelliğini keşfederiz. Sesi içimize işler; bakışları yüreğimizi deşer. Yürüyüşüne, kokusuna, gülüşüne kapılırız. Bir sevgili peşinde rüzgarlara kapılıp giderken her şey bize anlamlı ve güzel görünür.
Çağımızda en fazla 2 yıllık ömür biçiliyor en büyük aşklara. Sonunda koskoca dağlarımız küçücük bir tavşan doğurur.Kendimiz de şaşıp kalırız destansı sevdalarımızın sıradanlaşıp, yittiğine. Yeni bir aşkla avunmak için yeniden yollara düşeriz. Tövbe edenlerimiz, bir kenara çekilenlerimiz de çıkar aramızdan.
Aşkta mı bir sorun var, biz mi bu işi beceremiyoruz. Bence sorun yine özerk bireyler olarak varlık sorunumumuzu çözememekte yatıyor. Aşk kendini her an yenileyen, karşılaştığı sorunların üstesinden gelebilen, dik başlı cesur insanları sever. Ancak bu tür insanlar bir aşkı omuzlayıp, yalçın kayalıklardan aşırabilir. Çünkü aşk çağımızda geçmişte olduğundan daha fazla aşk tüketen sorunlarla kuşatılmıştır. Aşıkların işi de Karacaoğlandan, Elif'ten daha zordur. Sevgililer günü bile başına örülmüş bir sorunudur aşkın bence. Aşkolsun bu koşullarda aşklarını sürdürebilenlere.