Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
78
 

Aşkın gölgesinde yaşamak

Aşkın gölgesinde yaşamak
 

Aşk, yaşanırsa kitap olur


“Lavanta kokulu yatağıma uzandığımda film şeridi gibi geçti hayatım gözlerimin önünden. Can’ı çok sevdiğimi, sevmeden evlendiğim Ömür’ü ve son aşkım Apti’min nasıl ellerimi hoyratça bıraktıklarını ve nasıl yıllarca fedakarlıkla gerek severek gerekse sevmeden katlanışlarımı düşündüm. Bu nasıl bir sabırdı ki yıllarca çekebilmiştim. Taş olsa çatlardı.

 

Bir tutam sevgi içindi tüm çabalarım. Ben kucak dolusu, hesapsızca harcarken sevgimi, yüreğimin ne kadar boş olduğunu şimdi anlayabilmiştim.”

 

AŞKIN GÖLGESİNDE YAŞAMAK

 

... Farklılığınızın nelere bedel olabileceğini, ne kadar üzülebileceğinizi... Herkesin aynı olduğu, aynı düşündüğü, aynı yaşadığı, aynı giyindiği dünyalardan kaçmanın o dayanılmaz mutluluğu ve onun sana yükleyeceği yalnızlıkları bilir misiniz? Dost olur musunuz yalnızlıklarla ve kimi zaman neden tekdüzeliğin bu kadar rağbet gördüğünü düşünür müsünüz kendi kendinize... Düşünmenize yardımcı olacak gerçek yaşam öyküsü....

Henüz çalışma hayatına yeni atılmış bir genç kızın,telefonla gelen beklenmedik evlenme teklifinin ardında yaşanan kavgalar…Aradan 3 yıl geçtikten sonra tanışmaları ,karşısına evlenmiş ve çocuklu olarak çıkması,pişmanlıklar,imkansızlık içinde red edilişler ve dayanılmaz tutkulu bir aşk…Yuvanın yıkılma eşine geldiği anda genç kızın büyük bir fedakarlık yaparak sevmediği bir adamla evlenişi,hayatı boyunca sevdiği adam olan Can’ı büyük bir sadakat ve özlem içinde yaşatması ve sevmesi..Bitmeyen, metrelerce uzunluğunda yazılmış buram buram aşk kokan mektuplar…Kucak dolusu güller…

Sadece yüreğinde yaşattığı kocaman sevgiyle,mutsuz geçen evliliğini sürdüren genç bir kadın ve bir yılbaşı gecesi karısına bakan Can’ın bakışlarından hala bitmemiş bir sevgiyi yakalayıp evini terkeden Ömür…

Ömür’ün evi terk edip başka bir kasabaya yerleşmesinin ardından otuzaltı yıl peşinde koşmuş olan Can’ın da çok kıymetli mektuplarını gözyaşları içinde yakması onu terketmiş olması…

Ya da o, aşkın gölgesinde yaşamıştı bunca yıl…

 

Can da ,Apti de eşleriyle birlikte gerçek bir aşkı yaşarken o onların gölgesinde olmayan bir aşkı hayal ederek yaşadı.

İkinci bir darbe yaşatan ,yüreğini kanatan bu aşk hikayesini noktalayan hüzünlü bir kadın.

Bir fuarda tanıştığı,kendinden küçük ve yine evli ve çocuklu birine direnmesine rağmen aşık olması…

Ve bu kez fedakarlık yapmayıp hayatın onu sürükleyeceği yere,yurtdışına habersiz kaçacak kadar koşulsuz sevmesi ve hayatı ertelemeyeceğine dair yemin edip,yepyeni bir yaşantıyla aşk yaşamasıdır hikaye…. 

Aşkı sorunsuz bir sevgi biliyordu.Ama olmadı,sorunların içinde sevgiyi buldu.O sorunlar için sevgi yeterli değildi.

Farklı olmaktı onunki başkalarından,başkalarının sevgisinden.

Farklı olmanın acı çektirdiğini bile bile farklı olmayı seçmişti.

Ve bu farklılıktaki mutluluğu hiçbirşeye değişmezdi…

..İşte böyledir farklı olmak sorular içinde, sorular sorarsın hiç usanmadan kendine... Bir dostum, en ağır bedel farklı olmaktır ama tadını dünyada hiçbir şeye değişemeyeceğini asla aklından çıkartma demişti...

 

 

GÜLÇİN TÜZEL DOKUR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 200
Kayıt tarihi
: 07.04.08
 
 

İzmit, 1955 doğumluyum. Emekli satış müdürüyüm. Lise yıllarından beri şiir, hikaye, güfte denemel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster