​ Aşkta da huzur yok / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Aşkta da huzur yok

Aşkta da huzur yok
 

Kişisel gelişim sitelerinden birinde, “sevgiliyle konuşma sanatı” başlıklı bir gazete yazısı yayınlandı. Yok artık!!! Konuşurken de kasıp bir şeyleri kırk kere düşüneceksek kalsın hiç konuşmayalım. Sürekli yanlış anlaşılma korkusuyla sms lerde bile yazıp yazıp yollamadan siliyorsanız, ya da üzerinde türlü türlü değişiklik yapma ihtiyacı duyuyorsanız (sırf yanlış anlaşılmamak adına) baya bir sabırlısınız demek. 

 

Sizi anlamayan biri ile beraberken sağlıklı bir gelecek düşünemezsiniz. Ya siz bir süre sonra paranoya derecesine gelirsiniz ya da ne kadar dikkat ederseniz edin bir gün karşınızdakini en dikkatli kurduğunuzu sandığınız cümle yüzünden kaybedersiniz. Bunu bir sanat akımı haline getirmeye ne gerek var anlamış değilim. “Kızmadım sadece kırıldım, beni anladığını sanıyordum” gibi cümleler yerine “açık ve net ifade ediyorum neden anlamak istediğin yerden çekip alıyosun?” şeklinde yaklaşmak bu sanata aykırı. Yani yeteri kadar stresli, gerilimli bir hayatımız yokmuş gibi birde özelimizde gerilmenin mantığı ne? İnsan sevdiğinin yanında da rahat olamayacaksa huzuru nerde bulur sahiden? 

 

Bir kere karşınızdakine ne kadar değer verirseniz verin “ben merkezli” ise hep yetersiz kaldığınızı hissettirecektir. Buluşalım dediğinde planlarınızı iki dakikada değiştirip on dakikada yanında oluyorsanız madalya takmaz sadece onun gözünde olmayan değerinizi biraz daha kaybedersiniz. “Ben merkezliler” yapılanlar karşısında sürekli memnuniyetsizdir. Bunu üzerimize alıp şimdi birde sevgiliyle konuşma sanatı mı geliştireceğiz? 

 

Aşk bu kadar geren bir duyguysa yaşamamak daha tercih edilesi görünüyor. Analiz etmek gerçekten çok önemli. Karşınızdakini birden alıp en tepeye çıkardığınızda ne olduğuna şaşırıp ona yüklediğiniz anlamları sahiden kendisiymiş gibi algılar. Sadece sizin gözünüzde böyle olduğunu anlaması için çıktığı yerden indirmeniz ve yeni yüzler tanıyıp bu çelişkiyi fark etmesini beklemek gerekir. Ki; kimsenin hayatı birilerini beklemekle geçecek kadar ucuz değildir. Garantisi yok yarına uyanabileceğimizin. Öyle böyle derken “aşk” anlamını yitirdi bile. Her şey belli bir kalıba göre yaşanıyor. Ve öylesine koşullu ki… 

 

Sorgusuz, koşulsuz bu duyguyu yaşayan çok az insan var. Tabii ki en çok sevdiğimizden kırılırız. O önemlidir, o incitebilir. Ama her lafın altında kırk tilki gezermiş gibi sürekli olumsuzu yakalama peşindeysek zaten baştan kaybettik. Karşınızdakine değer vererek, saygı duyarak kurduğunuz bir ilişki zaten kolay kolay çatırdamaz. Ancak taraflardan biri bu iyi niyeti, değeri su istimal ederse o noktada kesmesini bilmek gerekli. Hayat, lanetlenesi bir teröristin acımasızca pimini çektiği bir bomba kadar anlık ne yazık ki. Sabah evden çıkarken saniye sonra başımıza gelmeyen kalmayabilir. Bu nedenle yok konuşma sanatı, yok beni anladın ama yanlış anladın, çözemiyosun gibi sorunlu ilişkilere strateji geliştirmeye değmez. Ya gerçekten o emeğe layık olduğuna emin olun, ya da bırakın bu bulmacayı önce kendi çözsün. Vakit boşa harcanmayacak kadar değerli… 

 
Toplam blog
: 670
: 1923
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..