- Kategori
- Dünya
Atatürk’ ün izinde demokrasiyi sindirebilmek…

Şu çalkalanan Arap dünyasına ve halklarına yaşattıkları dramlara bakıyorum da, binlerce kez şükrediyorum Atatürküme ve devrimlerine… İstese tek adam iktidarıyla o Kurtuluş Savaşımızdan sonra onlarca sene başımızda kalabilir ve hiç kimse sesini çıkartamazdı…
Ama ülkesine, halkına aşık bir lider olarak bize demokrasi gibi, tüm ulusu kuşatan ve getirdiği özgürlükleriyle ruhlarımızı, serin bir meltem tadında saran bir yönetim biçimi armağan etti… Ki o dönemlerde dünya, çalkantıların tam olarak durulmadığı bir atmosfer içinde bulunuyor ve bazı yerlerde göz gözü görmüyordu…
Tanrım, bu ne vizyon sahibi ve geleceği onlarca yıl önceden tahmin etmeyi sağlayan nasıl modern bir bakıştır öyle… Yüz bin kere hatta milyon kere teşekkürler sana Atatürküm… Şimdi, nerden çıktı yerli yersiz yaptığın bu tonla Atatürk övgüsü diyeceksiniz… Hiç de yersiz değil efendim…
Lütfen Libya’ dan, Mısır’ dan ve Suriye’ den gelen haberlere ve canını kurtarmak için kaçan binlerce mülteciye bakın, sonra da kalkıp bana hak vermeyin… Ortadoğu hakkında anlatılanlar ve üstüne izlediklerim, yatıp kalkıp halime şükretmem için yetip de artıyor bile…
Artık iç savaş tanımlamasını rahatlıkla yapabileceğim Libya’ daki o kaos ortamında, binlerce çocuğun ve gencin akılı sağlığını yitirdiğini ve yüzlerce kız çocuğun ya da kadının tecavüze uğradığını öğreniyorum… Bu tüyler ürperten olaylar yüzünden bir çok kadının halüsinasyon gördüğü ve çoğunun psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğu söyleniyor…
Resimden biraz geriye çekilip baktığınızda, gördüklerimiz tam anlamıyla toplumsal bir yıkıma karşılık gelebilir ancak… İçler acısı , yürek parçalayıcı bir manzara… Savaşın maddi kayıplarını geçtim, açılan manevi yaraları onarmak en az birkaç nesil alacak gibi…
Son Söz: Bir kere daha teşekkürler Atam… Devrimlerin ve hayallerin için, insan sevgin ve sonsuz hoşgörün için, yüzlerce ve binlerce kez teşekkürler… Sevgi ve Saygılarımla… Fırat ÖÇAL…
http://www.hayatveinsan.com/?p=9324
http://www.hayatveinsan.com