- Kategori
- Siyaset
Atatürk'e sansür

Adı Özkan Üzüm. Yüzüne bakınca hem yüreğinin hem de düşüncelerinin aydınlığını görebiliyorsunuz. Pırıl pırıl bir cumhuriyet evladı. Ülkesine aşık bir genç adam. Özkan Almanya’da doğmuş. Söke lisesinden mezun olduktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine girmek istemiş, ama ne yazık ki pek çok yetenekli gencin başına gelen onun da başına gelmiş. Elinden bir tutan olmayınca istediği okula girememiş. Selçuk Üniversitesi Almanca öğretmenliği bölümünden mezun olmuş.
Özkan Üzüm on yıl turizm işinde çalıştıktan sonra bilişim sektörüne geçmiş. Burada da insanların (kendisi de dahil olmak üzere) hergün “facebook farmville”de saatlerce zaman harcamasına sinirlenerek zamanı en verimli kullandığını düşündüren olağanüstü bir çalışma gerçekleştirmiş. Tam 8436 adet saman balyası kullanarak Atatürk’ün bu muhteşem resmini ortaya çıkarmış.
***
Sevgili okuyucu buraya kadar anlattıklarım bir Türk insanının Atatürk sevgisini bir şekilde ifade etme biçimiydi. Ama bundan sonrası…
Bundan sonra bu çalışmanın yer aldığı Özkan’a ait ve de arkadaşlarına ait farmville siteleri açılmaz olmuş. Her türlü yazışmaya, itiraza ve çok kararlı bir mücadeleye rağmen bu iğrenç sansür tam üç ay sürmüş.
***
Biliyorsunuz, bu internet denen iletişim mucizesi icat edildikten sonra bir sürü arama motorları ve paylaşım siteleri aracılığıyla türlü çeşit iğrençlikler genç yaşlı, çocuk yetişkin denmeden servis edildi. Bunun yanında Türkiye düşmanları hem devletimizin hem de milletimizin en kutsal değerlerine bu siteler marifetiyle küfürler yağdırdılar. Gün oldu, dinimize sövdüler, gün oldu on binlerce insanımızı kahpece öldüren terör örgütünün propagandasını yaptılar.
Her isyan edişimizde karşımıza geçip arsız arsız sırıttılar ve “demokrasi” dediler. “Düşüncenin özgürce ifadesi” dediler. Üstüne üstlük demokrat olmadığımız için adeta bizi aşağılamaya bile kalktılar. Onların içimizdeki şakşakçıları da onlardan daha baskın ifadelerle özgürlük naraları attılar.
***
Sevgili okuyucu, biz zaten biliyor ve söylüyorduk; bunlar kendilerine demokrat. Hiç demokrasiye, hukuka ve insan haklarına saygılı bir anlayış sömürge ülkeleri elde etmek, başkalarına ait olan zenginlikleri gasp etmek için iki tane dünya savaşı çıkarır mı? Hiç aydınlık beyinlerin ve aydınlık yüreklerin yaşadığı ülkeler rengi siyah diye başka insanları kendilerine köle yapıp da hayvan gibi alır satar mı?
İki laflarının biri “batının değerleri” olan bizim sözde aydınlarımız bu en basit gerçekleri bile göremiyorlarsa ya gözlerine perde inmiştir, ya da başka hesapların insanı olmuşlardır.
***
Son söz; dünyanın, özellikle de kendilerine uygar diyen dünyanın insan hakları, paylaşım, demokrasi, hoşgörü, şefkat ve uzlaşı gibi değerleri kendilerinin öğrenmeleri gerekir. Gelsinler, Anadolu’nun her köyünde, her mezrasında bunların yaşandığını göreceklerdir.