Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Tarih
 

Atatürk'ün özlemi

ATATÜRK'ÜN ÜLKE SINIRLARI KONUSUNDAKİ ÖZLEMİ NEYDİ?


Mondros Mütarekesi'nden günümüze uzanan tarihi çizgide, Cumhuriyet Tarihi'mizin önemli dönüm noktalarından bir olarak görülen "Musul Sorunu", Kuzey Irak'ta Türkiye'yi tedirgin eden gelişmeleri ile Türkiye'nin hala ilgisini kesemediği ve yakın gelecekte de kesemeyeceği bölgesel sorunlardan bir olma özelliğini sürdürecek gibi görünmektedir.

Bunun başlıca nedeni de, Lozan Konferansı ve sonrasındaki Musul'la ilgili yapılan antlaşmalarda ortaya konan çözümün adil olmamasıdır.

Bu adaletsiz çözümün ilk adımı, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden hemen üç gün sonra(3 Kasım)İngilizler'in, yangından mal kaçırırcasına ve Mütareke'nin koşullarına aykırı olarak Musu'u işgal etmeleri ve 8 Kasım'da da kente İngiliz bayrağını asmaları ile atılmıştır. Oysaki, Mütareke'nin imza edildiği tarih ve saatte, Musul ve çevresi Türk askerlerinin işgali altında bulunuyordu.

İngilizler'in bu aceleciliğinin nedeni, Hindistan yolunu açık tutmak ve Musul-Kerkük bölgesindeki zengin sayılabilecek petrol yataklarına sahip olmak için bölgede İngiltere'ye bağlı yönetimler kurmaktı.(Şimdi, İngiltere devreden çıkmış, yerini Amerika almıştır)

O zamanki, İngiliz dış politika yapımcılarına bakılırsa, Musul Vilayeti bölgesi "Güney Kürdistan'ın bir parçasıydı. Londra'nın düşünce çizgisine göre ise, "Büyük Kürdistan" Anadolu topraklarına kadar sarkıyordu.

Lozan Konferansı ve sonraki dönemlerde, Ankara Hükümeti'nin Musul konusundaki girişimleri zaman zaman tartışılmıştır. Ancak, Mustafa Kemal'in Lozan Konferansı'nda ki önceliklerin sırayla "1.Ermeni Yurdu 2. Kapütülasyonlar ve 3. Musul" olduğu bilinmektedir. Bu bakımdan,

* Musul'un Misak-ı Milli hudutları içine alınması için gereken yapılmamıştır,

* Musul bilerek kaybedilmiştir,

* Türkiye'nin içinde bulunduğu durum, Musul üzerinde fazla ısrarlı olunmamasını gerektiriyordu,

gibi tartışmalar çokça yapılmış ve hala da yapılmaktadır. Bu konuda bir kitap yazmış ve bu kitabı yazarken, resmi nitelikli yayınlar, kitaplar, makaleler, dizi yazılar, yabancı kaynaklar ve İngiliz arşivlerinden elde edilen ikincil kaynakları incelemiş bir kişi olarak kanaatım, üçüncüsüdür; yani, "Türkiye'nin içinde bulunduğu durum dolayısıyla Musul konusunda fazla ısrarlı olmadığı" doğrultusundadır.

Ulusal Kurtuluş Savaşı bittikten sonra Türkiye, siyasi, sosyal, hukuksal ve ekonomik alanlarda büyük değişim ve gelişim atılımı içine girmişti. Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyetin ilanı, çağdaş devlet ilke ve değerlerinin Türk devlet ve toplum düzenine aktarılması, bu alanda atılmış önemli adımlardı. M.Kemal ve Cumhuriyetin diğer yöneticilerinin genel amacı ya da hedefi, uluslararası siyasal ve hukuksal alanda yer almak ve çağdaş ülkeler ailesine katılmaktı.

Türkiye, bütün askeri ve siyasi mücadelesini bu genel amaç doğrultusunda toplamış ve bu amaca yönlendirmişti. Lozan Antlaşması ile bu amaca ya da hedefe ulaşılmıştı. Öncelikli olan, "Ermeni Yurdu" ve "kapitülasyonlar" konuları lehimize sonuçlanmıştı.

Genel amacın ya da hedefin dışında kalan "Batı Trakya, Adalar, Boğazların tam egemenliği, Hatay ve Musul" genel hedefin elde edilmesinden sonra ele geçirilecek ara hedeflerdi.

M.Kemal, bu ara hedeflerin peşini bırakmamıştır. Bunları kesin çözüm olarak kabul etmemiş; "zamanı gelince halledilir" diyerek kesin çözümü, zaman ve zemine bırakmıştır. Nitekim, bilindiği gibi, bu ara hedeflerden ikisi; "Hatay ve Boğazların tam egemenliği" elde edilmiştir.

Bakın Atatürk, geriye kalanlalar için ne diyor?

"Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım"(1)

Türkiye, 1926 yılında Musul'u bırakmak(ya da elde edilmesini ertelemek) zorunda kalmıştır ama; Atatürkün yukarıda sözü, Türkiye'nin Musul'la(günümüzde Kuzey Irak'la) ilgisinin devam ettirilmesini gerektirmektedir.



cdenizkent


__________________ :

Atatürk bu sözleri, 1933(bazı kaynaklara göre 1932) yılında, Ankara'da görüştüğü Amerikalı General Mc. Arthur'a söylemişti. Mc. Arthur'un yazdığı "Anılarım" adlı anı kitabında da bu sözler yer almıştır.
 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..