​ Atatürk yaşasaydı yargılanır mıydı? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '11

 
Kategori
Güncel
 

Atatürk yaşasaydı yargılanır mıydı?

Atatürk yaşasaydı yargılanır mıydı?
 

http://biriz.de/ata/22ata.jpg


Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy, Kafes vs. davalar gündemimizde sürekli yer bulmakta ve gazetelerin haberlerine göre Genelkurmay Karargâhında 28 General/Amiral görev yapmakta, 30 General/Amiral ise Hasdal’da mecburi ikamete tabi durumda. Şimdi sizlere şu soruyu sormak istiyorum: 2003 yılından itibaren darbe düşüncesi içinde olan 30 General/Amiral darbe yapmak isteselerdi bunlara kim engel olabilirdi? Tabii ki hiç kimse. Peki amaç nedir?

Son olarak Balanlı Paşa’nın hapse atılmasıyla yapılan sivil darbe ve ABD merkezli operasyonun sonlarına gelindi. Bilgin Paşa gibi askerler, Diyarbakır’da görev yaparken İncirlik Üssünde konuşlu Çekiç Güç Karargâhı en zor günlerini yaşamıştır. Çünkü Kuzey Irak’a giden ABD, Fransız ve İngiliz Uçakları kendilerine ayrılan ‘gate’lerin her dışına çıkışlarında karşılarında Türk savaş uçaklarını bulmuşlardı. Çetin Paşa gibi askerler ABD’nin attığı her adımı izler ve Türkiye menfaatlerine karşı yaptıkları her girişimde karşılarında o ve onun gibi askerleri bulurlardı. Şimdi hapiste olanlara şöyle bir baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti’nin başta ABD olmak üzere, hiçbir ülkenin güdümüne girmesine müsaade etmeyen, siyasilerin tüm uğraşlarına rağmen bu ülkenin geleceğini tehlikeye atmayan ve atılmasına izin vermemeye çalışan bu askerlere vatan haini muamelesi yapılıyor, özgürlükleri ellerinden alınıyor. Bedenen mahkûm ettiğiniz bu insanların vicdanlarını ve kahraman ruhlarını, Türk benliklerini hapse soktuğunu düşünen varsa inanın çok yanılıyor; bunu ileride daha iyi göreceğiz.

Benim asıl aklıma takılan ise eğer Atatürk yaşasaydı onu da hapse atar mıydı bu zihniyet? Çünkü Onun yaptığı devrimleri şöyle bir incelediğimizde, şu an karşı çıktığımız ve olmaması için uğraş verdiğimiz (artık maalesef belli bir azınlık) bir çok şey yeniden gündemde. Örneğin Balanlı Paşa hakkındaki iddiaların başında bir tarikat çiftliğini gözlediği ve önlemler almaya çalıştığı yönde ki yandaş basın çok öncesinden bu konuda taraflı yayınlara başlamış ve onu hedef göstermeye başlamıştı bile. Peki, yurdunu, vatanını ve milletini seven bir asker olarak kanunen yasak olan bir oluşuma müsaade mi etmeliydi? Kaldı ki Emniyet güçlerine irtica konusunda herhangi bir faaliyette bulunmama yolunda genelge gönderildiği şu günlerde ülkemiz üzerinde oynanan din oyunlarına kim engel olacak, ya da hep beraber demokrasi var diye laik sistemin bizlere verdiği özgürlüklerden vazgeçecek miyiz? Laikliği, ulusallığı savunmak statükoculuk olarak adlandırıldığı bu dönemde ülkemizi bekleyen karanlık bir gelecekten kurtarmak için ne yapmak gerekiyor?

Biraz evvel yukarıda Atatürk yaşasaydı hapse atılır mıydı diye sormuştum. Yaptığı ya da yapılmasına önayak olduğu devrimlere şöyle bir göz attığımızda yanıt aslında çok da karışık değil. Evet, muhtemelen şu an o da Silivri hapishanesinde ikamet ediyor olurdu. Yanılıyor muyum yoksa? Bir soru daha var aklıma takılan: Atatürk Hopa’da RTE’nin karşılaştığı bir durumda acaba seçim otobüsünden inip “Sevgili vatandaşlarım sizleri bu kadar kızdıran şey nedir? Buyurun konuşalım” mı derdi, yoksa otobüse atlayıp polislerin açtığı taeş altında arkasına bile bakmadan uzaklaşır mıydı? Sonra da birisi ölmüş sanırım, çok da önemli değil miydi derdi?

Kaynakça: http://www.kigi.gov.tr/Atat%C3%BCrk%27%C3%BCn%20%C4%B0nk%C4%B1laplar%C4%B1.htm

I-Siyasi alanda yapılan inkılaplar:
1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)

2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)

3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi:

1- Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)

2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım

Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925)

3- Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925).

4- Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931).

5- Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)

6- Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine

mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.

7- Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934)

8- Kemal Öz Adlı Cumhurreisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934)

9- Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması:

a- Medeni Kanun’la sağlanan haklar

b- Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930)

c- Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması

(5 Aralık 1934)

III- Hukuk alanında yapılan inkilaplar:

1- Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934)

2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)

Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik çağdaş hukuk sisteminin uygulanmasına başlanmıştır.

IV-Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkilaplar:

1- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öğretim

kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.

2- Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928)

3- Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu

adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür alanında yeni bir tarih görüşnü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir.

4- Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu

adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı, Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.

5- İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır.

 
Toplam blog
: 116
: 1883
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..