- Kategori
- Güncel
Avrupa Birliğine Girmek mi?

*Birbirine tamamen zıt bir ton A maddesi ile bir gram B maddesi karışsa ne olur?
*Yüz milyarı olan birsiyle bir milyarı olan birisi ortak olursa ne olur?
*Öz kardeş ne zamana kadar bedeni sağlam kardeşi çalışmıyorken onun cebine harçlık koyar, çalışmadan bakar?
*Öz kardeşiniz olmayan birisine aranızda eski düşmanlıklar da varsa ona yardım eli uzatır mısınız?
Bu sorulara cevaplar genellikle olumsuzdur. Cevapların da olumsuz olmasından doğal bir şey yoktur. Öyleyse, biz gerçekten saf mıyız ki? Avrupa Birliği’nin bizi ortak olarak alacağı, zengin olacağımız, Avrupa’yı gezince görünce daha fazla özgürleşeceğiz yalanlarına yıllardır inanıp duruyoruz.
Avrupa bence bizi yıllardır kapıda bekletmekle bize iyilik yapıyor. Bizim onların arasına katılmakla kazanacağımız pek bir şey yok. Zaten teknik olarak, mantık olarak da tamamen imkânsız. Siz hiç büyük sermaye sahibi ile küçük sermaye sahibinin sağlıklı bir ortaklık kurabildiğini gördünüz mü? Bir usta tariflerini en yakın arkadaşından dahi gizlerken, Avrupa’dan, Amerika’dan gerçek teknoloji öğrenileceğine inanıyor musunuz? Bence bu ataların nasihatlerine, atasözlerine, İslam’ın emirlerine tamamen zıt ve imkânsız. Hayal.
Tıpkı Avrupa Birliği üyeliği ve kendi öz kimliğimizi koruyacağımıza olan inancımızı o birlik içinde koruyacağımız gibi. Şaka mı bu insanlar. Gerçekten kim bilgisini, ekmeğini, emeğini sizinle “buyur” diye ikram eder. Buna inanan insanların çoğunun küçük menfaatler için bir akrabasıyla mutlaka gönül kırgınlığı olmasın. Sen ufak çıkarların için kardeşine, komşuna, bakkala, manava, bahçede sınır komşuna kız, onlarla anlaşma ama sana tüm dünya kucak açmış yardım edecek, ilerleyeceğim diye düşün dur. Bu mümkün mü? Ne mantıksız bir şey…