​ Aydın'da işimiz develere ve boğalara kaldı... / Kent Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '15

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Aydın'da işimiz develere ve boğalara kaldı...

Aydın'da işimiz develere ve boğalara kaldı...
 

Bu sene, deve yazısı yazmak istemiyordum…

Geçen yıl, umarım bu son deve yazım olur demiştim…

Deveden sonra, ortaya boğa güreşi de çıkınca, sıra horoza ve köpeğe mi geliyor endişesi ile bu yazıyı yazmaya kendimi mecbur hissettim…

Tüm dünyada hayvan güreş ve dövüşlerine karşı bir tavır alınmışken, biz bu tür güreş ve dövüşleri geliştirici bir çalışmanın içine giriyoruz…Herkes gidiyor Mersin’e biz gidiyoruz tersine…

Hayvanlara yönelik güreşlerin, dövüşlerin kültürümüzden ayıklanması gerekiyor…

Çağa uymayan, işkence, eziyet, zulüm, kin, öfke barındıran Kültürel yapılar geleceğe bir miras olarak taşınamaz… Kan davası, başlık parası gibi kültürlerimizi nasıl yok etmeye çalışıyorsak, hayvanlara eziyet veren kültürümüzü de yok etmeliyiz…

17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere’de köpek dövüşleri çok meşhurdu… Aynı şekilde Amerika’da horoz dövüşleri üzerine büyük bahisler düzenleniyordu… Bu ülkeler süreç içinde kültürlerinden bunları ayıkladılar… Boğa Güreşleri de; İspanya Katalonya örneğinde olduğu gibi yasaklanmıştır… Meksika gibi diğer ülkeler de bu yönde kararlar alıyorlar…

Ben yazılarımda özellikle Didim ilçemizde taşıma develerle (nasıl, ne şekilde taşınıyorlarsa, kimler finanse ediyorsa bu ayrı bir konu) son dört yıldır yapılmaya çalışılan ve anlaşılan o ki bu sene beşincisi de yapılarak gelenekselleştirilmek istenen deve güreşlerinin, Didim’e hiçbir katkısının olmayacağını ve Didim’in imajını da bozacağını düşünüyorum…

Aydın ilimizde deve güreşlerinin çok yaygın bir şekilde yapılması bu da yetmiyormuş gibi Efeler Belediyesi örneğinde olduğu gibi boğa güreşleri de düzenlenmesi ister istemez insanın aklına horoz dövüşleri, köpek dövüşleri ne zaman başlayacak sorusunu getiriyor...

Deve güreşlerini düzenleyenler, develerin doğası gereği güreşmeleri gerektiğini, Deve güreşleri olmazsa develerin neslinin tükeneceğini belirtiyorlar... Tüm bunların bilimsel bir yönü yok… Develerin doğasını hangi verilere göre açıklıyorlar… O zaman halk arasında çok söylenen, dilimizde de yerini bulan “deve kini” ile bu güreşler örtüşüyor mu? Devenin kendisine eziyet veren üzen davranışı unutmadığı anlamında kullanılan bu deyimden de anlaşılacağı gibi deve güreşlerinden de hoşlanmayacağı gerçeği ortaya çıkmaz mı? Kaldı ki güreşi kaybeden develer nihayetinde sucuk olmuyorlar mı?

Aydın ilimizde deve güreşlerine CHP’li belediyelerin destek vermesi bana bir çelişki gibi geliyor… CHP’nin kültürümüzden işkence, eziyet, kin, düşmanlık, hayvanlara eziyet gibi unsurların ayıklanması yönünde çalışması gerekirken, deve güreşlerinden sonra, boğa güreşleri de yaptırması bizleri şaşırtıyor...

Ne diyelim herkes gidiyor Mersine biz de gidiyoruz tersine…

Devecileri sevindireceğiz ve kazandıracağız diye, Didim’in hayvan sevgisi imacına zarar veriyoruz… Bu da bize turizm imajımızın katma değer kaybı olarak bize geri döner… 

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..