Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '16

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
85
 

Aydın ve Atatürk Cumhuriyeti kadınıyım.

Aydın ve Atatürk Cumhuriyeti kadınıyım.
 

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet Bayramı geçit töreninde (29 Ekim 1926)


Bazı şeyler vardır onda gördüğünüzü başka hiç bir yerde göremez ve yaşayamazsınız. Tıpkı ATATÜRK CUMHURİYETİ'NDE YAŞADIĞINIZ HUZUR GİBİ.

46 yaşındayım, kendimi bildiğim en küçük yaşlardan beri heyecanlandığım, bazı duygularımı farklı boyutlarda ve çeşitlilik göstererek defalarca yaşadığım anlar oldu. Televizyon seyrediyoruz; dizi filmler, sinema filmleri, haber programları, gerek siyaset, gerek kültür sanat programları, gerekse yaşamın içinden hazırlanmış şov programları… Duygusal sahnelerin çeşitliliği içerisinde duygusal tepkilerin hemen hemen hepsini yaşıyorsunuz. Heyecanımı en üst noktada yaşadığım anlar da oldu. Fakat hiçbir heyecanım coşkuyla tüylerimi diken diken edecek kadar etkili olmadı. TÜRK BAYRAĞI VE ULU ÖNDER GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN siluetinin sergilendiği milli marşlar eşliğinde yaşadığım milli  günler dışında.

Akşamın belirli bir saatinde hangi kanalı açarsanız açın, son zamanlarda moda olmuş, içeriğinde farklılık olmayan, benzerlik gösteren evlendirme programları yer alıyor. O saatlerde de biz ev hanımları genellikle mutfakta oluyoruz ve bir de mutfağınız da televizyon varsa ister istemez bu programları izlemek, zamanla da alışmak zorunda kalıyorsunuz. Ses olsun diye açtığınız bu programlar insanın bağışıklık sistemini çökertmiş bir virüs gibi yerleşiyor beyninize. Sosyal yaşamda da bu programların bıraktıklarıyla zaman zaman karşılaşıyor ve kayıtsız da kalamıyorsunuz üstelik. İzlediğiniz romantik birliktelikler istemeden de olsa yüzünüze bile yansıyor. Bir bakmışsınız gayri ihtiyari akan gözyaşları. Bir bakıyorsunuz mesut çiftlerin gülümsemelerinin aynısı sizin yüzünüze yerleşmiş. Televizyon ekranının karşısında boşlukta kendi kendine gülümseyen bir yüzü düşünün. İrkilip kendinize geldiğiniz de geçirdiğiniz zamanın ancak o an kayıp olduğunu anlıyor, ömrünüzün kocaman bir bölümünü boş boş gülümseyerek geçirdiğinizi fark ediyorsunuz.. Kendimi bu şekilde çok kez yakaladım ve kendime taktığım sıfatları duymak bile istemezsiniz.

Bu akşam bir taraftan yemek yapıyor ses olsun diye de evlendirme programını izliyordum. Hararetli sahnelerde dönüp bakıyorum ekrana. Program sunucusu, 93 yıl evvel yine 27 Ekim de ve TBMM ‘de ATATÜRK'ÜN  tarihe geçmiş meşhur sözüyle anons yapıyor. “ EFENDİLER, YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ” Ama öyle bir an oldu ki kırmızı beyaz giyinmiş tüm program katılımcıları, ellerinde ay-yıldızlı Türk Bayrakları ve Atatürk’lü bayraklarla ayakta onuncu yıl marşını söylemeye başladılar. Sene de birkaç kez yaşadığım o duygu ve heyecanı yaşamaya başladım. Tüylerim diken diken olmuş, gözlerimde yaş, özgürce çarpan yüreğim, her zaman duyduğum huzur dolu eski ve her defasında yenilenen heyecanım... Zor anları bu vatan çok yaşadı ama hiç birinde Türk olmanın, Atatürk Cumhuriyetin de yaşamanın heyecanını ve coşkusunu hiç kaybetmedi. Biz tüylerimizi diken diken eden bu heyecanla, Atatürk Cumhuriyetinde ve yarınlarında yine en güzel umutlarla ve huzurla yaşamaya devam ediyoruz.

CUMHURİYET…

Cumhuriyeti şekillendiren temel ilkeler devlet, yönetiminin seçimle işbaşına gelmesi ve yine seçimle değiştirilmesidir. Yasama, yürütme ve yargının birbirine karşı bağımsız olarak işlediği kuvvetler ayrılığının olması, hukuk devleti, demokrasi, özgürlük ve insan haklarına saygıdır. Dolayısı ile iktidarların millete ait olduğu bir sistemdir. Bu nedenledir ki Cumhuriyet rejiminde egemenlik bir şahsa veya zümreye ait değildir. Devletin temel organlarında çalışanlar, buna devlet başkanı da dahil olmak üzere seçimle iş başına geldikleri gibi kesinlikle bu hükümet sisteminde veraset sistemi işletilemez.

29 Ekim 1923’te ilân edilen Cumhuriyet,1924 Anayasası’nın 1. Maddesinde ifade edilmiş,1961 Anayasası devlet şeklinin Cumhuriyet olduğunu belirtmiştir (Madde 1). Bir hükümle de değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek şekilde bağlamıştır (Madde 9).

1982 Anayasası Cumhuriyet rejiminin kesinlikle benimsenmiş olduğunu beyanla 1.Maddesinde “Türk Devleti bir Cumhuriyettir”. 4. Madde de 1. Maddede ki devletin idaresi Cumhuriyet’tir hakkındaki hüküm, yine; Cumhuriyetin nitelikleri (2. Madde), 3.Madde de dahil olmak üzere bu hükümlerde değiştirilemez, teklif dahi edilemez hükümlerini vazetmektedir. Bu hükümle de garanti altına alınmıştır. Ayrıca Millet Vekilleri ve Cumhurbaşkanı görevlerine başlarken Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacaklarına dair yemin ederler (Madde81 ve Madde103

Türkiye Cumhuriyeti her türlü olumsuz şartlara rağmen vatanseverlik aşkının bir ürünüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği bu Cumhuriyet; bağımsızlık ve özgürlük için emperyalist güçlere karşı açılmış savaşın galibiyetle sonuçlanmasından doğan,  düşünce ve sanat harikasıdır. Ödenen ağır bedellerin minnetidir. Cumhuriyetimizin kazanım ve değerlerini, Minnet duygularımızı kaybetmeden, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, üzerine bilimi ve ilmiş nakış gibi işleyerek Türk Dünyası’nın kültürünü daha da ileri seviyelere taşıyarak nice 93 yıllara Türkiye Cumhuriyeti…

Teşekkürler Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları, tüm şehitlerimiz, ruhlarınız şad olsun…

CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazarlarımızdan Sayın Nizamettin Biber ve Muzaffer Cellek'e duyarlı ve içten yorumları için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Yorumlarının altına cevap olarak geri dönüş yazılarımı hata sebebi ile yayınlayamayıp istem dışı sildim. Galiba teknolojinin hızına yetişemeyen ender insanlardan biriyim. Günümüz Türkiye Cumhuriyeti'nin bir neferi olarak yetişmiş aydın bir Türk kadını olarak, bu aydın ve akılcı sanat ve demokrasi aşığı yazarlarımızı saygı ile selamlıyorum.

Semra TÜFEKCİ 
 13.11.2016 14:31
 

Semra hanım, kadını, günceli Cumhuriyetle ilişkilendirerek yazdığınız blog yazınız için sizi tebrik ederim, özellikle MB alanında kadınların iki gündür Cumhuriyetle ilgili harika yazılarını okudum. Cumhuriyet Bayramınızı içtenlikle kutluyorum, selam ve saygı ile.

Nizamettin BİBER 
 30.10.2016 12:21
 

Esasında, Ata'yı her vesile ile anmak hem vacip, hem de kat'i kural. Bu yıl Ata'ya daha çok meyyal bir ruh ayapısı doğdu. Sebebi de malum. Ata'ya 1"3 yıldır yapılan sözlü tacizler,, halkın burasına kadar geldi. Bizim milletin tepesi, en sonda kızarır. Tepesi kıızdı mı, takkesi atar. İşte o hesap. Siz mutfakta eller işte, gözler Atamızın slüetleriyle beyaz camnda oynaşta iken bile zevk almanız, ona dıyulan sadakat ve sevginin sembolü. İşte son gğünlerde Ata'ya olan sevgi çığ gibi, karftoğpu gibi yamaşlardan yuvarlana yuvartlana kendiliğinden büyhüüdü. Ve de dağ oldu. Dünya milleteleri Ata'yı tanırken, ümmetçiler es geçti. Olacak iş mi? Atamıza ait yazılar çoğalmalı. Bu kutlama işine dahil olmuşsunuz. Gönül, herkeslerin Ata'ya arka çıkmasıdır. Bu vesile ile güzel ve duygulu yazınızı kutlar, en büyük bayramımız CUMHURİYET,i kutlu olsun derim. Saygı ve sevgiyle sunulur.

Muzaffer Cellek 
 29.10.2016 18:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 116
Kayıt tarihi
: 09.02.16
 
 

Zonguldak da doğdum,  Bartın'lıyım,Evli, iki erkek çocuk annesiyim. Büyük oğlum Türkçe öğretmeni, k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster