​ Aykırı yaşamlar - 1... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '09

 
Kategori
Deneme
 

Aykırı yaşamlar - 1...

Aykırı yaşamlar - 1...
 

Aykırı Yaşamlar - 1...


Merhabalar, bu yazım bir tür seyir defteri mantığı ile yazılmıştır. Yani tek konu olmayıp seri halinde devam edecektir. Bu konuyu niçin açtığımın nedenine gelirsek, bazı gördüğüm ya da duyup şahit olduğum olayları sizlerle paylaşmak istedim.

Bismillah diyelim ve başlayalım yazımıza...

-Velhasıl,

Dostlar dünya da ne çok olaylar oluyor aslında, bunları bir yerden ya duyuyoruz ya da duyduklarımızı bir bakmışız ki kendi hayatımızda bile yaşamışızdır kim bilir...

Dünya dedikleri 3 günlük bir saltanat benim kanaatimce...

Benim bir sözüm var, bu sözü çok kullanırım. ( 3 günlük dünya da 5 gün cefa çeksen ne yazar. Burada 3 günlük dünyada niçin 5 gün cefa çekersek ne yazar sözcüğünü anlatıyım. Mecazen dünya 3 gün ise bunun doğum ve ölüm gerçeğini de katarsak, işte size 5 günlük yaşam.)

Bir gün doğarsın ve iyi bir yaşam sürersin, en sonunda gidilecek yere gidersin... Eninde sonunda...

Yaşantı ve amel iyiyse, hiç çekinmez insan o sonsuzluk âlemine gitmekten... Amma velâkin, yaşantı iyi değil de amel de noksan ise, işte o zaman insan için sonu olmayan bir çile, bir cefa başlar... bu cefanın sonu yoktur bilirsin...

Şimdi sizlere birşeyden bahsetmek istiyorum. İnsanın tek üstünlüğü ise aklı ve iradesidir. Yani aklını ve iradesini kullanarak nefsini dizginleyebilirse, bilsin ki en büyük bir müjde vardır.

Geçenlerde birkaç öğrenciye karşılaştım, istemeyerek de olsa onların konuşmalarına şahit oldum. çok sesli konuşuyorlardı ki insanın duymaması elde değildi. Kullandıkları dil derseniz bu apayrı bir konu, dilimizi koruyalım derken, harap eylemek hiç bir insana yakışmaz ama malumunuz yeni nesilin dilini koruması benim en büyük dileğimdir. Neyse velhasıl, öğrenciler diğer insanları görünüşleriyle cümleleriyle aşağılayıp, onları bir yargısız infaz ediyorlardı. Peki öğrencinin nesi vardı da bunca söze konu oluyordu. Yani burada hiçbir sorunda yok. Diğer insanda sıradan bir giyinişe sahip, abartılı bişeyde yoktu benim gözümde. Alay eden öğrencilere baktım da bir kendi kıyafetleri de aynı tazrda...

Şimdi burada anlaşılıyor ki, alay ettikleri konu diğer insanın giyiniş değil, üslubu da değil, peki ne olabilir di bu insanın diğerlerine göre alay meselesi, bu konuyu bırakmadım ve araştırmaya karar verdim. Onları bir yandan dinliyordum bir yandan da kendi düşüncelerimle sonuca ulaşmaya çalışıyordum.

Sanırım anlamıştım, o öğrencilerin neden alay ettiklerini, neden mi bir diğer insanı alay ediyorlar, cevabı çok belli bence alay eden öğrenci kendi egosunu tatmin edecek ve duyması için elinden geleni yaparak, o kişinin de üzülmesine neden olacağını bilmesi ve bunu görmesi, aslında o öğrencinin hayatında bir tek şeyin eksik olduğunu göstermekteydi...

Tek eksik şey, insanca yaşayabilmek... dostlar çok mu ulaşılması güç acaba, insanca yaşayabilmek, başkasına maddi olmasa da manevi ve hatta dilimizle bile kötülük yaptığımızın farkında değilmiyiz acaba...

Acaba... acaba... acaba... tek şey bu mu sizce... asla bu olmamalı...

Bir insan bir yanlışı eliyle düzeltebiliyorsa, eliyle; eliyle düzeltemiyorsa diliyle; diliyle de düzeltemiyorsa kalbi ile düzeltsin; hiçbişey yapamıyorsa, bunu yapabilecek olanlara yardım eylesin...

Sevmek... sevmek... sevmek...
Bu dünyada başka ne olabilir sizce; bu kelime gibi anlamlı, bu kelime gibi güzel...

Bir insana bile yardım etmeyi unutuyorken, sizce barış nidâları çekmekle, bazı şeyleri hayatımıza katmadığımızı idrak edemiyormuyuz...

Can tende durdukça,
sıkma canını zamana.
Ne sevincin devamlı olacaktır,
Ne de hüzün yitirdiğini geri getirecektir...

A can dostlarım, sözlerime son verirken, şu sözlerimle yazıma son vermek istiyorum.

Güneş bir gün doğup, bir gün batacaktır. Karanlığın ardından mutlaka yeni gün doğacaktır.Sen kalbini ferah tut yeter ki, Bu çektiğin cefalar son bulacaktır...

Selam ve dua ile...
Selman Güleç
Konya

 
Toplam blog
: 17
: 1283
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

Aslında kendimden nasıl bahsediyim , çok mütevazi bir insanım; kolay kolay hiç sinirlenmem. Bu durum..