- Kategori
- Futbol
Aykut Kocaman : boynumuzda iple dolaşıyoruz...

Televizyonda Barcelona-Osasuna maçını izliyorum…
Maç harika, goller harika…
İlkyarı biterken skor 5-0…
İki top direkten dönmüş, üç kez de kaleci yüzde yüz golü çıkartmış…
Devre arası olmamasını istemiyor insan. Neyse devre arası gelince kanallar arasında dolaşırken, NTV’de Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay’ın % de 100 isimli programına gözüm ilişiyor. Aykut Kocaman’ın konuk olduğunu görünce gayri ihtiyarı programı izlemeye başlıyorum.
Program sohbet havasında geçtiği için bende kendimi sohbete kaptırıp, Barcelona maçını falan unutuyorum.
Aykut Kocaman’ın sorulara verdiği cevap gerçekten ilginç! İşte o sorular ve cevaplardan bazı ilginçlikleri sizlerle paylaşayım dedim.
Soru : “Bir belirsizlik yok mu? 40 maç oynadıktan sonra teknik direktörler ne olacağını biliyor mu?”
Cevap : “Diğer teknik direktörler, kulüp başkanları ya da futbolcuları bilemiyorum, sadece tahminimi söyleyebilirim ben bilmiyorum. Çünkü 2 artı 2 eşittir 4 durumu yok burada.”
Soru : “Soruşturma kapsamında onca takımın ismi geçmesine rağmen, soruşturmaya konu sadece Fenerbahçe’ymiş gibi yapılmasına ne diyorsunuz?”
Cevap : “Açık yüreklilikle söyleyeyim, kaçınmaya da gerek yok, öyle bir yerdeyiz ki öyle bir pozisyondayız ki Fenerbahçe Kulübü olarak ‘sanki bütün takımlar pürü pak sadece Fenerbahçe her şeyin içinde’ olarak gösteriliyor. Hiç kimsede hiçbir leke yok maşallah. Sadece Fenerbahçe böyle! Evelallah hepimiz tertemiziz, herkes tertemiz, Fenerbahçe bütün kirliliğin ortasında bir takım. Ve sezon sonuyla ilgili olarak benim bilgim yok derken, ben şunu hissediyorum, çok net, bir futbol adamı olarak söylüyorum, sadece Fenerbahçe'nin teknik direktörü olarak değil. Tamamen kulüp olarak boynumuzda iple dolaşıyoruz şu anda. Şu andaki gidişat o! Bilmiyorum dememin nedeni bu zaten. Siz biliyor musunuz? Ya da kim biliyor. Yarın tam tersi bir sonuç çıkacağını söyleyebilecek kimse var mı?
Soru : “Emniyet ve Savcılık son 5 maçın sonucunu önceden biliyorduk diyorlar, siz ne diyorsunuz?”
Cevap : “Son 5 maçta futbolun doğasına aykırı birtakım şeyler olmuş desinler, futbolu şurada bırakmaya hazırım. Maçlarımızın temiz olduğunu düşünüyoruz. Şunu rica ettim, bütün maçlarımıza, hatta daha da kısaltarak skorları bilindiği söylenen 5, 6 maçımızı izlemek için bir futbol heyeti oluşturulsun. Kanaat oluşturulması için buna ihtiyaç var. Futbol adamları otursunlar içlerinde bir tane Fenerbahçeli olmasın. Hatta hangi kulüp olurlarsa olsunlar, bu oyunlarda, son 5 maçta futbolun doğasına aykırı birtakım şeyler olmuş desinler, futbolu şurada bırakmaya hazırım. Çok iddialı söylüyorum bunu. Olabilir objektif olamamış olabilirim. Hayatım futbolun içinde geçti. Bir maçı izlerken maçta futbolun doğasına aykırı şeyler varsa hissederim. Tabi ki atladığım olabilir. Tekrar söylüyorum ben tarafım bu konuda. 5, 6 maçı izlerken büyük heyecanla izledim, birtakım uygulamalar da kafamın içinden geçiyordu. Burada ben atlamış olabilirim ama benim dışımda Fenerbahçe camiasından da olmasın. Futbolun doğal akışına aykırı bir şeyler var desinler, futbolu bırakacağımı söylüyorum, çok net. Her şeyi alttan almanın bir anlamı yok. Rakiplerimiz için söylüyorum. İsim zikretmek doğru olmayabilir. Her türlü rakibimiz için aynı uygulama yapılsın”
Soru : “Bırakmayı düşündünüz mü o süreçte?”
Cevap : “Aklımdan geçmediğini söylersem yalan söylemiş olurum. Devam etmek gerekiyordu. Bütün bir camia artık kenetlenmiş ve topyekûn mücadele etmeye karar vermişti. Benim orada çekilmemin bir anlamı yoktu. Bu tamamen kendi hesaplaşmam olacaktı. Sorumlu bulunduğum büyük bir camia var, başka türlü algılanacaktı. Gittiği yere kadar sonuna kadar mücadele etmeye, savaşmaya ve doğrularımızı, gerçek doğruları anlatmaya karar verdim, verdik.”
Soru : “Şampiyonlar Liginden men edilmeniz ve UEFA’nın tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz?”
Cevap : “Kulübümüze en büyük darbe bu oldu! Burada çok önemli bir mantık hatası var. Futbol Federasyonu bence burada en önemli görevini atladı, kulübünü koruması gerekiyordu. Türk futbolu ve benzeri şeylere doğru götürdüler işi, yanlış bir uygulamaydı. İlk önce son derece net bir doğru karar verilmişti. Doğrular içinde en doğrusu, yanlışlar içinde en az yanlış olandı. Takımını ve kulübünü koruması gerekiyordu. Fenerbahçe Kulübü Türk sporunun 104 yıllık bir çınarıdır.”
Soru : “Lugano, Andre Santos ve Niang'ın Şampiyonlar Ligine gidilseydi ayrılırlar mıydı? Ayrılmalarındaki en önemli etkenin Şampiyonlar ligine alınmama olduğunu düşünüyor musunuz?”
Cevap : “Kesinlikle ayrılmazlardı. Şampiyonlar ligi kararı bu oyuncuların ayrılmasındaki en önemli etken oldu. Tabi ki kendilerince yan unsurlar olmuş olabilir onu bilemiyorum ama görünen en önemli etken bu karar oldu. Diğer tarafı çok karmaşa ama bu karmaşanın içinde çıkış yolumuz, işimize dönmek, top oynamak... Dünyanın en güzel işlerinden bir tanesidir bu. Futbolculuk hobi mesleklerden bir tanesi, para kazanılan ve zevkle yapılan mesleklerden bir tanesi. Yapmamız gereken tek şey, oyuna dönmek, sonra da beklemekti. Çünkü bu süreçte söylememiz gerekenleri söyledik. Yapmamız gerekenleri yaptık. Ama asli görevimiz futbol oynamak ve oynayanları oynatmaya çalışmaktı. Buraya dönmekten başka hiçbir yolumuz yoktu. Belki oyuncularımıza da mesleki anlamda bu dönemin önemli bir katkısı olacak diye düşünüyorum. Çünkü cevap vereceği yeri öğrendi oyuncular.”
Soru : “Söyleyemediğin çok şey var mı?”
Cevap : “Mutlaka söyleyeceğimiz şeyler de olacak diyoruz ilerleyen zamanda. Biraz daha içimizde tuttuğumuz şeyler var tabi ki doğal olarak.”
Soru : “Ligde 11 günde 4 maç oynayacaksınız, fikstürde böyle başka bir uygulama yok. Buna ne diyorsunuz?”
Cevap : “ “Hiç bilgi sahibi değilim. Nedenini gerçekten bilmiyorum. Umarım birtakım deneyler bizim üzerimizde yapılmıyordur. İlerleyen dönemdeki uygulamaları da görmek lazım! 11 günde 4 maç enteresan.”
Gerçekten de 11 günde 4 maç oynamak ve sonraki günlerde 9 günde maç yapmamak çok enteresan! Fenerbahçe ayın 23’ünde Kayserispor ile oynadıktan sonra, 02.10.2011 tarihine kadar maç oynamayacak!
Federasyonun Fenerbahçe üzerinden oynadığı oyun tüm hızı ile devam ediyor.
Kulüpler Fenerbahçe’yi kurtarmak(!) için var güçleri ile çalışıyorlar. Onlar aslında Fenerbahçe’den çok kendilerini düşünüyorlar. Fenerbahçe’ye iyilik yapalım derken, aslında Fenerbahçe’ye ‘sen kötüsün, sen lekelisin, bu girişimimizle seni kurtarmaya uğraşıyoruz’ diyorlar.
Fenerbahçe yönetimi, yapılması istenilen eski 55 yeni 58 maddedeki değişikliğe bunun için karşı çıkıyor.
Bursaspor’a verilen 5 maçlık cezanın 2 maçlık bölümü uygulanmışken, geriye kalan 3 maçlık bölüm için af getiriliyor. Fenerbahçe’ye verilen seyircisiz oynama cezasının 1 maçlık bölümü çekildikten sonra, geriye kalan 1 maçlık bölüm için bayanlar ve çocuklara stadyum bedava açılıyor. Yani Federasyon, Fenerbahçe üzerinden popülaritesini arttırıyor!
Buna da şükür!
Birde Avrupa Fatihi(!) Trabzonspor’un İBB maçı var. Bu maç için taraftarları kutlamak gerekir. İBB en zor maçlarından ikisini oynadı ve kazandı. Önce Galatasaray’ı yendi, sonra Trabzonspor’u!