- Kategori
- Futbol
Aykut Kocaman Hem Kendisini, Hem de Fenerbahçe'yi Harcıyor

- Fenerbahçe’nin, dün gece dahil geride bıraktığımız bir çok maçı neden kazanamadığına ilişkin bir fikir edinmemiz gerekiyorsa, sadece Aykut Kocaman’ın tercihlerine göz atmamızın yeterli olacağını sanıyorum.
- Derdim dün geceki maçı yorumlamak değil. Önceki maçlarda da rahatlıkla kazanılabilecek maçları, rakibe alenen hediye eden bir Aykut Kocaman vardı, dün gece de aynı tavrından ödün vermeyen bir Aykut Kocaman sahnedeydi.
- Aykut Kocaman iki farklı üstünlüğü yakalamışken, Alex’i oyundan alması ve yerine Baroni’yi sokmasını birçok açıdan gerekçelendirebilir. Ne var ki, kamuoyunu ne kadar ikna edebilir, işte burası netameli bir durumdur.
- Henüz daha oyuncu değişikliğine gidilmediği bir dakikada Fenerbahçe iki farklı galibiyeti yakalamış ve oyunda farkı arttırabilecek ağırlığını da kaybetmemiş bir haldeydi. İşte tam da bu dakikada Aykut Kocaman sahne alıyor, o her zaman yaptığından farklı olmayan bir şey yaparak, Alex’i oyundan çıkarıp yerine Baroni’yi koyarak takımını geriye çekiyordu. Daha önceki maçları hatırlayın, Fenerbahçe hangi maçta geri çekildiyse, o maçı rakibine hediye etti. Bu basit bir istatistiki bilgidir. Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’nin başına geçtiğinden beridir ki geriye çekilme yönünde oyuna müdahaleleri, Fenerbahçe’nin kaybetmesinin yegâne unsuru olmuştur.
- Bir gün önce oynanan M. United – Galatasaray maçına bakın, Galatasaray, deplasmanda çok daha güçlü bir ekiple kora kor bir mücadele yaptı. Evet, maçı kaybetti ama oynadığı oyun fazlasıyla güven verdi. Fatih Terim’in oyuna müdahaleleri, oyuncularını teşvik etmesi takımın iyi bir oyun çıkarmasına neden oluyordu. Oysa Aykut Kocaman, takımın başına geldiği günden beri, futbolcularıyla uyumlu, ahengli bir ritm tutturamadı. Bu durumu en güzel özetleyen Hıncal Uluç olmuştu. Süper kupa finalinde Fenerbahçe, on kişi kalmış Galatasaray’a yenilmişti. Rahatlıkla alabileceği bir maçı, yine Aykut Kocaman tercihleriyle, yani oyuncu değişiklikleriyle, takımı geriye yaslamasıyla rakibine hediye etmişti Aykut Kocaman. On kişi kalmış Galatasaray’ın hocası Fatih Terim ise takımını ileriye çıkartmaya çabalıyor ve atak oynaması yönünde teşvik ediyordu. İşte bu durumu Hıncal Uluç, “Çünkü, Fatih Terim, hoca, Aykut Kocaman, hoca değil” diye özetlemişti.
- O halde dönelim geriye ve geçtiğimiz yılın son şampiyonluk maçını hatırlayalım. Geçtiğimiz yıl Fenerbahçe’nin kaderin cilvesiyle gelip şampiyonluğa ortak olmasına tanık olduk ve Galatasaray’la şampiyonluk maçına çıktılar. Şampiyonluğun Galatasaray’a hediye edilmesinin nedenleri yine Aykut Kocaman tercihlerinde saklıydı. Çünkü bu denli önemli bir maçta dahi Alex’i ilk on bir de düşünmemişti Aykut Kocaman.
- Spartak Moskova’ya elenen Fenerbahçe’nin, elenmesinde yine Aykut Kocaman tercihleri söz konusu olmuştur. Ha keza, ligde oynanan Elazığspor maçında bile rakip on kişi kalmışken Fenerbahçe skoru lehine çevirebilme becerisi gösterememiştir. Nedeni yine Aykut Kocaman takım tertibinde ve oyuncu değişiklilerinde saklıdır.
- Aykut Kocaman’ın takımın başına geçtiğinden beri şöyle akılda kalan bir oyun çıkardığını hatıladığınız bir maç var mı? Şahsen benim yok… Olacağını da sanmıyorum. Çünkü Aykut Kocaman son derece bariz yanlışlar yapıyor. Bu yanlışlarıyla, hem kendi sonunu hazırlıyor, hem de Fenerbahçe’yi bonkörce harcıyor.
- Şöyle bir düşünelim… Elinizde Stoch isminde bir futbolcu varken, hangi hoca oyuna yetenekleri kısıtlı olan, topla driplingi zayıf olan bir Caner’le başlamayı göze alabilir? Dün gece Caner’in gol atmış olması, Aykut Kocaman’ın doğru bir tercih yapmış olmasının delili değil. Sadece bir tesadüf… Oysa akıl, Stoch’la başlamanın doğru olduğunu işaret ediyor.
- Show maç boyunca varlık gösterememiş olsa bile, bir Bienvenu’nun oyuna sağlayacağı katkıdan çok daha fazlasını sağlamıştır. Nitekim, Bienvenu oyuna girdikten sonra rakip çok daha rahat top kullandı, çok daha rahat ataklara çıktı ve kalesinde tek bir tane dahi rahatsız edici pozisyonla karşılaşmadı.
- Maçı izlemiş olduğum mekândaki Fenerbahçe taraftarları bu iki değişiklik sonrasında şu yorumu yaptılar, “Bu değişikliklerle bu maçtan galibiyet çıkmaz. Beraberlik bizim için iyi bir sonuçtur.”. Maçı televizyondan izleyen taraftarlar vaziyeti bu denli yalın ve net bir şekilde görüyorken, Aykut Kocaman’ın göremiyor oluşu akıl alır bir şey değildir.
- Sonuç olarak…
- Dün gece de Fenerbahçe iyi top oynamadı ama yakaladığı fırsatları değerlendirmesini bildi. Ne var ki Fenerbahçe’nin en büyük engeli olan Aykut Kocaman oyuna müdahalede sahne alınca, yine o bildik sonuca mahkûm oldu Fenerbahçe. Yani demem o ki, Aykut Kocaman Fenerbahçe’nin başında kaldığı sürece, Fenerbahçe’nin yüzünün güleceğine inancım kalmadı.
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır