​ Aykut Kocaman´ın başarı şansı / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '10

 
Kategori
Futbol
 

Aykut Kocaman´ın başarı şansı

Hepimiz, futbolla amatör olarak ilgilenenler de, bir yerde top oynayanlar da ve hatta sadece seyirci olarak futbolun içinde olanlar da bir takımın dizilişinin nasıl olması gerektiğine dair fikirler üretebiliriz. 4-4-2 ya da 4-3-3 oynamalı demek, aslında işin en kolay yanı. Bir yazıya başlık atmak gibi. Ama hiçbir yazı, sadece başlığı güzel diye güzel değildir. Güzel yazı yazmak için, insanın bir kültür seviyesi ve edebi birikimi olmalıdır. Bu özellikleri barındırmayan birinin yazacağı yazıda bütünlük olmaz; ifadeleri net olmaz ve orijinal bir dil de yaratamaz.

Nitekim Aykut Kocaman´ın hali de bence böyledir. Güzel bir başlık atmış; ofansif takım olmak, önde basan- çok kaşan takım olmak gibi pek güzel önermelerle bir işe girişmiş. Ama maalesef bunun altını doldurabilecek bir birikime sahip değil.

Bir takımın gelişme kat etmesi, takımdaki oyuncuların bireysel gelişme kat etmesiyle ilgilidir. Eğer takım üyeleri tekniklerini ve fiziklerini geliştiremiyorlarsa, çevikleşemiyorlarsa, temel futbol bilgi ve becerilerine sahip olamamışlarsa, o takım gelişemez. Fenerbahçe´nin olmak istediği, bir Fransız takımı gibi ya da bir İngiliz takımı gibi olmaya çalışmaktır. Ben de bu halimle Fenerbahçe´nin başına gelsem aynı iddiayı ortaya koyar; "takımımız ofansif, önde basan, güzel oynayan bir takım olacak" derim. Ama eğer ben bunlara başarabilecek düzeyde değilsem başarısız olurum. Peki Aykut bunu yapabilecek düzeyde midir? Oyuncularının bireysel gelişimine katkı sağlamış mıdır? Bence değildir.

Neden böyle düşündüğüme gelince; öncelikle Aykut´un oyuncularının nasıl kollektif oynayabileceklerine nasıl beraber hareket edeceklerine dair bir fikri yok. Bazen ileride 8 kişi oluyor ve 8 kişiyle arkadaki 2 kişi arasında 30 metre kalıyor. Bazen arkada 4-2 şeklinde dizilmiş 6 adam kalıyor(rakip 3 ya da 4 kişiyle gelirken) diğer 4 adamla aralarında 40 metre var. Bu eksikliğin farkında olmak, bu eksiği gidermek zamanla olacak bir şey değildir. En başta çalışılması gereken şeydir.

İkinci bir nokta, takımın pres yaparken arkayı boş bırkamasıdr. Fener ne zaman pres yapsa, rakibin top çıkartan oyuncularına uzun bir pas yapabilecek fırsatı verdiğini, bu pasın yapılması halinde de kanatlarda rakip forvetlerin bu toplarla buluşup, Fener savunmasını az adamla yakaladığını görürsünüz.

Üçüncü sorun; oyuncuların temel bilgilerindeki eksikliklerin giderilememesi ya da daha vahimi bunun farkında olunmamasıdır. Birçok Fenerli´nin nerede ve nasıl durması gerektiğine dair, top ayağına geldiğinde nasıl hareket etmesi gerektiğine dair fikrinin olmayışı dikkatimi çekiyor.

Tüm bu sorunlar karşısında Aykut, çaresiz kalacak; çünkü yeterli futbol bilgisine sahip değil. Çok cesur, çok gayretli ama yetmez. Futbol gibi basit görünen bir olgu dahi kendi entellektüel derinliğini yaratmıştır. Bu entellektüelizmi pas geçenler evrensel başarılar elde edemezler. Arsene Wenger bir ekonomisttir. Alex Ferguson bir entellektüeldir. Almanya´da bu haftaya lider giren Mainz´in hocası Thomas Tuchel 2 üniversite mezunudur. Peki ya Aykut futbolla ilgili ne eğitim almıştır? Antreman yöntemlerini nasıl öğrenmiştir? Ne derece yabancı dil bilmektedir? Hepsi de cevabı muğlak sorular.

Aykut´un sadece iki sebepten şansı var. İyi ve tecrübeli oyuncuları var; Niang, Emre, Yobo, Lugano gibi. Bir de ligimizin seviyesinin düşük olması. Bunlardan, bir de Fatih Terim´inki gibi bir şanstan başkaca bir kurtuluşu yoktur; Aykut´un da Fener´in de..
 
Toplam blog
: 4
: 342
Kayıt tarihi
: 31.08.10
 
 

Merhabalar, 23 yaşındayım yurt dışında yaşıyorum ve galatasaray taraftarıyım.. Bloga futbol yazıları..