- Kategori
- İlişkiler
Aynadaki ben
Aynadaki ben miyim yoksa oynadıklarım mı....
Can Dündar bu kitabı yazarken sanki içimi ona anlatmışım ve benim için bu kitabı yazmış gibi hissettim.
Kitapla uyuşmayan tek bir satırım bile yok.
Ne kadarlık zamanda ne kadar kendin için yaşıyorsun. Ne kadar yaşaman lazımdı. Tühlerin ne kadar fazla. Keşkelerin ne kadar çok, geriye dönüp baktın mı hiç.
Kitabı okuyana kadar bende arkama dönüp bakmadığımı anladım. Oysa benimde ne kadar çok varmış keşkelerim.
Kendimle övünmem diğerlerinden farklıyım demem boşuna imiş.
Yarim Haziran'ı okumak demek beni okumak demekmiş meğer. İnsanın kendini okuması bildiklerini başka birinin kaleminden dinlemesi ne kadr tuhafmış meğer.
Hata yapıyorum. Belkide üzüyorum. Kimi?
Kendimi. Her zaman kimi neden üzdüğünü kırdığını düşür ya insan. Hiç düşündünüz mü kendinizi ne kadar üzüp kırıyorsunuz.
Bilerek ve isteyerek ama.
Ben bugün ''bir daha asla yapmam'' dediğim şeyi kim bilir kaç defa yaptım. Her seferinde kim bilir kendimi kaç kez üzdüm.
Acıdanda zevk mi alır insan.
Alır. Herkezin içinde sadistlik vardır aslında.
Bende de var sende olduğu gibi. Sizde, onlarda olduğu gibi.
Acı çekmek bazen zevke dönüşüyor nedense.
Zevk haza haz tutkuya....
Böyle devam edip gidiyor hayat.
Ben bugün acı çekmek istiyorum der mi insan. Bende demiyorum bunu. Ama içimdeki ben bunu arzuluyor heralde. Ve o arzu dışarıya çıkıyor. Çıkıp biyerlere gitse sorun yok. Ama gittiği yer yine kendi içinde kendi beyninde biyerlerde..
Offf
Offf ki of.
Bilmiyorum ama saçmalıyorum galiba.
Ne yazdığımada bakmadan kaydediyorum. İçimdeki sesi..