- Kategori
- Yurtdışı Eğitim
Aynı kaderi paylaşan iki genç

Burcu Göker Cenevre Sion'da bir konser sırasında 1997
Burcu Göker 2003 yılında Lawrence Üniversite'sinde eğitimine başladı. Güzel bir Üniversite, öğrencilerin bütün gereksinimlerini karşılayan bir kampüs, çok iyi hocalar. Herşey uzaktan çok mükemmel gözüküyordu. Burcu büyük başarı ile tam burs aldığı bir Amerikan Üniversitesine girmiş ve herşey yolunda gidiyordu. Acaba Burcu çok mutlu muydu. Ülkesinden saatlerce uzakta olan Burcu ülkesinin güneşini, sıcağını, insanını ve bazen simitini bile çok özlüyordu. Avrupa'da eğitim yaparken ülkesinden bu kadar uzak değildi. Fransa'da bir evi, annesi ve Türk dostları vardı. Oysaki burada tamamen yanlızdı. Farklı bir ülke, farklı adetler, farklı bir insan çevresi bazen onu çok yoruyordu. Böyle anlarda kemanına sığınıyordu.Tek dostu, arkadaşı kemanı idi. Onu kutusundan çıkarıp eline alıp omuzuna koyunca onunla konuşmaya başlıyordu. Kemanı da ona cevap veriyordu. İyiki kemanı vardı. Kemanı ile birçok bestecinin eserlerini yorumlarken duyduğu hazzı , kendi bestelerini çalarken duyduğu hazla mukayese ediyordu. İşte gene böyle özlemle dolu olduğu ve kemanı ile dertleştiği bir gün Üniversite'de Kompozisyon bölümü de olduğunu ve eğer isterse ve kabul edilirse iki bölüm okuyarak Kompozısyon eğitimi de alabileceğini öğrendi. Bu olay daha Fransa'da besteler yapmaya başlamış, eserlerini konserlerinde çalmış ve çok büyük beğeni almış Burcu için inanılmaz güzel bir fırsattı. Hemen konuyu araştırmaya başladı. Okul yönetimi ile yaptığı görüşmeler olumlu sonuç verdi. Neden olmasındı. Mademki o daha fazla çalışmak, öğrenmek istiyordu, kimsenin buna bir itirazı olmazdı. Yeterki Kompozisyon bölüm hocası onu bestecilik konusunda yeterli görsün ve bölüme kabul edilsin. Gerekli araştırmaları yapmak, bölüm başkanları ile görüşmek, bestelerini onlara dinletmek, kendini bölüme kabul ettirmek günlerini aldı. Dışarda kar vardı, güneş yoktu. Akdeniz güneşine alışık olan ve soğuktan nefret eden Burcu Kompozisyon Bölümüne kabul edildiğini öğrendiği gün birden içinin ısındığını hisesetti. Oysaki hava sıcaklıgı bir gün önceki gibi eksi 20 derece idi. Artık bestelerini hocalarının verdiği bilgilerin ışığında istediği gibi yapabilecekti.
Bir önceki yazımda Burcu'nun Eric'le tanışma öyküsünü anlatmıştim. Eric'le tanışana kadar Wisconsin'de çok yanlızlık çeken Burcu'nun artık sorunlarını anlatabileceği, mesleki ve diğer konularda konuşabileceği bir arkadaşı vardı. Aynı durum Eric için de söz konusu idi. Eric de ailesinden uzaktı. Gerçi onun ailesi bazen hafta sonları gelip onu alıyor ve özlem gideriyorlardı ama o zamana kadar hep ailesi ile oturmuş, ilk defa ailesinden ayrılan Eric için bu özlem zor bir olaydı. İşte ailelerinden uzak, aynı mesleği paylaşan bu iki genç zaman içinde çok iyi arkadaş oldu. Birbirinden çok uzak iki ayrı ülkenin insanı bu iki genç aynı kaderi paylaşıyordu.