​ Ayrıca mı yaratıldık, evrim mi geçirdik? / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '12

 
Kategori
İnançlar
 

Ayrıca mı yaratıldık, evrim mi geçirdik?

Ayrıca mı yaratıldık, evrim mi geçirdik?
 

Dini inanışa göre insan diğer canlılardan farklı yaratılmış. Evrim teorisine göreyse mikroorganizmalarla başlayan hayat milyonlarca yılda gelişerek çeşitli canlıları ortaya çıkarmış. Görünüşte ve yaşayış tarzında insan birçok hayvanla benzerlik göstermektedir. İnsanı hayvanlardan ayıran özellik nedir? Diğerlerinden akıllı oluşu mu? Dini inançlara sahip oluşu mu? Yoksa kendisini hayvan kategorisine koymayı aşağılanmak mı sayıyor?

Gelin hep beraber biraz düşünelim. Bir şeyi ispat edecek değiliz. Ancak bu yorum yapmamıza engel değildir. Ayrıca ben, evrim teorisine, insanın evrimle meydana geldiğine ve Allah’ın varlığına inananlardanım ki bence insanın evrimle yaratılmış olduğuna inanmak Allah’ın yaratıcılığına hiç bir şekilde inkar değildir. Tam tersine, kainatı fizik, kimya, matematik, bilim kurallarına göre kurmuş olan Allah’ın yaratma şekliyle tam olarak uyumludur. Allah, kurmuş olduğu bilim sistemini insanların çözmesini istemektedir. Kainatın bütün sırları ancak bilimle çözülebilir ve Allah her şeyde bir örnek göstermiştir.

Evrim teorisiyle ilgili düşünceye geri dönelim.

Şu saydıklarımı bir gözünüzün önüne getirin. Tavuk, penguen, timsah, balina, köpek,at, ayı ve insan. Çeşitleri çok daha fazla artırabiliriz ancak teorimizi ortaya atmak için şu anda bu kadarı yeterli. Bu saydığımız canlıların ortak özelliklerini bir düşünelim.

a) Hepsi hücrelerden oluşuyor.

b) Hepsinin DNA’sı var.

c) Hepsinin bir başı, iki gözü, kulak veya duyma organları, ağzı var.

d) Hepsinin beyni, kalbi, akciğeri, karaciğeri, midesi, bağırsakları var.

e) Beslenme sistemleri ağızdan yemek suretiyle mide, sindirim sistemi ve boşaltım sistemi olarak birbirine çok benzer şekilde.

f) Hepsinin iki tane kafanın biraz aşağısında vücudun iki tarafında ve vücudun alt kısmına yakın iki tarafta olmak üzere toplam 4 üyeleri var.

g) Hepsinin yaşamak için havaya, suya ve besine ihtiyacı var.

h) Vücut yapıları hepsinde baş üst tarafta, onun hemen altında gövde, gövdeden çıkmış olan üyeler olacak şekilde benzer biçimde aynı şekilde yerleşik düzende.

i) İç organlarıda hepsinde hemen hemen aynı düzende ve benzer şekillerde ve her birinde aynı işlevi görmekte. Örnek olarak mide hepsinde besinleri ayrıştırırken kalp hepsinde kanı pompalama görevi yapıyor.

j) Hepsinin vücudu damarlarla kaplı ve kanları vücutlarına besin ve enerji dağıtıyor.

k) Hepsinin vücudunu deri kaplıyor.

l) Tavuk, penguen, timsah, köpek, ayı ve insanın, sadece kuşların ayaklarda olmak üzere bütün üyeleri 5 parmaklı.

Ortak özelliklerini çok daha fazla artırabiliriz. Birde farklı özelliklerine bakalım.

a) İnsanın diğer canlılardan farklı en önemli özelliği olarak kuyruğu yok ve tüyleri diğerlerine göre çok daha az.

b) Tavuk penguen ve timsah yumurtayla çoğalırken diğer canlılar doğuruyor. Ancak üreme şekilleri benzer biçimde.

c) Tavuk ve penguenin derileri kuş tüyüyle kaplıyken timsahın derisi çok kalın ve sert, balinanın tüyleri olmayıp suda yüzmesine elverişli ve kalın, timsahın derisi sert ve kalın, köpek, aslan ve ayının derileri yoğun şekilde tüylerle kaplı, insanınsa derisi hafif tüylü ve çok ince.

d) Tavuk ve penguenin ağızlarında gagaları var, dişleri yok, diğerleri dişli

e) Tavuklarda sindirimi kolaylaştırmaya yarayan taşlık var. Diğerlerinde yok.

f) Tavuk ve penguenin üst kısımdaki üyeleri kanat şeklinde. Balinada bütün üyeler yüzgeç şeklinde. Timsah, at ve köpeğin dört üyeside ayak şeklinde olup atın ayakları kalın tırnaklı. Ayı ve insanın ön üyeleri el arka üyeleri ayak şeklinde

Belki ayırtedici özelliklerde biraz daha artırılabilir. Genel olarak farklı özellikler de bunlar.

Şimdi bu özelliklere göre düşünelim. Eğer evrim hiç olmadı dersek öncelikle bugün yaşayan tüm canlılar yüzbinlerce yıl önce de aynı özelliklere sahip olmaları gerekirdi. Ancak bulunan fosiller sürekli bir değişimin olduğunu gösteriyor. Yüzbinlerce yıl önce yaşamış hayvanların ve dinazorların bugün aynı şekilde olanlarına rastlanmadığı gibi şimdiki canlıların aynılarından da geçmişte rastlanamıyor.

İklim, doğa şartları ve beslenme gereksinimleri canlının ihtiyaçları doğrultusunda vücudunu da etkisi altında bırakmış ve canlının isteği ve haberi bile olmadan değişime yani evrime zorlamıştır. Canlılar bulundukları ortamla veya alışkanlıklarıyla ve ihtiyaçlarıyla bazen bazı yetenekler kazanmışlar bazende bazı yeteneklerini unutmuşlar ve mahrum kalmışlardır. Bu da canlının başkalaşmasına yani evrimine neden olmuştur.

Yukarıda saydığımız ortak olmayan özelliklere baktığımızda ortak özelliklerin yanında çok da önemli olmayan farklılıklar içermektedir. Deri kalınlıklarının farklı oluşu, bazılarının tüylü bazılarının tüysüz oluşu, bazılarının gagalı bazılarının dişli oluşu iklim koşulları ve yeme alışkanlıklarıyla ortaya çıkan özelliklerdir. Bu özellikler bütün canlıların deri sahibi olmasını, ağız sahibi olmasını, ağızlarıyla yiyip midede sindirmeleri gerçeğini değiştirmiyor.

Öyleyse, hala evrim olmadı diyorsak Allah’ın bütün canlıları ayrı ayrı yaratmış olduğunu düşünmemiz gerekir. Yani, Allah, tavuğu da, timsahı da, atı da ve bunlarla birlikte milyonlarca cins canlıyı da topraktan yarattı, aralarında bir akrabalık bağı yok diye düşünmemiz gerekir. Allah’ın yaratma gücünü kesinlikle inkar etmiyorum. Hatta bu kadar çeşit canlıyı Allah’ın ayrı ayrı yaratmaya da gücü yeter. Ancak mantık dışı olan doğayı kanunlara bağlamış olan Allah’ın doğaya aykırı olarak yoktan tavuk, yoktan, horoz, yoktan aygır, yoktan beygir ortaya koyduğuna inanmaktır. Ve diğer mantık dışı olan olay hepsinin başlarının vücutlarının üst kısında olması, büyük çoğunluğu 4 üyeli, parmakları olanların kesinlikle 5 parmaklı (çizgi filmlerdeki gibi 4 parmaklı canlı istisna olarak bile yoktur), kalpleriyle kan dolaşım sistemlerine sahip, iç organlarıyla sistem olarak birbirine çok benzer durumdayken bunca çeşit canlı neden hep aynı özeliklerle yaratılmıştır? Haşa, Allah’ın yaşam çeşidi üretmek üzerine yeteneği mi yok? Bazılarında kalp olmasaydı ya, veya bazılarının bitkiler gibi ağızları olmasaydı da deriden beslenselerdi. Veya bazılarının 6 tane gözü olsaydı veya tek bir tane sırtlarında kulakları olsaydı. Veya kafaları üstten değilde göbeklerinden çıksaydı. Veya ağızları göbeklerinde, kulakları onuzlarında burunları da enselerinde olsaydı olmaz mıydı?

Hadi şimdilik canlıları bölelim ve hayvanlarla insanları birbirlerinden ayrı tutalım. Milyonlarca cins hayvan bir kalemde bulunsun ve evrimle meydana geldiklerini kabul edelim. İnsanı bunların dışında tutalım ve ayrıca yaratılmıştır diyelim. Peki neden bunca benzer özellik? İnsanın hayvanlara benzemesinin, onlara ihtiyacı olmasının anlamı nedir? Hani Allah her şeyi doğa kanunlarına bağladı demiştik. İnsanı ayrı yaratarak buna bir istisna mı yaptı diyeceğiz? İnsan kan pıhtısından yaratılmıştır. Doğrudur. Bence kan pıhtısından kasıt ta DNA’dır. Kur-an’ı Kerin’de  her şeyi olduğu gibi açık açık yazamayacağı çok normaldir. İnsan DNA’dan yaratılmıştır diyemezdi. İnsanlar henüz DNA’nın varlığından haberdar değillerdi. Hem buna benzer bir şekilde yazmış olsaydı insanların bir çokları için anlamsız olacaktı. Yine insan topraktan yaratılmış denilmektedir. Yani çansız olan maddeye Allah can vermiştir. Evrim teorisinin başlangıcıdır.

Ayrıca dün annesi babası olmayan, Dünya hakkında hayat hakkında hiç bir şey bilmeyen Adem ve Havva’nın gökten Zembil’le geldiğine inanmakta Allah’ın doğa kanunlarını uyguladığına inanmakla tezattır. Hem buna inanırsak Dünya’nın da dün yokken uzayın bu köşesinde bir anda ırmaklarıyla, dağlarıyla, tepeleriyle, çölleriyle ve kutuplarıyla pat diye kendisini Güneş sistemine oturmuş bir şekilde bularak ortaya çıktığına rahatlıkla inanabiliriz.

Hatta Dünya’nın tepsi gibi olduğuna, keçinin boynuzlarının veya kaplumbağaların üstünde durduğuna da rahatlıkla inanabiliriz.

İslam sadece ve sadece mantık dinidir. Sizi inançlarınızla başbaşa bırakıyorum. Aklınız ve mantığınız neye izin veriyorsa ona inanınız.

Saygılarımla,

Ertunç Alpman

 
Toplam blog
: 42
: 1605
Kayıt tarihi
: 06.09.11
 
 

20. yüzyılın 2. yarısında bu dünyada doğdum. Eğer layık görürseniz insan diyebilirsiniz bana. Yük..