Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '08

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Az gittik uz gittik- 2. bölüm

Az gittik uz gittik- 2. bölüm
 

"RESİM:BANA AİT" "KALEDEN GÜZEL SİNOP"


“Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma”

Denize tutunan bir şehir, Sinop.

İlk durağımız o tarihi cezaevi. Şimdilerde müze haline dönüştürülen bu taş bina bahçesine girdiğimiz andan itibaren tüylerimizi tek tek ediyor. Hele zindanlar… Rutubet kokusu genzimizi yakıyor. Duvarlar kabarmış nemden. Harita gibi girintili çıkıntılı sarımsı duvarlar. Nemden kabaran zeminlerin renkleri alacalıbulacalı...

Anlatıyor görevli bayan. Mahkumların yarım ekmek hakkı varmış. Bu ekmekle önce fareleri doyurmak zorunda kalırlarmış, bir yerlerini kemirmesinler diye. Zaman zaman lağım taşarmış, su basarmış bu zindanları ve yarı bellerine kadar su içinde kalırmış mahkumlar.

Kimler gelmiş kimler geçmiş buralardan… Pek çok tanıdık isim var. Sabahattin Ali mesela. Mesela Refik Halit Karay. Merdivenlerden yukarı tırmanıyoruz. Koğuşları görmek için. Kocaman kocaman koğuşlar acaba kaçar kişi kalıyorlardı ki buralarda.

Parmaklıklar Ardında dizisinin çekim mekanlarını görüyoruz kapalı kapıların küçük pencerelerinden. Dekorlar kilitli şimdilerde iki koğuşta.

Sabahattin Ali’nin o meşhur şiiri, “Aldırma Gönül” asılı, kaldığı koğuşun duvarında. Bir garip oluyor insan düşündükçe. Öyle ya bizim turist olarak gezdiğimiz bu mekanda, kimler neler yaşadı.

Çıkıyoruz cezaevinden… Biraz ilerlediğimizde denizi gerebiliyoruz az da olsa ve pek çok güvercinin kanat çırpışına tanılık ediyoruz.

Bir sonraki durağımız Sinop Kalesi.

Kaleye çıkmadan önce tekne maketlerinin satıldığı bir mağazaya giriyoruz. Birbirinden değişik, birbirinden güzel maketlerden alıyoruz yakınlarımıza hediye etmek için.

Olağanüstü bir manzaraydı karşılaştığımız Kaleden bakınca… Sinop ayaklarımızın altındaydı adeta. Panoramik olarak resmini çekiyorum gözlerimle, zihnimde saklamak üzere. Görmek lazım tek kelime ile. Denize daha yakın olabilmek adına muhteşem maviliğin hemen karşısındaki çay bahçesinde içtik buz gibi sodalarımızı. Başımı sola çevirdiğimde İzmir’i, Kordonboyunu, hatırlattı bana Sinop.

Hamsilos fiyordundayız daha sonra. Cennette miyim diye düşünmeden edemiyorum… Akşam çökmek üzere Sinop’a. Deniz çarşaf gibi durgun. Yemyeşil ağaçların arasından seyrediyoruz güzelliği. Hava sıcak hala. Meşrubat ikram ediyor tur operatörümüz, yudumluyoruz manzaraya karşı.

Bembeyaz bir fener var İnce Burun’da. En ince noktasındayız Sinop’un, inanabiliyor musunuz.

Diyojen Otel’de indirdik midelere balıkları, deniz manzarasına karşın. Müzisyen arkadaşın birbirinden güzel parçalarına eşlik ettik uzunca bir süre. Doyamadık yine de Türk Sanat Müziğine.


29.06.2008

........................

DEVAM EDECEK...

 
Toplam blog
: 755
: 776
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..