- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Aziz Nesin ne derdi megaköy seline?

Ali Nesin hüznün neresinde?
Çağdaş Türk gülmece yazını deyince, usa gelen ilk ad kuşkusuz Aziz Nesin’dir. Şiirleri, öyküleri, romanları, oyunları, köşe yazılarıyla gülmece yazınımıza nice yapıtlar kazandırdı. Güldürdü, düşündürdü.
“Ben bir simyacıyım, gözyaşlarımı gülmeceye çevirerek dünyaya sundum” sözünün eri ve “Çağımızın Nasrettin Hocası” oldu. “Toplumcu düşünceyi kitaplardan çok yaşamın acı deneylerinden öğrenen, bu acı deneyleri okurlarını güldürerek paylaşan, onları düşündüren” Aziz Nesin ne yaşarsa onu yazan, baskı, acı ve çileyle geçen yaşamını “gülümseten öfke”yle simgeleyen bir adresin de sahibi oldu hep.
Yazarlık serüveni yapıtlarının içeriğiyle örtüşerek, onu evrenselliğe taşır. Onu seven, öykülerini okuyan, oyunlarını, filmini izleyen halk, ne zaman komik bir olayla karşılaşsa, “Tam Aziz Nesinlik olay” demekten kendini alamaz.
Ben Aziz Nesin adıyla 1960’lı yılların başında Ceyhan’da ortaokul öğrenciyken tanıştım. Zübük adında bir gazete çıkarıyordu. Teyzem oğlu Zafer Can bir Aziz Nesin tutkunuydu. Her hafta alırdı Zübük’ü. Aziz Nesin o gazetenin tek başına yazarıydı. Ne büyük heyecanla, keyifle okurdum Zübük’ü. İzmir’de TRT’de habercilik görevini yaparken de bir kez basın toplantısını izlemiştim. O kadar. Yıllar sonra Sivas yangınından kurtulan Nesin, 1995 yılında İzmir Çeşme’de bu dünyadaki yaşamına son noktayı koyacaktı.
120’nin üzerinde kitap yazan, yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül kazanan Aziz Nesin, 1972’de Nesin Vakfı’nı kurdu. Türkiye’de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, oynanacak oyunlarının her türlü telif haklarını bu vakfa bıraktı. Bu vakfın amacı “ her yıl alınacak dört kimsesiz ve yoksul çocuğu, ilkokuldan başlatarak yüksek okulu, meslek okulunu bitirinceye, ya da bir meslek edininceye dek, her türlü gereksinimlerini sağlayarak barındırmak, yetiştirmek” oldu.
Aziz Nesin’i durup dururken niye andım? Geçtiğimiz günlerde Trakya’da, İstanbul’da 31 kişinin yaşamına mal olan, o korkunç seli unutmadık. İçimiz yandı olanlara, ölenlere. Medyadan, televizyonlardan bol bol söylev dinledik, izledik. Herkes birilerini suçladı, birilerine çamur attı. Ölenler öldükleriyle, ölenlerin yakınları acılarıyla kaldı ve ateş hep düştüğü yeri yaktı!
Su baskınında Aziz Nesin’in “Vakıf” binaları da çok büyük zararlar gördü, yaralar aldı. Haberi okuyunca, fotoğrafları görünce, cız etti yüreğimiz. Aziz Nesin’in büyük özveri, emek, çabayla kurduğu ve bugüne dek topluma yararlı gençlerin yetişmesine olanak sağladığı bu güzel Vakıf sıkıntı yaşamıştı. Kim bilir Aziz Nesin sağ olsaydı, bu durumu kendine özgü nasıl yorumlar, neler söyler, nasıl “gülmece”ye çevirirdi. Ama oğlu Ali Nesin de dostlarına, basına, Aziz Nesin sevenlerine ve kamu oyuna gönderdiği mektubuna “Kötümserliğe kapılmaca yok.” diye başlamıştı.
Üyesi olduğum Edebiyatçılar Derneği tüm üyelerine olduğu gibi bana da geçmişti bu iletiyi.“Hayat bir mücadeledir. Bu sel felaketini de bu mücadelenin bir parçası olarak değerlendirip eski günlerimize dönmek için canla basla, aşkla şevkle çalışacağız. Eskisinden daha da güzel bir vakıf yapacağız.” Bu sözleri eden Ali Nesin, Vakfın gördüğü zararı da bölüm bölüm vermiş.
Vakfın binaları sular altında kalmış, onlarca dönüm tarla balçık tarlasına dönmüş, tiyatro salonu tanınmaz hale gelmiş. “Çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, kurutma makinesi, buzdolapları, fırınlar, soğutma depoları, kalorifer kazanı... Medeniyet namına ne varsa yok oldu.” diye de eklemiş Ali Nesin.
Sanatçı Evi perişanmış, Aziz Nesin’in on binlerce liralık kitapları mahvolmuş, gene Aziz ustanın yıllarca biriktirdiği gazete koleksiyonları da hamur durumuna gelmiş. Ali Nesin gene de karamsarlığa kapılmıyor.İki teselliyi de paylaşıyordu okuyanlarıyla.Birincisi çocuklara, çalışanlara bir şey olmamış. İkincisini de şu sözlerle iletmiş: ”Aziz Nesin’in bütün arşivi kurtarıldı. Çocuklarımızın ilk aklına bu notlar gelmiş. 3000 dolayında dosya... İnanılmaz bir sürat ve imrenilecek bir işbirliğiyle çocuklar bütün dosyaları su basmadan kütüphaneden ikinci kata çıkarmışlar.”
Nesin Vakfı bunca yıkımı, zararı nasıl karşılasın? “En zor zamanlarımızda hep yanımızda olan sizlerden bütçenize göre bir katkı bekliyoruz.” diyor dostlarına, Aziz Nesin sevenlere.
Bilgisunar (internet) aracılığı ile bağış yapacak, katkı sunacaklar için: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php. adresi verilmiş. Dileyen okur, yazar, Nesin severler için de banka hesap numaralarını www.nesinvakfi.org öğrenebilirlermiş.
Umalım, dileyelim böylesine üzücü, kederlendirici, içimizi yakıcı olayları yaşamayalım.İnsanlarımız ölmesin. Yıkımlar, yok oluşlar ortaya çıkmasın. Demeç vermek, söylev çekmek yerine, doğru, tutarlı, akılcı işler becerilsin.