- Kategori
- Futbol
Aziz Yıldırım: Tek suçum, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak.

“Tek suçum, F.Bahçe'yi şampiyon yapmak. Bunun cezası varsa ben çekerim. Ama şampiyonluk F.Bahçe'den alınamaz. Herkes, olayı yanlış yerden görüyor. Bu, F.Bahçe olayı değil. Türk futbolunu ele geçirme mücadelesi. 19 maç nasıl 13'e indi? Şike için sahaya bakılsın. 'Şike var' denen 5 maç incelensin. Fakat kendisinin tertemiz olduğunu iddia edenler de dikkat etsin!”
Akşam gazetesinin bugünkü sayısında Metris'te yapılan bir ropörtaj...
“Arada cam bölme olan” bir ortamda, “telefon ahizeleriyle” yapılan görüşmede, hattın bir ucunda gazeteci özgür İsmail Küçükkaya, öbür ucunda Fenerbahçe Başkanı tutuklu Aziz Yıldırım var.
Yukarıdaki sözleri, Aziz Yıldırım’ın ağzından İsmail Küçükkaya aktarıyor.
Aziz Yıldırım, son cümlesiyle bir “uyarı” yapıyor.
Kimlere mi?
Bunu anlamayan varsa, futboldan anlıyorum, dememeli...
Aziz Yıldırım, “onurlu”, “dik duruş” sergiliyor.
*****
İsmail Küçükkaya, Aziz Yıldırım’la görüşmeye başladığı dakikalarda Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu da toplanmış/tı. Aziz Yıldırım, bu toplantıya gönderme yapıyor, “Ne olacak?' diye Küçükkaya’ya soruyor.
Yanıt mı?
Sözü Küçükkaya’ya verelim:
“Konsantrasyonunu görüyor musunuz? Aydınlar'ın istifada ciddi olduğunu ama kulüp başkanlarının destek açıklaması yaptıklarını söyledim. Eliyle önemsemediğini gösteren bir hareket yapıp 'Hikaye o' dedi. Dün anladık ki Yıldırım, gelişmelere de çok hakim...”
İsmail Küçükkaya soruyor:
“58'inci madde değişikliğini neden istemediniz?”
Aziz Yıldırım:
“Suçu, Fener'in üzerine yığacaktı, Trabzon ve Beşiktaş'ı kurtaracaktı. 58'i değiştirip puan silmeyi getirme Fener'in intiharı olurdu.”
Aziz Yıldırım, UEFA “sopa”sını göstererek, kamuoyunu korkutanlara gönderme yapıyor:
“Federasyon ve Galatasaray boşuna korkuyor. Avrupa'da bir sorun çıkmaz. Bu korkuyu kendi kendilerine çıkardılar. Ben 2006'da, belki de 2005 sonunda Mehmet Ali Şahin bakandı, onun başkanlığında herkesin gözü önünde şikeden şikayet etmiş bir adamım. 'Şampiyonluğumu elimden alıyorlar' diye isyan ediyordum. Bunlar unutulmasın. Şimdi bizi asanlar önce kendi kulüplerine bir baksınlar. Son sözüm bu.”
*****
Kendisinden rapor saklandığını aylar sonra anlayan Mehmet Ali Aydınlar’ın kendisini bilgilendirenlere güvenerek Fenerbahçe’nin “suçlu” olduğuna inandığını Aziz Yıldırım’ın ağzından öğreniyoruz:
“Bütün spor camiası 'ya suçluysa' diye bakıyor. Kimse 'ya suçu yoksa ya masumsa' diye sorgulamıyor. Ben masum olduğumu söylüyorum. Hastaneyi ziyarete geldiğinde Mehmet Ali Bey'e de (Aydınlar) dedim, 'bir şey yok'. Ama o 'var' dedi. Bana inanmadı."
Gelişmeler, Mehmet Ali Yıldırım’ın kimlere güvendiğini, ama aldatıldığını, içeriden vurulduğunu gösteriyor.
*****
Küçükkaya’ın, görüşme öncesinde, “Aziz Bey nasıl?” soruna cezaevi müdüründen aldığı yanıt, Fenerbahçe camiasının Aziz Yıldırım’a niye sahip çıktığını göstermeye yeter:
“İlk günden bu yana aynı, duruşunu hiç değiştirmedi. Sağlam karakterliymiş.”
İsmail Küçükaya da Aziz Yıldırım’ı çok iyi görüyor.
Görüşmede, Aziz Yıldırım’ın üç kez yinelediği “Fenerbahçe, Atatürk'ün takımı ve öyle kalacak.” cümlesinin taşıdığı anlamı da unutmamak gerekiyor.
Merak edilen, “söz savunma”ya geldiğinde söylenecekler.
“Henüz pandoranın kutusu açılmadı.” diyen Aziz Yıldırım’ın yapacağı savunmayı kim merak etmez ki?
TURGUT ÇELİK/ Mersin