​ Baba şefkati mi? Dede disipilini mi? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '08

 
Kategori
Futbol
 

Baba şefkati mi? Dede disipilini mi?

Baba şefkati mi? Dede disiplini mi?
Herkese iyi bayramlar... Ama özellikle çocuklara...

Okul korkusunu çocuğa şefkat göstererek yenin. Bunu uzmanlar söylüyor. Bir korku varsa bir endişe bir hata yapma onu şefkat göstererek yardım ederek paylaşın ve bu korkuyu giderin. Şefkat sözlükte acıyarak ve koruyarak sevme, sevecenlik olarak tanımlanır. Kökeninde sevgi merhamet ve yardım duyguları vardır. Disiplin ise yasa ve kurallara uyma uygun davranma niteliği.İstemiyerekte olsa bu kurallara uyulmaması durumunda yaptırımlar ve cezalar söz konusudur. İki kelimeyi yan yana koyduğumuzda şefkat bizde daha yumuşak daha insancıl ve karakterimizde olmasını istediğimiz bir özellik olarak algılanır. Oysa disiplin daha katı daha sert ve uyulması zorunlu kurallar bütünü olarak. Bu nedenle içimizde disipline olmaya karşı içten içe bir mücadele olur.

Zico döneminde geçen iki sezonda futbolcular hep şunu söylemişti. Bize baba şefkati ile yaklaşıyor. Her sorunumuzla yakından ilgileniyor ve yeterli bir adalet terazisi var. Bizi sahada özgür bırakıyor. Onun bu rahatlığı bize olumlu etkı yapıyor. Doğal olarak bunun sonucu da oyuncular sahada bir telaş halinde değillerdi. Yeteneğine teknik adam tarafından güvenilen ve inanılan bir oyuncu kenara alınmak hata yapma korkusu olmaksızın mücadele ediyor yeteneklerini sergiliyor ve oyun disiplininden kopmadan arkadaşlarına da yardımcı oluyordu. Bu nedenle maçlar coğunlukla son ana kadar heyecanla izleniyor her an her şeyin olabileceği ümidi sizi oyuna, takıma bağlıyor seyir zevki heyecan ile birleşince üst seviyeye çıkıyordu? İstediğimizde bu değil miydi? Sevilla maçında maç 2-0 iken hangimiz ümidimizi kaybettik rakip Sevilla olmasına rağmen? Hangimiz 1-0 dan 2-1 geriye düştüğümüz Moskova maçında maçın aleyhimize biteceğini düşündü? Ya da İstanbuldakı maçta Chelsea ya yenileceğimizi düşündü? Üstelik Carlos son üç maçta oynayamayacak olmasına rağmen hep takımımızdan ümitli idik. Oyuncular bize her maçta olabildiğince mücadele ve maçı 90 dakıkaya taşıma heyecanı ile birleşen bir seyir zevki sunmadılar mı? Evet bu maçlar çok kötü de bitebilirdi? Ben heyecanımızdan ve takıma inanmaktan bahsediyorum. Oyuncuların kendine güveninden. Bu kendine güven gömleği üzgünüm ki FENERBAHÇE tarihinde yabancı maçlar da son 3-4 yıla kadar giymediği bir gömlekti. Oysa bir de Partizan maçını düşünün. Yine 2-0 geriye düştük ama kaçımızın inancı vardı. Porto maçında hangimiz puan alacağımızı düşündü daha maçın ilk 5.ci dakikasında? Neden? Oyuncuların bir çoğu geçen yılki kadrodan eksik. En önemlisi Deivid, sonra Aurelio. Ama geçen yıl da Carlos son maçlarda ve zaman zaman bazı oyuncuları sakatlık veya kart cezası nedeniyle bazı maçlarda oynıyamadılar. Bir yılda ne değişti?Oyuncuların özgüvenimi? Yetenekleri mi?

Değişimin en önemlisi elbette antrenör değişikliği ve onunla gelen anlayış. Daha ilk günlerde Sayın başkanın ki bence çok talihsiz bir açıklamadır, biz Luis'i disiplinli olduğu için getirdik. Geçen yıl bu disiplin olsa idi şampiyonluğu kaybetmezdik açıklaması idi. Bu bir başkan tarafından düşünülebilir, ancak basına yansıması ile oyuncuların üzerinde nasıl bir etki yapacağı malum. Üzerine birde Luis'in oyuncuları tanımadaki zamanın henüz geçememiş olması eklenince maalesef olumsuz bir başlangıç oldu. ZİCO ile ilk dönemde ve hatta hatırlayın Daum ile de ilk dönemde ligde ilk yarılarda hep geride değil miydik? Bunun nedeni yeni antrenörün takımı tanıması oyuncularını anlaması ve doğru şablonu buluncaya kadar geçecek zamanı kısaltabilme yeteneği ile ilgili.

Umuyor ve istiyoruzki bu dönem Luis ile kısa sürsün? Biz disiplin değil şefkat taraftarıyız. Luis' dende oyunculara şefkat göstermesini isteriz. Biliyorum ki onlara şefkat gösterilirse saygıdan dolayı zaten disiplin sorunu olmaz. Başarısızlıklar oyunculara cıkarılacak gibi görünüyor. Oysa asla onların yüklenmeleri gereken bir durum olmamalı. Daha önce onlar vardı. Bir SELÇUK bir DENİZ neden JOSİCO kadar alkışı haketmesin. Sorunu LUİS çözecek.Çözmeli.

 
Toplam blog
: 96
: 648
Kayıt tarihi
: 12.08.08
 
 

Karadenizliyim. İzmir' de yaşıyorum.  Dünyanın tek bir ülke  olduğuna inanarak  bütün insanların ..