Bağcılar Lisesi..! / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '07

 
Kategori
Haber
 

Bağcılar Lisesi..!

Bağcılar Lisesi..!
 

Bağcılar Lisesi, hani şu son dönemde gündeme oturan bir devlet okulu. Başkaları için bu haber ne anlam ifade ediyor bilinmez ama benim için önemi çok fazla. Çünkü benim tam altı yılım yani ortaokul ve lise yıllarım bu okulda geçti. O dönemde ortaokul ve lise kısmı ayrı değildi. Bizim büyük basınımız (!!!) böyle büyük bir olayı yakalayıp bu okulda yaşanan olayları gündeme getirince benim de bu okul mezunu olarak bir-iki şey yazmam farz oldu.

Bu okul benim dönemimde de çok zararlı şeyler yapardı. Bugün de aynı şeyleri tekrarladığını takip ediyorum. İmkanları kısıtlı olmasına rağmen bizim dönemimizde de birçok özel okulu geride bırakıp Istanbul' da dereceye girerdik. Sokak çetelerinin ortalıkta cirit attığı bizim dönemimizde okul yönetimi çok zararlı faaliyetler içine girerler ve gerektiğinde onlarla sokak ortasında kavga etmek pahasına bizleri onlardan korumaya çalışırlardı. Bugünde aynı senaryolar tekrarlanıyor; okul önlelerine tezgah kurmuş zehir tacirlerine izin vermemek için yine bu okul çok sakıncalı faaliyetler göstererek polisle iç içe çalışıyor ve onlara geçit vermiyor.

Bu okulun yaptıkları bununla da bitmiyor. Okul ve idarecileri bu kadar zararlı olunca yetiştirdiği bizler de haliyce çok zararlı insanlar oluyoruz. Bu millete zarar vermiş, bu memleketin kuyusunu kazmış, yediği ekmeğe ihanet etmiş öğrencilerine iki örnek benim arkadaşlarım Nedim ve Yılmaz. İkisi de herkesin türlü türlü oyunlarla araya insanlar koyarak köşe bucak kaçtığı Güneydoğu' ya asker olarak gittiler. Orada da çok zararlı işer yaptılar. vatanları için erkekçe çarpışarak şehit oldular.

Onlar canlarını verdiler, geriye kalan bizler de çok zararlı işler yaptık. Üniversitelerimizde derecelere girdik; onlarımız doktor, onlarımız mühendis, onlarımız öğretmen oldu. Şu an biz Bağcılar Lisesi mezunları zararlı faaliyetlerimize devam ediyoruz. Neşe, Özlem,Yeşim kimbilir nerelerde hastaları için birşeyler yapmaya çalışıyordur; Esenler-Bağcılar bölgesinde elektriğinizi sorunsuz kullanıyorsanız bilin ki bunun altında değerli can kardeşim Orhan' nın emeği büyüktür. Bunlar benim bildiklerim sadece.

Bir okul düşünün başarıdan başarıya koşmuş; imkansızları başarmış. Ama adı başarılarıyla gündeme hiç gelmemiş. Bir basın düşünün gençliğin uyuşturucu, alkol, sigara, ruhsal problemler, ailevi sorunlar, sınav sistemi yanlışları vb.. birçok problemi olmasına rağmen bunları hiç gündeme taşımamış, bunları normal, olağan şeyler olarak görmüş. Ve bir ayıp düşünün sadece dini ibadetini tenüffüs arasında tamamen özgür iradesiyle yerine getirmeye çalışan birkaç gencin bu davranışını sanki bir suçmuş gibi gösterilmeye çalışılmış.

Yapılmaya çalışan tam olarak nedir? Biz değil miyiz Nene Hatun' larla öğünen. Peki Nene Hatun' un gücü, bu yürekliliği nereden gelmiştir. İmanından ve inancından. Peki bizler namaz kılan genç kızlarımızı birer suçlu gibi gösterek nasıl yeni Nene Hatun' lara sahip olacağız. En zor koşullarda bir dünya düşman başımıza üşüşmüşken din uğruna, vatan uğruna, bayrak uğruna "ALLAH ALLAH" diyerek, Yüce Önder' in bile şaşkınlığına neden olacak ve:

"Ya RAB bu ne hikmettir. Siperler arası 8 metre, yani ölüm kaçınılmaz. Buna rağmen tek bir kişi geri adım atmıyor. Kuran-ı Kerim bilinler Kuran okuyor, bilmeyenler dua ediyor."

dedirtecek kadar sağlam bir imana sahip bir gençlikle bu savaşlardan galip çıkmadık mı. Avrupa' da din eğitimini özellikle kiliselerden gelen rahipler vermekte ve devlet gençliğine dini sevdikmek için elinden geleni yaparken bizde ki bu anlamsız kinin açıklaması nedir? Gençlerimizi dini değerlerinden uzak tutarak, bu toplumun elindeki en önemli gücü yani iman gücünü elinden alarak kimler ne kazanacak burayı tam çözebilmiş değilim. Ancak kesin olan birşey var ki burada kazanan bizler olmayacağız.

Açık olan bir gerçek var ki ilerleyen dönemde bizleri çok kolay günler beklemiyor. Er veya geç birilerinin topraklarımız üzerinde bu kadar planı varken kendimizi bir varolma savaşının ortasında bulacağız. Artık savaşlarda teknolojiler ön plana çıkıyor ve bizim de ülke olarak son birkaç asırda teknoloji üretmediğimizi herkes biliyor. Savaş uçaklarımızın kimin teknolojisi olduğunu biliyoruz. Hatta tanklarımızı ile başka ülkeler modernize ediyor. Sözün özü olası bir savaşta yaklaşık son 200 yıldır olduğu gibi bizi sahip olduğumuz teknoloji değil, sahip olduğumuz inancımız ve imanımız kurtaracak.

Peki o da yoksa ne olacak?????

Hoşcakalın..!
 
Toplam blog
: 410
: 3283
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..