​ Bakanlar yapanlardan çok konuşur. / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Bakanlar yapanlardan çok konuşur.

Bakanlar yapanlardan çok konuşur.
 

Ha çok konuşan, ha papağan. İkisi de çok ama boş konuşur! Önemli olan iş yapman. kendine yeten olman


Evet. Aynen öyle güzel okuyucum. Bakanlar, her zaman yapanlardan çok konuşur; her nedense bu güzel ülkede güzel okuyucum. 

Diyelim ki, evinle, yuvanla ilgili bir gereksinimini, bir işi kendin yapmaya çalıştın. Çünkü hem elinden iş geliyor. Yani beceriklisin. Hem de kendin yapabileceğin badana işi için boya ustasına para vermeyerek aile bütçesi adına da tasarruf yaptın. Hem kendine yeterliliğin için kendini kutladın. Hem de dilediğin şekilde boyayarak evini belki de güzelce stres attın. 

Gel gelelim... Sen, boya badana işinle ilgilenirken kendi gönlünce, bu uğraşını gören; başta komşun, eşin dostun, hısmın, akraban olmak üzere, ağzı olan herkes konuştu değil mi? " car... car... car..." Kimse işin ucundan tutmadı. Ama herkes konuştu. Herkes akıllar, fikirler ihsan etti değil mi? Sanki senin aklın sana yetmezmiş gibi. 

Emin ol ki, müşkil bir konuda dara düşsen, " Ne yapayım? Nasıl çıkayım bu işin içinden? " diye akıl danışmaya, fikir almaya kalksan aynı kişilerden, alacağın cevapları ben sana söyleyeyim en kestirmesinden: 

- Aaaa, ııı, eee 

- Ne yapsan? vallahi bilmem ki canım. 

- Yok, yok ... Sen bu işin içinden çıkamazsın. 

- Halledemezsin işte! Ne inat edip duruyon kuzum? 

- Senin boyun o işleri çözmeye yetmez. 

- Amannnn! Her işi de sen mi çözücen? Bırak; o iş de çözümsüz kalsın!!! 

- Dert ettiğin şeye bak şimdi. Bi hal çaresine bakarız. Boş ver şimdi sen o işi. 

Ama, gel gelelim... Kendi evinin duvarını boyamanı bile senin keyfine bırakmaz o çok bilmişler! 

- Ne uğraşıyosun canım? Ver şurdan bir boyacı ustasına 300 - 500 lira ( Parayı kendi vermiyecek ya nasıl olsa!) olsun bitsin 

- Yok canım sen o odaları gök mavisine değil, yavru ağızına( O nasıl bir renkse?!!) olmadı; şampanya rengine boya! 

- Neee? Plastik boya mı yapıcan? Olmaz şekerim. Saten boya yap sen. Hani su bazlı, kokusuz olan falanca marka var ya, onu kullan emi canım boyanı yaparken. ( Aynı kişiye yaaa! Bu ülkede üniversite mezunu işsiz pırıl pırıl gençlerin hali n'oolcak? diye sorsan; tarlasında kendi halinde çalışırken önüne ufo düşmüş garibim köylü gibi, dehşet ve korkuyla bakar yüzüne.) 

- Canım bu kadar işin gücün arasında icat çıkarma şimdi. Evi boyamak da nerden çıktı? Boşver seneye boyarsın. 

- Sen kiracısın. Her sene evi boyayıp da ne yapacaksın? Bırak ev sahibi boyasın. Ya da illa sen boyayacaksan, ev sahibin bu ay kira almasın. 

Bana sorarsan güzel okuyucum, sen her ne yapıyorsan aynı şekilde yapmaya devam et. Çünkü sen de, ben de çok iyi biliyoruz ki, bu ülkede seninle ilgili bir şeyi, en iyi senden başka herkes senden iyi bilir. Bir sen bilmezsin kendini; haddini!... 

Bazen senin yerine boyacı, bazen kaportacı, bazen de tesisatçı oluverirler. Gideceğin filmi de, seçeceğin yemeği de senden iyi bilirler. Alışveriş yapmaya da sakın kendi başına gitmeye kalkma haaa! Ayakkabı almaya komşun Ayşeyle, takım elbise almaya arkadaşın Önder'le, eve mobilya almaya da kayınvalidenle git olur mu? Sonra yanlış yaparsın mazallah! İşin gücün yoksa millete laf anlat! 

Tecrübeyle sabittir güzel okuyucum. Bu toplumda, bu güzel ülkede bakanlar, yapanlardan her zaman daha çok konuşurlar. O yüzden, sen boşver onları. Kendi dalgana bak. Yap seçimini. Yaşa keyfini. Bu hayat senin. Kendin için iyiyi de, kötüyü de en iyi sen bilirsin. 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..