Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '17

 
Kategori
Estetik / Güzellik
Okunma Sayısı
143
 

Bakımlı Erkek Kadının da hakkıdır!

Bakımlı Erkek Kadının da hakkıdır!
 

inat etme, bakımlı erkek ol.


Konu adı: Kıllarımızın bakım üzerindeki yeri ve önemi :))

Zannediyorum ki mağara insanlarının hemen torunları hatta onlar daha ölmeden önce saçlarını şekillendirmeye, kafalarında inatla uzayan bu kıllara anlamlar yüklemeye başlamışlar bile...
 
Tabi ozaman besinler organiğin atası, hava sadece oksijenden oluşuyor... öyle karbondioksit, asal gazlar falan yok, hatta düşün azot bile yok... Hava sadece oksijen. Yersen.
 
Bu arada tabi genetiğimizle de oynanamamış, yeniyiz, sıfır kilometreyiz. RNA, MNA çelik gibi... 
 
Saçlar kalın, gür ve sağlam... Genetik dökülme daha doğmamış... saçları en çok taşımacılıkta kullanıyoruz o sıra, hani hatırla şu hiyerogrifleri; kadın taşımacılığı. :)
 
Hemen arkasından medeniyet taşımacılığa gelmiş tabi, kıllarımıza cinsiyet yüklemişiz, sosyokültürel anlamlar yüklemişiz, meslekler, siyasi düşünceler neler neler... Kıllar aşağı doğru bakarsa milletine, yukarı doğru bakarsa devletine...
 
Yaşadığın yüzyılda kime baba diyorsan, o kıllar onun peşinden uzuyor anlayacağın. Meslekleri unutma! Onlarda kılların şekillerinden nasibini almış elbet, kıllarının şeklinden dinlediği müziği çıkartıyorsun adamın...Tabi seneler çabuk geçiyor. Genetiğimiz hemencik bozulmuş zaten, birde hormonların etkisi var. O testosteron değil mi o güzelim saçlarınızın dökülmesine sebep olan. Kel adamsa hormonları güçlüdür ondan hikayeleri. Çok üzgünüm biraz avuntu bunların hepsi. 
 
Zaten o hormonun o saç kökünün nasıl etkilediği tam çözülse, kalıcı saç dökülmesi sorunu ortadan kalkacak onu bulamadılar o ayrı... ama olay sadece androjen hormonunun fazlalığı değil aynı zamanda saç köklerinin de buna dayanıksız olması gerekiyor. Az da olsa etkileyeceği varsa etkiliyor yani kandırma kendini... 
 
Gençlik dönemi, herşey gibi kıllara yüklenen anlamlarda okadar başarılı olamıyor. Hele günümüzde kenarlarını kazıtıp turuncu boyatanlar bile var. Jöleyle alnına doğru yalatanlarda... Olamıyor işte gençlik sonradan tüh diyeceğin bir sürü saçmalığı içinde barındırıyor. 
 
Sonra 30'lu yaşlarına geliyorsun. Bilgi birikimi belirli bir seviyeye ulaşmış, enerji tavan. Kendini ve gelişimini göstereceğin en iyi çağlar kapıda. Güzelim saçlarını en iyi bilgi birikimlerini dışa yansıtmak için kullanacağın o an geldi çattı. Artık kıllarınla ister siyasi kimliğini, ister müzik zevkini... hatta hangi mağaza da kahve içtiğini bile gösterebileceksin. Öyle deme, tam olarak böyle kullanıyoruz başka bi işe yaratamadığımız kıllarımızı. Sonra bir anda o acı gerçekle yüzleşiyorsun. Saçlarının gün be gün dökülmesi ve kelleşme...Yani en delikanlı çağlarında o saç telleri her gün banyo yerlerinde sevgilini deli etme görevi üstleniyor. Saç ekimi işte tam da bu noktada çok da mühim bir görev üstleniyor. 

Kadın bakışıyla neden saç ektirmelisin? Çünkü, dolgun saçlar sizi daha bakımlı ve yakışıklı gösteriyor. Çünkü tepesi açılmış saçlar sizi yaşlı gösteriyor ve karizmanızı alıyor. Ve en önemlisi ne biliyor musun? Özellikle bazılar "ben saç ektirmem ne gerek var ben mutluyum böyle" diyerek her sabah aynaya bakıyor ve senelerce salak saçma ilaçlara deli gibi para döküyor. Bu işte en önemli sebep... Ektir kurtul yahu... Tabi şanslıysan çünkü herkese de yapılmıyor saçlar tamamen gidince nereden ektireceksin... Olmaz kıvırcık çıkmasın olmaz... zamanında ektir işte. 

Yani anlayacağınız kadınlar erkekler için çeşit çeşit şekillere giriyor da erkekler kadınlar ve kendileri için "kılını kıpırdatmıyor" ya işte buna deli oluyorum. :)

Kabul edin, iyi görünmek metroseksüel olmak istemeyen erkeklerin de hakkıdır 

Sevgiyle kalın... :) 

NOT: Erkek arkadaşımın saç ektirmeye karar vermesine yardımcı olduğu için https://www.sacekimleri.com/ sitesine teşekkürü ihmal etmemeliyim :)

NOT NOT: Şimdi sıra iyi bir merkez arayışında, herhangi bir önerisi olan??


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 180
Kayıt tarihi
: 23.01.17
 
 

Çok okuyan az konuşan, biraz yazar sıkıldıkça düşünen. Bazen söven, bazen öven. Gülümsemeyi özley..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster