- Kategori
- Deneme
Balıklama / Metaforik
Balıklama gidiyor her şey, anılar denizinde yüzen yüzene. Kimi anı dalıyor bir karabatak gibi birden çıkıp geliyor düşüme. Kimini unutuyorum o an, öylesine bakıyorum.
Salaş bir kafem var deniz kenarında. Orada otururum çokça. Çukurda bir yer. Orkestra çukurum diyorum ben oraya. Çok dinlendirici bir müzik var orada. Maystro belli değil. Dalgalar Re-minör, bazen si-bemol. Çeşitli frekansta sesler. Martılar çello, su kuşları keman. Kargalar akort bozma da uzman.
Seyrediyorum deryayı. Kah dalgalı kah dingin. O nasılsa içindekiler de ona göre.
Deryanın imparatoru bay balina çok uzaklarda. Terk etmiş çoluğu, çocuğu. Torunlarını bile yeri değil umurunda. Öyle vurdum duymaz. Kuzenler her boyi her renk çok değişik isimleri, farklı kültürleri, işlevleri. Kimileri baygındır birilerinei kimileri ucuzdur kefede. Düşünüyorum bu kafede, bunlarda bir ailedir diye.
Her biri seçmiş başka meskenleri. Kimi kuytularda, kimi bıçkın açık sularda. Yok birbirleri ile ilgileri.
Çoğalmayı pek bilirler. Sayı ile mi vermiş yaradan? Dök yumurtaları kalanlar yaşar.
Kimi hin oğlu hin uğraştırır ustayı, çok zokaları atlatır.
Kimi balıkçık çok saftır. Kanar bir ışık görse, olur ona buna meze.
İsimleri farklı olsa da aynı familya. Derya sabit. Onlar gidici. Zaten luzum yok birlikte olmalarına. Terekeleri mi var bırakacak.
Olsalar da olmasalar da nesiller oluşacak. Oradan buradan, yandan.
Sen akıllı balık ol, yaşa uzun zaman serin sularda.
Ne kadar yakalanmazsan o kadar kardasın.
Vira vira
Cahide Yormaz Öz/ Kimsesiz Hayaller kitabından