Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '07

 
Kategori
Dünya Şehirleri
 

Balkan rüzgarı

13.07.2007

İstanbul’dan AHL-THY 16.40 Sefer Sayılı Uçuşu İle BALKAN’LARA Yolculuğumuz başladı….

İlk Durağımız olan SKOPJE-ÜSKÜP’e 18.15’de geldik… Türkiye’den Rehberimiz Reyhan, Macedonia’da ise Yerel Rehberimiz Recail ile Balkan Serüvenimiz başladı!....

SKOPJE(Üsküp)

650.00 Nüfüsa sahip Üsküp

MacedoniaNüfus: 3.500

8.000 Türk Nüfus yaşıyor.

Para Birimi: Denar (1 Euro 60 Denar)

Macedon’inan Başkenti Üsküp.

Üç büyük kenti Üsküp-Monastır-Ohri olmak üzere, ve 17 Büyük Dağı var. Üsküp’e devam ederken bu dağlardan biri olan LÜBETEN dağlarının eteklerinden ilerliyoruz. Unesco koruması altında olan OHRİ Gölü’nün derinliği 287 M…

Macedonia Genel olarak Dağlık ve yeşili bol bir ülke.. 7 Kapılı Ülke diye anılıyor.

18.40 ‘da Otelimize geldik. Otel havaalanına 20/25 dakika mesafede. Butik bir otel VİP…

Hava sıcak. Odalarımıza yerleştikten sonra şehir turu için ekiple beraber otobüs yolculuğumuz yeniden başladı..

Vip Otelden çıkınca cadde üzerinde, Tv Binası, Kril Üniversitesi (Kril-Metodil kril alfabesini bulan iki kardeş), Mahkeme, Vardar Ovası(Burada tabikii “Vardarovası şarkısı söylenerek geçildiJ ), Kütüphane, Üsküp Kalesi, Davutpaşa Hamamı, 13 Gözlü Taş Köprü (osmanlı’dan kalma bizim Uzunköprü’nün benzeri), İsliham Parkı ve Parlemento Binası ile devamında Üsküp Old Çarşısı.. “Killi Metodil Kilisesi”

Üsküp’te ilk gecemizde Yerel Müzik Yapan çok hoş bir restaurant’a gittik. Her şey mukemmeldi, yöresel yemeklerinden tadıp yine üsküp birası ve tabiki Japon turistlerin katılımıyla güzel bir gece yaşadık. Halaylar çektik, müzik yaptık.. İlk günümüz ve ilk gecemizden Turumuzun güzel geçeceği belliydiJ)))))

-Osmanlının Eserleri ve İzlerini halen taşıyan; Alaca Camii, Batık Minareli Camii 60M ve 169 Basamaklı, Balaban Camii, Telgrafhane ve Kosova Sancaklarını geçerek Kale’ye geldik.. Kale’den Üsküp’e bakış muhteşem. Ünlü Şairimiz “Yahya Kemal Beyatlı’nın da doğum yeri olan Üsküpte Yahya Paşa camii, Yahya kemal müzesi(dıştan gördük) (Tabikiii Resim çektikJJ)

“KAPAN HAN” ‘a geldik öğlen sularında. Hanın girşinde buraya özgü meşhur yemeği olan “Güveçte Kurufasulye, şuşka biberi yedik. “TU GAZA JUG” (Güneye Özlem demek) Bunlar iki Kardeş ve Şairlermiş. Ayrıca yine buraya özgü bir şarap adı Tu Gaza Jug (Eh bilahare tadına baktık tabiikii nefisJ)))

Son kez 13 Gözlü Taşköprü Vardar nehri üzerinde Resimler çekerek Saat 13.00 Artık Üsküp’ten ayrılıyoruz…

Good Bye “SKOPJE”….G.Karadar

14.Temmuz 2007 Cumartesi

Kalkandelen (Tetova) Ohrid (Struga)

Dere ve dağların paralel gittiği müthiş doğal güzelliğe sahip bir yere geldik… “MATKA KANYONU”… Burada uzun bir süre dinlendik, dere kenarında resimler çektik…. Saat 15.00 gibi otobüs geldi ve OHRİ’ye gitmek üzere yola çıktık….Akşam üzeri otelimize ulaştık.. kısa bir dinlenmenin ardından kaldığımız yerden turumuza devam ettik.

15.07.2007 Pazar

İlk Durağımız olan “BİTOLA” ya geldik. Burada;


Saat 10:25 “BİTOLA” manastırının olduğu bölgeye geldik Heraklia Antik Kenti 3 Ayrı Dönemi teşkil ediyor. “Makedon-Helen ve II.Philip” .Antik Kent 7 Bölümden oluşuyor. Bu manastırı M.Ö. 4.yy da İskender’in babası Philip inşa ettirmiş. Ve “Linkustis“ ismini almış. Heraklia Antik Kenti 40 Hektar alan üzerine kurulu 35.000 İnsan yaşıyor. Burada gördüğümüz Hamamlar, II. Ve IV.yy. da Romalılar tarafından yapılmış ve Zenginler kullanıyor (Tarihte her zaman zenginlerin gücü burada da görülüyor) ayrıca kiliseler, muhteşem mozaik karolar ( maalesef artık mozaiklerin çoğu gitmiş durumdaydı).. Bu mozaiklerde “Cennet-Cehennem” anlatılıyor figürlerle.. Geyik simgesi: hayatı, balıklar: okyanus hayatını, kuşlar:hava hayatını, Tavuskuşları: Ölümsüzlüğü simgeliyor …Ayrıca Burada “MISIR ve HİNDİSTAN” dan (!) Gamalı Haç Çıkmış. Ama “HİTLER” bu gamalı haçı KÖTÜYE kullanmışlar simge olarak..

M.Ö. 2.yy da Romalılar ve ardından Macedonlar geliyorlar. O zaman Macedonlar 1.Savaşı 3. ve 5. en büyük savaşı Persler ile yapmışlar. 5.Philip’in oğlu Perslilerle savaş çıkarıyor. Osmanlı Döneminde 1.Dünya savaşından sonra Macedonya ayrılıyor. 3.yy. da Güney ve Batı olmak üzere… İlk dönemde Hıristiyanlık Sonrasında ise Müslümanlık başlamış.

330 Yılında MİLAN anlaşması ve Constantin anlaşması yapılmış ve o anlaşmadan sonra Rimnililer Dini serbest bırakmışlar.

4.yy ikinci yarısında, Maceristan’dan Atilla (büyük hun imparatoru diye anılır) diye geliyorlar ve her yeri yıkıp kül ediyor oradan sonra da Greec’e gidiyorlar..

RESNE”ye gelmiş bulunuyoruz. İlk Durağımız “Resneli Niyazi Paşa Konağı”. Kendisi 19.yy başlarında yaşamış Valilik yapmış bir zat. Bey’in İlk burada yaşadığı evi ve bugün ise restore edilerek müzeye çevrilecek konağı görüyoruz. Niyazi bey, bu konağı Paris’te çok beğendiği VERSACE Sarayının minyatür şekli olarak yaptırıyor o dönemde. Resneli Niyazi Paşa Tiran’a giderken DRAÇ Limanında suikaste uğruyor Arnavut Çeteciler tarafından Öldürülüyor.. Resne ayrıca Delişes Elması ile meşhur bir yer ve “Kaliçila “dağları var…

1518 Yılında en büyük Deprem oluyor. 6. yy sonu 7.yy başlarında bu kasabalar yok olmuş. Sonra, Slovenler geliyor ve ondan sonra da Slavlar –Macedonyalılar evlilikler yaparak artık iç içe yaşamaya başlıyorlar. Bu aileler Bugün Monastırda yaşıyor ve Osmanlının gelmesi ile kasabanın adı MANASTIR oluyor.

Saat: 11:35 Şimdi de “ATATÜRK”ümüzün Öğrencilik yıllarını geçirdiği “Monastır Lisesi”ndeyiz. Buranın 1.Katı Sanat Eserleri olarak, 2.Katı ise ATAMIZA ait Türkiye’den gelen eşyalar ile donanmış. Atamıza ithaf edilmiş 3 ayrı oda var. İlk iki odayı Macedon Hükümeti yaptırmış 3.odayı ise Türk Hükümeti organize etmiş. “RUTKAY AZİZ”in seslendirme yaptığı Kısa bir slayt film izledik..

Bu bina, Macedonya - Türkiye arasındaki dostluk simgesi ile her iki Hükümetin çabası sonucunda Yugoslavya’nın dağılması ile varolan bu proje ile bugünkü haline getirilmiş.

Bunun dışında Atamıza ithaf olunan 2 Okul daha varmış yıkılmış ama şuan sadece bu bina (LİSE) ayakta duruyor. Bu yıkılan okullar “KIRMIZI VE BEYAZ KIŞLA” adını alıyor “Ben seni çok severim…” Diye bir şarkısı bile varmış….

Saat 12:45 ”YENİ CAMİ”deyiz…

16.yy başlarında “YENİ” adını alan bu camii İki kardeş tarafından yaptırılmış. Çoğu Müslüman ve Türk olduğu için Osmanlılar buradan gidince çok az Türk kalmış. Çok sayıda cami kapanmak zorunda kalmış bu cami de dahil olmak üzere. 2.Dünya savaşı sırasında Ambar Deposu olarak kullanılmış. 1957’den bu yana Sanat Galerisi olmuş ve “KÜLTÜR MİRASI” ilan edilmiş. Yakın geçmişte de Mayo defilesi yapılmış burada…Türkiye’den gelen heyet burayı yeniden restore edilmesi konusunda buranın heyeti ile deklerasyon çalışmasında bulunmuş.

Saat kulesi ise maalesef hristiyanlar çoğunlukta olduğu için HAÇ takılmış. Ve maalesef kaldırmıyorlar bu haçı!..

“İsapaşa camii” de yine Osmanlı paşası olan Mehmet Paşa döneminde 1506 yılında 2 erkek ve 1 kızkardeş tarafından yapılmış. Yine bu caminin yanında “Bedesten” 16.yy.da yapılmış osmanlı’dan kalma. (Monastır Kadısı İshak Çelebi)

Camileri ziyaretimizin ardından, Bir Ortodoks Kilisesi olan “AZİZ YOVAN”ı gezdik.

Saat 13:30 gibi “MONASTIR” bölgesinden ayrılıp (Ruhumun bir yanını Monastır-Atamızın yanında bırakarak) OHRİD Gölü’ne doğru yola çıktık.

(MACEDONİA’DA 3 büyük göl var.. OHRİD-PRİZMA-DOYURAN Gölleri.

Saat 08.35 Otel’den ayrılıp “OHRİD KALESİ “ne geldik. Burada 365 kilise var 09.20 önce Ayasofya Kilisesine geldik. Bu kilisenin çevresindeki evler Unesco koruması altında SİT alanı. Hiçbir şekilde izinsiz bir şey yapılamıyor bu evlere… Ayrıca Anfi Tiyatro’yu gördük.

Ohrid Kalesi 9.yy’dan kalma. Dört kardeş Moisev-Davit-Avon–Simon. BU kardeşlerden Sör.Simon Samuel kale yapımından sonra, hem kendini hem kardeşlerini vuruyor….Buradan Tekne gezisi ile ayrıldık. Tekrar Ohrid merkeze geldik.

Saat 10:00 “MEDEVİAL CHURC-St.Naum Manastırı”a geldik. 9.yy-15.yy

Aziz Klemen ve Panteleymon Kilisesi.. İnşaatı Ayakliment (Morovya’dan Kril-Metodil’in öğrencisi) tarafından yapılmış. Kilise avlusunda okul ve 3.500 öğrencisi varmış. İlk temeli 9.yy da Aya kliment tarafından atılan bu kilisenin ortasında bir mezar bulunmuş. Burada yatan kişinin mezarı ise 12.yy.dan kalma.. Ayrıca aya kliment’in aynalarla çevrili kendi mezarı da burada bulunmakta. 15.yy da kilise yıkılıyor Osmanlı döneminde ise camiye çevriliyor. Öğlen yemeğimizi “Tikveşli” bölgesinde hoş bir restaurantta yedik. Keyifli geçtiJ)


16 Temmuz 2007 Pazartesi

Saat 13:00 gibi Drihu gölü’nün devamında “Struga” dan geçerek (Çirkin binalardan oluşan karışık bir yer durmadık transit geçtik buradan)ardından Arnavutluk’a –Tiran’a gitmek üzere yola çıktık. Saat 13.50 “Macedonia-Albania “sınırındayız. İşlemlerin bitmesinden sonra Saat 15;25 ‘de artık 2.Ülke Arnavutluk (albania) dayız..

Başkent: TİRAN

Nüfusu: 3.500

Yüzölç. 2800 km2

Para Birimi: LEK (500 Lek 5 Euro)

Bayrak simgesi: Kırmızı siyah üzerine Kartal figürü

Arnavutluk “Kartallar Ülkesi” adıyla anılıyor. 720 km sınır uzunluğu ile dünyada nüfus bakımından 126.sırada. 28 Kasım milli günleri. 7.yy da Hırvat-sırplar Balkanlara yerleşiyorlar ve 1912 den itibaren Arnavutluk Bağımsız bir ülke oluyor. (Osmanlıdan bağımsızlığını kazanıyor). Arnavutlar Tosca aşireti olan Arnavit’den geliyorlar. Arnavutluk’ta yol üzerinde sıkça “BUNKER”ler görüyoruz. Bunkerler Arnavutlar tarafından “herhangi bir saldırıya tekrar maruz kalmamak için” yapılmış bir tür siper… Aralarında Şiptar deselerde yabancıların Kendilerine Şiptar demesine kızıyorlar. Dinsel kimliğin önemsiz olduğu Arnavutlukta, Arnavut çocuğu olmak onlar için önemli. Diğer dinlerden olan herkesle çocuklarını evlendiriyorlar!...

Slovenya Bağımsızlığını ilan edip Balkan Ülkelerinden ayrılan ilk Ülke.2.Ülke olarak Hırvatlar en son da Bosna bağımsızlığını ilan ediyor. Sarejevo 1200 gün kuşatma altında kalıyor. Bosna-Sırbistan-Hırvatistan olmak üzere serbest bölge olarak bugünkü Yugoslavya ÜÇ bölgeye ayrılıyor.

Saat 19.00 “Elbasan”dan ve “Lana nehri” üzerinden geçerek Tiran’da şehir turumuza başladık. Tiran meydanında Başbakanlık Konutu, Bakanlıklar, Opera Binası, Başkanlık Sarayı, Tiyatro binası, Ulusal Müze, Tiran Üniversitesi, Ethem Paşa camii….Cami 1759 yılından Osmanlı’dan kalma oldukça eski güzel bir cami. Yine Meydanda “Enver Hoca” 2.dünya savaşından kalma muhteşem bir “mozaik pano”. “Ramiz Aliya” Arnavutluğa demokrasiyi getiren ilk Devlet başkanı.Tiran turumuz.. “Eğitim ve Kültür Bakanlığı” binası ve “Basketbol Stadı”ndan geçerek farklı bir güzergahtan devam ederek gidiyoruz. Tiran’da çok fazla Çinli var ve nüfus hızla artıyor. Sırplar bu durumdan çok rahatsızlar !...

Sabah 10.05 “KRUJA”da İskenderbey (Skandeberg )müzesini gezerek tura kaldığımız yerden devam ettik. 12.yy dan Bizanslılardan kalma Kruja kalesi 1 Kasım 1982’de açılmış. 1950 II.sultan Mehmet gelmiş buraya. İskenderbey Müzesinin içinde; Albanipoli(eski Arnavutluk 1614 te albania prensliği kurulmuş) haritası, Liburna denen Romalılardan kalma gemi maket örneği, 1.yy dan kalma Artemis Pirros zaferi heykeli, ortaçağdan seramikler, 2400 yıllık silahlar m.ö.6-7yy, yine ortaçağdan kalan bir fresk, 13.yy dan “işkodra parası”, Kastriotet şömine, 1456 dan “Çan” (İskender ölünce bu çanla haber verilmiş, kendisi sonradan hristiyan oluyor ve hristiyan mezarlığına gömülüyor, İskender zamanında albania 6 prenslikle birleşmiş Arnavutlar 17.yy da Müslümanlığı kabul etmiş), tabanca-kum ile yapılmış muhteşem cam pencere, Arnavut uyanış ressamlarının ve ıtalyan ressamlarının Iskender betimlermeli tabloları, Kardinalati Le Fermos 1456 İtaly Domeniko Kapanks’e yazılmış mektup, Roma-Fontana aynı zamanda kaldığı ev, Amerika-michigan ve birçok ülkede İskender heykelleri mevcut. Bu Kaleyi Valona Şehri kalina kalesini Vranakonti adlı komutan almış..

Saat 14.15 öğlen yemeğinin ardından Arnavutluk sınırındaki İşkodra Gölü üzerinde fotograf molası verdikten sonra artık bu ülkeden ayrılıyoruz…

17.07.2007 Salı

Saat 16:50 “KARADAĞ” sınır kapısındayız. Yeni adıyla “CRNAGOVA” olan kapı….

Saat 18:00 Sınırdan geçerek, Hırvatistan’ın güneyinde kalan “Karadağ” (Atalarımın topraklarındayız artık) !..

Adriyatik Sahiline doğru hareket halindeyken, önce ”Petrovac”sahil kasabası (Ki burada inanılmaz güzel resimler çektik)..ardından yine muhteşem manzaralarıyla “St. Stefan adası”nı görüyoruz (burada da yine fotoğraf molası vererek tabikiiJ)

Devamında ise etkileyici sahili ki 13 Km olan Budva’yı ve Kotor körfezini gördükten sonra “BUDVA”ya saat 20:10 da geldik..

Otelimize yerleştikten ve Akşam yemeğini otelde aldıktan sonra ise tabikiii Budva gecelerine aktık. Şansımıza oranın en ünlü şarkıcılarının çıktığı sahilde bir yere gittik. Ardından ise geç vakit “Old Town”kale bölgesinde coffe molası ile gecemizi tamamladık…

18.07.2007 Çarşamba Budva-Podgorica (Montenegro-karadağ)- kolasin (montenegro)

Sabah Adriyatik’te 2 saat denize girdik muhteşemdi… Ardından otelden ayrılıp yollara düştük…

Saat 14:00 “Podgorica”dan geçerek 19:00 gibi “Kolasin-Annemin dedesi Şerif dedemin diyarı” na geldik..

Otelimiz 5 değil sanki 7 yıldızlı. Hepimize ödül gibi geldi…Kelimelerle ifade etmek zor Kolasin’i..

19.07.2007 Perşembe Saat: 11.40 “Karadağ”dan sınırdan çıkış…

Bu kez artık son durağımız olan “KOSOVA”ya gitmek üzere “TARA NEHRİ”ni geçerek yeniden Yine yollara düştük… Tara nehri muhteşem doğal güzelliklere sahip, göllerden, derelerden kanyonlardan (tara kanyonu-rafting yapılıyor aynı zamanda, ki burada da fotograf çektik tabikiJ))

Saat 11.50 artık “Kosova” sınır kapısındayız. 12.00 de sınırdan girdik Kosova topraklarına..saat 16:30 “Prizen”e geldik. 28 Cami ve Osmanlı eserlerinin yoğun olduğu %5 Türk %4 Arnavut ve %3 diper sıpr-boşnakların yaşadığı bir şehir Prizen. Dil: Arnavutça, Sırpça, İngilizce, Türkçe ağırlıklı. Parlementoda Türkçe konuşuluyor. 2-3 Türk parti var. “Gerçek” diye bir Türk Grubu ve “Gölge” iki grup yaşıyor. Bunlar sosyal faaliyetlerde bulunup insanları bir araya getirmek amacıyla çeşitli günler düzenliyorlar.. National Tv kanalı var.

%70 müslüman, %10 Katolik, %20 Ortodoks ve %4 sırp yaşıyor prizende. 1990 dan sonra buralarda Sırplar soykırım yapıyor 10.500 insanı katlediyorlar. Ayrıca yine Sırplar burada ekonomi gelişmesin diye hiçbir yatırım yapmıyor ve engelliyorlar. Nato’nun buraya Türk-Alman-İtalyan askerlerini göndermesi ile birazda olsa huzur içinde yaşıyorlar. (Bu arada “Türkiyemizin gruru Askerlerimiz cemselerle geçerken tezahüratta bulunduk”)…

Saat 20.15 Kosova’nın başkenti “Priştina”dayız. Bugün çok anlamlı bir gün Regaip Kandili.

Saat. 21.00 “I.sultan Murad Hüdavendigar Camii –Türbesi”nde hem ziyaret hem kandilimizi kutladık…

20.07.2007 Cuma Saat 08:30 Artık Priştina-Grand Hotel’den ayrılıp havaalanına doğru yola çıkma vakti!… Good Bye- tato “Kosova-priştina”….

Yine THY Saat .11:00 Sefer sayılı uçağı ile Türkiye’ye doğru yola çıktık. 13.30 AHL ülkemize geldik…. Vedalaşmalar coffe molası ile Bir Balkan Rüzgarı estirerek Turumuzu tamamladık…

 
Toplam blog
: 11
: 1413
Kayıt tarihi
: 17.09.07
 
 

Kelimelerin gücüne inandığım için yazmayı seviyorum. Düşüncelerimi, duygularımı, dünyaya bakışımı if..