​ Bana Nasihat Etme, Emret! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '17

 
Kategori
Güncel
 

Bana Nasihat Etme, Emret!

Bana Nasihat Etme, Emret!
 

Geçmiş yıllarda siyasetçinin birisi şöyle demiş: “Bu ülke kadar içinden  hain çıkaran bir ülke yoktur.” Aynı zamanda Bilge Kağan Orhun yazıtlarında “ Tokken açlığın aklına gelmez, açken de tokluğun”  diyerek milletin ihtiyatsızlıkta ne aşamada olduğunu gösterir ki, “Fidayda” türküsüne bir tarla bağışlayanlar ile Çin prenseslerinin kadife gibi tenine kananlar aynı soydan geldiklerinin kanıtı değil de nedir?

Hâlbuki ders almak isteyene dünya tabiat tarih ve kuru dallar, yapraklar dahi nice dersler verir. “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.” diye boşuna dememiş atalarımız. Anlamak istemeyene anlatmak kadar zoru yoktur. Anlamak istemez. İnsanlar, büyük hedefler, küçük hedefler ve orta vade hedefler olmak üzere hedefler oluştururlar. Bazı milletler hedeflerine sadık kalırken, toplumsal takım ruhuna bağlı kalır, birliktelik, birlik bilincine bazı toplumlar aykırı hareket ederek sonlarını getirirler. Özellikle kendinden emin ve aşırı özgüvenli insanlara sahip ülkeler, genellikle uzun vadeli plan yapmaya yanaşmazlar. Çünkü özgüvenleri tamdır, ne de olsa istedikleri zaman yapacaklarını gerçekleştirme kabiliyetine sahip olmaları onlara gereksiz, aşırı özgüven sahibi yapar. Aşırı özgüven de aşırı korkaklık gibi insanların ve toplumların en büyük düşmanlarıdır. Aşırı korkaklık toplumları köleleştirirken, aşırı özgüven de ani bir tuzağa düşerek yok olmayı getirir. Toplumların aksakallıları da burada devreye girmesi gerekirken, kendi aksakallılarının yerine ajansların elemanları yerleşince o milletin yönünün neresi olacağı konusunda fazla kafa yormaya gerek yoktur.

Akıllı olan toplumlar ve bireyler planlarını kurarken; en güçsüz anlarında güçlü, en güçlü anlarında da güçsüzmüş gibi hareket ede-gelmişlerdir. Bu da onlara güçsüzken av olmamayı, güçlüyken de kolay avlar bulabilmelerini sağlamışlardır. Devletler yüzyıllardır akıllı siyasetle yönetilirken, akılsız bilmez kaba saba topluluklar tarihten birer ikişer silinmişlerdir. Dünya kuruldu kurulalı, tüm topluluklar bir ağaç misali, ya kendi kurtlarına yem olmuşlardır, ya da elinde baltayla ansızın gelen o kesimciye. Sonuçta dağı kesen ormancı da sonsuza kadar yaşamış değildir ama ağacın kaderini çoğunlukla o belirlemiştir. Ağaçlar çok uzun yıllar intikamlarını almışlar, ağacı kesen toplumu topraklarından atmışlardır ama bu kovma işlemi ormana da ucuza patlamamıştır.

İhtiyatlı olan toplumlar ise, ormanı akıllıca keserek varlıklarını devam ettirdikleri gibi, ormanı da tamamen yok etmemişlerdir. Tıpkı köpeğe yaptıkları gibi. İnsanlar köpeği evcilleştirmiş, ancak hem dostluğunu kazanmış, hem kapısını bekletmiş, hem de köpeğin tehdidinden de sıyrılmayı başarmışlardır. Amerika’nın yaptığı ve icat ettiği gibi. Üretimini yaptırmış, askerliğini yaptırmış, temizliğini yaptırmış bekçiliğini yaptırmış ve İnsanın köpeğe hükmetmesinden daha olumlu sonuçlar elde edebilmeyi başarmıştır. İşte bu gerçek bir başarı öyküsü değildir de nedir?

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..