- Kategori
- Futbol
Barcelona - Juventus

İron, Assassin’s Creed, Şampiyonlar Ligi Finali
Iron’ın özgün klipli bir şarkısı var:
https://www.youtube.com/watch?v=vSkb0kDacjs
Sonra bu, Assassin’s Creed bilgisayar / video oyunun sinemasal fragmanının klipsel müziği yapıldı.
https://www.youtube.com/watch?v=bavMvN_1WOg
Kim yaptı bunu, yani o müziği oraya kim eşledi bilmiyorum. Çünkü hayranlar da yapıp internete koyabiliyor ama resmi fragmanda da o müzik var ama bunu da yaptılar önceden. Yani, hayran yapımını resmi yapım olarak kullandılar.
Şimdi de, Şampiyonlar Ligi finalinde o çaldı.
(06.06.15, 21:40 maç öncesi naklen yayın izlenimi.)
Bunun anlamı ne?
Popüler kültür.
Popüler kültürün banalitesi.
Popüler kültürün banalitesinin cazlaştırılması.
Popüler kültürün çapraz medyalaşması.
Popüler kültürün viral videolaşması.
Ve bunun son adımının futbolda olması.
Yani, Portekiz Faşizmi’nin 3 F’sinden biri olan, Futbol’un F’si olarak.
Futbol’un büyük F ile Futbollaşması.
Mafyalaşması, şirketleşmesi, saltşikeleşlileşmesi.
FIFA başkanının, ABD gibi bir ülke tarafından alaşağı edilmesi ve şike ve rüşvet nedeniyle hapse atılacak olması.
Dünya Futbol Kupası’nın Dünya’nın en çok seyredilen olayı olması.
Onun ABD’de bile, 2014’te NBA ve Amerikan futbol finallerini geçmesi.
Ve finali bir Türk hakeminin orta hakem olarak yönetmesi.
Futbol, Avrupa kökenlidir.
Basketbol, Amerika kökenlidir.
Futbolda, Avrupa’yı Almanya, Amerika’yı Brezilya temsil eder.
Finali Juventus ve Barcelona oynuyor.
Barcelona, ayrılıkçı Katalanlar’ın takımı.
Bir İspanya takımı.
Juventus bir İtalyan takımı.
Kötü futbolun temsilcisi, 1978’de Dünya Kupası’nı mahveden İtalya’nın temsilcisi.
Şike yapmaktan 2 küme birden düşürülen bir takım.
Yarı finalde Real Madrid’i, yani yine bir İspanyol takımını eledi.
Brezilya, İspanyolca değil, Portekizce konuşuyor. Salazar’ın Portekizce’sini.
Burada basılan dşüünce notası arpejlerini bir daha okuyun gençler.
Bunlar tesadüf değil gençler.
Ne Benjamin, ne de Adorno futbol hakkında yazmadı beyler. Maalesef hanımlar.
Artık, hanımlar da maça gidiyor ve televizyonda maç seyrediyor.
Oysa futbol, bir zanaat olarak, bir sanattır beyler.
Yine de, hanımlar maç seyretese, boks yapmasa daha iyi hanımlar: Faşizm dozunu azaltır ya da hiç olmazsa arttırmaz.
+
Buraya kadar maç başlamamıştı.
+
Şimdi maç seyri:
+
Birinci yarı:
3 dakikada 3 defans hatası, Barcelona’dan geldi.
4. dakikada B. Golü attı.
Atamayana atarlar.
Vidal, 5. dakikada kaşındı ve 6. dakikada sarı kartı gördü. Tıpkı eski İtalyan kasap defans oyuncuları gibi.
Messi dakika 45’te golü kokladı ama saha bitti ve top dışarı çıktı.
Çakır, ilk yarıda birer penaltıyı vermeyip, durumu eşitledi. (Düzeltiyorum, Juventus’lu adam çizginin dışındaymış.)
Çok amatör hatalar var. Bu vasıfsızlık-altı bir durum, tıpkı NBA’deki gibi.
Messi – Neymar – Suares üçlüsü bitmiş: Messi yaşlı, Neymar kötü, Suarez sakat.
Demek ki futbol böyle bir şey ama yalnızca 15 / 45 oranda.
Maçın bir yerinde yavaş çekimde, seyircilerin gol kaçması heyecanını ve üzüntüsünü verdiler. Tam bir kitlesel histeri.
+
İkinci yarı:
Futbolcular, kolay sürklase ve demoralize oluyorlar.
Çok amatörce hatalar yapıyorlar.
5 tane kesin gol kaçtı.
Barcelona üstündü.
Golleri çok güzeldi.
+
Maç sonrası:
Neo-globalist neo-liberalist ekonominin eseri olarak neo-futbol, ilginç bir momentte.
Demek ki iyi bir futbol maçı tek başına seyrediliyor.
En iyiler bunlarsa, yılda 1 kere futbol seyretmek gerek.
Maçta, 25 / 90 verim vardı. 65 dakika uyuttular bizi resmen. Amatör mahalle maçı gibiydi.
5 tane kesin gol kaçtı.
Demek ki Avrupa finalleri, Dünya Kupası finallerinden daha seyredilesi. Sonuçta, burada para var.
Futbolculuk, gladyatörlük olmuş resmen. Eskiden olsa, bu maçta 5 tane falan kırmızı kart çıkardı.
+
Sonuç:
Futbol hala hıyarca bir erkek uğraşı.