- Kategori
- Gündelik Yaşam
Barış Akarsu ve tren

Barış Akarsu' yu ilk kez Akademi Türkiye'nin final gecesi tanıdım. Çok sevdiğim arkadaşım Rüya, Akademi Türkiye'nin hiç bir bölümünü kaçırmadan izliyordu. Barış'ı hiç tanımadan bir kaç kez Rüya'nın hatırına SMS oyu kullanmışlığım bile vardı. Hatta ben bile arkadaşlarıma "dünya barışına katkı" diyerek oy kullanmaları ricasında bulunmuştum.
Sevgili Rüya, demek o kadar kalpten istemiş ki, bir şekilde programın sunucusu Öykü Serter'le tanışmış ve yarışmanın final gecesi Öykü' nün misafiri olarak, kendimizi stüdyoda bulmuştuk. İçeri girdiğimizde sahnede Sertab Erener prova yapıyordu. Ardından Barış ve o gecenin diğer finalisti Tolga ile birlikte muhteşem bir konser verdiler bize. Henüz canlı yayın başlamadan, biz en güzel şarkıları dinlemiştik bile.
Muhteşem bir atmosfer, canlı yayın, Sertab, Barış, Tolga ve final... Ben onlarca SMS oyu kullandığım ve hatta kullandırdığım Barış'ı ilk kez ve de yakından görüyordum.
Uzun bir heyecanlı bekleyişin ardından Barış'ın birinciliği nihayet ilan edilmiş ve stüdyo bayram yerine dönmüştü.
Hep beraber Reina'ya kutlamaya gitmiştik. ATV çalışanları, Barış hayranları, Barış, Tolga, Rüya ve ben... Barış'ın mütevazı kişiliğine de o gece şahit oldum. Hem yetenekli, hem mütevazı, hem hayat, hem de sevgi dolu.
Cumartesi sabahı, bu haberi okumayı hiç istedim. Barış, o gece meşrubat yüklü bir kamyonla çarpışmıştı. Trafik, kuralları, kimin haklı, kimin haksız olduğunun hiç bir önemi yoktu. Aklımdaki tek şey "meşrubat kamyonu"ydu!
Sevgili okurlar,
Meşrubatlar, domatesler, kömürler, kamyon dışında bir araçla taşınamaz mı?
Mesela trenle?
Meşrubat'ın ne gibi bir zorunluluğu vardır kamyonla taşınmak için? Neden Türkiye'de tren ve demiryolu taşımacılığı desteklenmiyor? Tam tersine engelleniyor? Neden mazot fiyatları düşük tutuluyor ve ilgili ilgisiz herşey kamyonla, tırla taşınmaya çalışılıyor?
Daha kaç pırıl pırıl insan biz illa ki domateslerimizi kamyonla taşıdığımız için aramızdan ayrılacak?
"Trafik canavarı" diye bir sanal canavar yaratıp da daha ne kadar bu suçu onun üstüne atıp kurtulacağız sormululuklarımızdan? Üstelik bugünkü haberden anladığım kadarıyla kazanın olduğu kavşakta sinyalizasyon da yokmuş.
Daha ne kadar izin vereceğiz çiçeklerin solmasına?
Sevgili Barış,
Dualarımız seninle...
Sevgiler...