05 Eylül '08
- Kategori
- Futbol
Başarı gelecek mi?
1998 yılında başkanımız oldu. Pek fazla tanımıyorduk. Sansasyonel transferlerle başladı işe, Baliç gibi... Sonrasında teknik direktör savurganlığı damga vurdu takıma. Bulamıyorduk aranan kanı ve yıldız transferleri devam ediyordu, rakiplerin ağzından akan sular eşliğinde. Ancak hiç biri fayda etmiyordu. Taa ki Daum gelene kadar. Başkan çok iyi bildiği inşaat işinin yanında futbolu da öğrenmişti. Takım artık, takım olmaya başlamış, sistem, disiplin, özveri sahaya yansımıştı. 3 sezonun sonunda, 2 şampiyonluk, 1 ikincilik ile Daum veda etti Fenerbahçe' ye...
Zico dönemi başlamıştı, çatlak sesler arasında. Sezon ilerledikçe bu çatlak sesler çığlığa dönüşmüştü. Sezon sonu zoraki olarak gelen şampiyonluk bile bu sesleri susturamamıştı. Bir sonraki sezon gelen Avrupa başarıları, bu çığlıkları, sevinç ve gurur nidalarına bıraktı. Ama Süper Lig şampiyonluğu kaçınca kazan kaynamaya başladı. Sonunda Zico' da veda etti. Zira Başkan ikinciliği sevmiyordu.
Şampiyon Aragones geldi. Apolet sağlamdı, EURO 2008 ŞAMPİYONU... Çıt çıkmadı. Herkes pusuya yatmış, en ufak tökezlemeyi bekliyordu. Gaziantep deplasmanı pusudakileri ayaklandırmaya yetti. İstanbul Büyükşehir maçında alınan 2-0' lık gaibiyette tam bu pusudakilerin istediği gibi bir karşılaşmanın sonucunda olmuştu. Rakip 9 kişi kalmış, hakemin kartları FB' nin galibiyetini getirmiş, takım, oynamadan kazanmıştı. Haksız mıydılar? Hayır, pek haksız sayılmazlardı. Ama şunu gözden kaçırıyorlardı. Bu takımın yarısı EURO 2008' de mücadele etmiş, yorulmuş ve sakatlanmıştı. Yeni gelenler, başağrısı verenler (Kezman gibi), gitmek isteyenler (Aurelio gibi), geri dönmek isteyenler (Önder gibi), takımın takım olmasını geciktirdiler.
Geçen seneyi, ondan önceki seneyi hatırlarsanız, büyük takımların hep geç açıldığını ve sezon sonuna kadar uzun bir maraton koştuğunu göreceksiniz. İşini bilen hiçbir teknik adam, takımını sezon başında fit konuma getirmez. Getirirse, ilk yarı bitmeden, takımın pilinin biteceğini bilir. Bunu bilmeyenler de, ilk yarıyı şen şakrak, ikinci yarıyı hüsranla geçirir. Bkz. Ersun Yanal' ın çalıştırdığı takımlar.
5 hafta sonra herkes FB' ye övgü yağdırma yarışı içinde olacaktır. Sakatların iyileşmesi, yenilerin daha da adapte olması bu takımı tutulmaz armada yapacaktır.
Göreceksiniz...
Başarı gelecektir.