- Kategori
- Güncel
Başbağlar katliamı, Sivas katliamının, 3 gün sonra PKK tarafından alınan intikamıdır...

Unutulmaması gerekirdi...İki olayda da "canlarından olanlar" bu toplumun insanlarıydı...
BUGÜN, 5 TEMMUZ 2017... 2 TEMMUZ 1993 SİVAS KATLİAMINDAN 3 GÜN SONRAKİ BAŞBAĞLAR KÖYÜ KATLİAMININ 24'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ...
Sosyal ya da siyasi bir olay, ister toplumun canını acıtsın ister hoşuna gitsin, hemen bu olayların yandaşları oluşuverir...
Üç gün arayla gerçekleştirilen bu iki olayda da aynı şey oldu...Olaylardan biri, "İslamcı" etiketi taşıyanlar ; ikinci olay da, "PKK kimlikli" kişiler tarafından gerçekleştirildi...Ama, iki olayda da ölen insanlar, ayrım gözetmeden, toplumun genelini temsil eden kişilerdi...
Buna rağmen, insanların sosyal, siyasal ve ideolojik düşünce farklılıkları, olaylara bakış tarzına egemen oldu ve taraf oldular...
Bu bloğumda, bunu anlatmak istedim ve bir örnekle de bunun çok yanlış olduğunu vurgulamak istedim.
*
Birinci olay..."Sivas katliamı"...
1993 yılında, bir grup yazar, ozan ve düşünür, Sivas Valisi'nin, "özel daveti" üzerine Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a gelirler. Bu kişiler, şehirde, kendilerini "şenliğe" davet eden Vali'nin tahsis ettiği Madımak oteline yerleşirler...
2 Temmuz günü, bir grup "karanlık" yüzlü gösterici, davetli bu kişilerin kaldığı Madımak oteline saldırır, oteli ateşe verirler ve yakarlar...Çıkan yangında 33 yazar, ozan ve düşünür ile 2 otel çalışanı ve 2 de gösterici yaşamlarını yitirirler...
Olayın derinliği ve perde arkasında neler yaşandığını, neler planlandığını, kimlerin ne ile görevlendirildiğini burada konu etmeyeceğim... O sıradaki, ülke yöneticilerini de hatırlatmayacağım; çünkü bunlar, bloğumun yazılış amacı dışındadırlar...Ancak şu kadarını söyleyebilirim ki, bu katliamı gerçekleştiren kişilere, "İslamcı; hatta aşırı İslamcı" kimliği yapıştırılabilir...
*
İkinci olay..."Başbağlar katliamı"...
Sivas katliamından 3 gün sonra(5 Temmuz 2017), Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyüne, bir grup PKK'lı tarafından bir saldırı olur...
100 kadar PKK'lı, akşam ezanı sırasında köyün camiine girerler ve cami cemaatini zorla dışarı çıkarırlar. Bir buçuk saat süre ile "örgüt propagandası" yaparlar...Sonra da, tüm erkekleri kurşuna dizerler...29 köylü katledilir...
Sonra, köyü ateşe verirler...214 ev, köy okulu, Cami ve Halk evi yakılır...Bu yangında da 1'i kadın 4 köylü ölür...
Sonuçta, 29'u kurşuna dizilerek, 4'ü yanarak olmak üzere, köyde 33 kişi katledilmiş olur...Sivas Madımak otelinde ölenler de 33 kişi idi...İlginç değil mi?
Bu katliamı gerçekleştiren PKK'lı teröristler, bu kadarla da kalmamış ve bu katliamı, "Madımak oteli katliamına misilleme olarak" yaptıklarını söylemişler, köyden ayrılırken, köye, "Sivas katliamının intikamı alındı" yazılı bir not da bırakmışlardı...
*
Özel bir not :
Her iki katliamın gerçekleştiği 1993 yılı sırasında İstanbul Üniversitesinde "doktora" eğitimi yapıyordum. Hocam, Toktamış Ateş(şimdi rahmetli), Sivas katliamının, bir yıl dönümünde, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde,(hatırladığım kadarı ile) "Sivas'ta ölen canlarımız" başlığı taşıyan bir anma yazısı yazdı...
Sonra 5 Temmuz'u bekledim... Bakalım, "Başbağlar katliamını da anacak bir yazı yazacak mı?" diye...
Ama, yazmadı...
Bunun üzerine ben de kendisine(yine hatırladığım kadarı ile), "Sivas'ta ölenler canlarımız da; PKK'nın gerçekleştirdi Başbağlar köyü katliamında ölenler canlarımız değil mi?" başlığı altında düşüncelerimi yazan bir mektup gönderdim.(Gönderdiğim mektup, Cumhuriyet Gazetesi'nin arşivlerinde bulunabilir). Hocam Toktamış Ateş, bana hak vermiş ve haklılığımı, bir köşe yazısında, ismimi vererek belirtmişti...
*
Yani, demek istiyorum ki; Sivas'ta ölen "CANLARIMIZI" anarken; Başbağlar köyünde ,PKK'lıların hunharca katlettiği CANLARIMIZI da unutmayalım...
cdenizkent
5 Temmuz 2017