- Kategori
- Güncel
Başbakan bölgeye Kürdistan derse,T.C. de sökülür, Türk Bayrağı da indirilir...

Olacağı buydu; "Şanlı Bayrağımızı İktidar kendi eliyle indirmiştir"
Başbakan Bölgeye 'Kürdistan' derse, T.C. de sökülür, Türk Bayrağı da indirilir...
Son dönem Başbakan Erdoğan'ın uğraş alanını çocuklar oluşturmaya başladı.
Bir yandan Kürt çocuklarını aylardır dağda PKK'nın elinden kurtarıp gözleri yaşlı,
yürekleri yanık annelerini sevindirme başarısı gösteremez iken; diğer yandan 14-15
yaşlarında Türk Bayrağını indiren Kürt çocuğa; 'çocuk olması bizi ilgilendirmez.
Bedeli neyse bunun bedelini de onu oraya gönderenler, kendisi, onlar da
ödeyecektir' ifadesi ile sözde öfkesini kusuyor.
Olacağı buydu...
15 Kasım 2013'te Diyarbakır'da Köprülü Kavşağı açılış konuşmasında Başbakan
Erdoğan, ilk kez 'Kürdistan' ifadesini kullanmıştı.
Başbakan dış politika arenasında çok büyük bir hatayı yineliyordu.
Başbakan Erdoğan, Molla Mustafa Barzani'nin oğlu, değerli dostu olarak bildiği
Mesud Barzani'ye; 'Sizin şahsınızda Kuzey Irak Kürdistan bölgesindeki
kardeşlerimizi de selamlıyoruz' söylemi ile Kuzey Irak ile sınır olan Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içindeki Kürt yoğunluklu bölgeye de yeşil ışık yakıyordu.
Diğer bir ifade ile diş politika arenasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kalan
bu bölgenin de Türk Kürdistan Bölgesi olarak algılanmasına yol açıyordu.
Dış politikada başta Suriye olmak üzere Irak, Mısır politikalarında Başbakan
Erdoğan'ın 'vizyon' yetersizliği ülkenin kaderinde önemli rol oynamaya başlamıştır.
Son dönem Başbakan Erdoğan'ın 'ortak değerlerimize' karşı 'duyarsızlığı' ve
'umursamazlığı' hepimizin dikkatini çekmektedir.
Başbakan Erdoğan bugüne kadar hiçbir üniversitenin ders yılı açılışı veya Kara,
Hava, Deniz, Jandarma Kuvvetleri'nin mezuniyet törenlerindeki konuşmalarında
Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anma gereğini duymadığı gibi; unutturma' ve
'itibarsızlaştırma çabaları içinde idi.
Ancak Mustafa Kemal diyebilen, ATATÜRK'ü kesinlikle telaffuz etmeyen Başbakan,
gençliğin beyninde nasıl bir ATATÜRK imajı bırakmakta yoksa kaybolup gitmekte
midir?
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu ve olgunlaştırdığı Türkiye Cumhuriyeti'ni
sürekli eleştiren, hiçbir olumlu yanını görmeyen anlayışın asal amacı Yeni Türkiye
Cumhuriyeti'ni oluşturmak, kendini de yeni lideri olmayı hedeflemektir.
Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın 'çözüm sürecine' ödün veren anlayışı; BDP-HDP ve
PKK üyelerinin kamu kurumlarının isim tabelalarında yer alan T.C. kimliğini
sökmelerine 'göz yummuş,' sonraları da bilfiil devlet tarafından sökülmeye
başlanmıştır.
Böylece Devlet bölgede kendi varlığını yok saymaya başlamıştır.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk Bayrağının indirilmesini 'basmakalıp' sözleriyle 'alçakça bir hareket' olarak konuyu basitleştirmiş olması düşüncemizi teyit etmektedir.
Bülent Arınç; 'Kimin ne söylediğinin farkında değiliz. Bir karmaşanın içerisinde.
Sadece biz ne yaptığımızı biliyoruz. Biz, bazı küçük olaylara belki tahammül
ediyoruz, en azından çözüm sürecini lekelenmemesi bakımından' diyor.
Düşünebiliyor musunuz?
T.C. Devleti'nin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a soruyorum: Siz ne işe
yararsınız?
İktidarsınız; ama iktidara 'muktedir olmadığınız' için 'kimin ne söylediğinin
bilincinde' değilsiniz.
Günümüzde ay yıldızlı bayrağımızın indirilmesine tahammül ettikleri olayın aynısı 09
Ağustos 1991'de Hakkari Samanlı Karakolu'nda bayrağı indirmek isteyen vatan
hainlerine karşı koyan Mehmetçik 10 şehit verdi ama Türk Bayrağını vermedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç; 'Yeter ki çözüm süreci lekelenmesin, tahammül
ederiz' diyorsa; dahili bedhahlar işbaşında bulunmaktadır...
11.06.2014,İzmir,Türkiye
Fotoğraf: Alıntıdır