- Kategori
- Siyaset
Başbakan Erdoğan'ın "Öğrenci evleri" çıkışının ardında "Gezi işi" mi var?

internetten alınmıştır.
Başbakan Erdoğan'ın "öğrenci evleri denetlenecek" açıklaması tartışılmaya devam ediyor. Sağdan soldan pek çok yazar çizer bu çıkışı "diktatörlük" suçlamasından başlayarak, yersiz ve zamansıza kadar varan bir yaklaşımla karşıladı.
En iyimserler bile, hazır başörtüsü sorunu sulh ve selamete kavuşmuşken bu kızlı erkekli öğrenci evlerini gündeme getirmenin ne alemi var, diye düşünüyor.
Anlaşılan pek çok yazar çizer, kendilerinin düşünebildiklerini Başbakan Erdoğan'ın düşünemeyeceğini düşünüyorlar...Taha Akyol'dan Fehmi Koru'ya kadar pek çoğu, bu çıkışın ülkenin birliği dirliği için iyi olmadığı kanaatine varmışlar...Akif Beki gibi, eski bir basın danışmanı bile alakasız anektodlar yazmış bugün...
Olabilir...Elbette, Başbakanlar da yanılabilir...İlk bakışta bu yazarların yaklaşımı makul geliyor...Öyle ya, bunlar Başbakan'a muhalif yazarlar olmadığına göre, söyledikleri bir gerçeği yansıtıyor olmalı...
Tabii, ülkenin Başbakan'ının elinde ne gibi istihbarat bilgileri olduğunu hesaba katmadan söylenen şeyler bunlar...Bu ülkede bir "gezi kalkışması"nın yaşanmadığını düşünürseniz; bu kalkışmanın üniversitelerde sürdürüleceği bilgilerini duymamazlıktan gelirseniz, Başbakan'ın bu çıkışına bir anlam veremezsiniz...
Başbakan Erdoğan, on bir yıldır iktidarda...Bugüne kadar niye öğrenci evleri lafını etmedi de şimdi söylüyor...Belli ki bir bilgi var elinde...
Bugün'ün (7 Kasım) Hürriyet gazetesini şöyle kabaca okuyanlar aslında işin aslını anlayabilir...Hürriyet, reklam ve ölüm ilanlarını ile spor sayfalarını saymazsanız geriye kalan sayfalarının tamamını Başbakan'ın bu "öğrenci evleri" çıkışına ayırmış...
Tabii, tüm haber, yorum ve röportajlar, öğrencilerin bir "hak mahrumiyeti" ile karşı karşıya oldukları ve haklarını nasıl savunacakları bilgileri verilmiş; Hükumetin kararına "özel hayatlarını" koruma adına nasıl karşı koyacaklarına ayrılmış...Kısaca, öğrencilere hükumetle "savaşın" mesajı verilmiş!!...
Hürriyet'in bu kadar "hürriyetçi" olması hayra alamet midir?...Gezi olaylarının arkasında da hangi basın kuruluşlarının bulunduğu ve bunların hangi zenginler tarafından ayni ve maddi desteklerle desteklendiği, ayrıca Almanya ve ABD gibi ülkelerin belli başlı basın kuruluşlarının Gezicilerin arkasında hizaya geçtiği bilinirken burada hayır aramak biraz saflık olmaz mı?...
Başbakan Erdoğan gibi dindar muhafazakar bir liderin, bazı öğrencilerin kızlı erkekli birarada yaşıyor olmasını problem etmesi de normal...Ancak, evleri denetleyeceğiz sözünün bu kadar ayyuka çıkarılmasının ardında "Gezi işi" nin bozulmasından korkanlar olduğunu düşünmeden de edemiyoruz...
Başbakan'ın öğrenci evleri ile ilgili sözleri bu kadar gündem tutması ne sadece seçim yatırımı olarak değerlendirilebilir ne de ahlaki kaygılarla açıklanabilir... Arkasında, asıl ülkenin dirliğini bozmak üzere çalışmalar yapanların hesaplarını boşa çıkarma çabası olduğu kesin...
Gezi "ruhu" nun, öğrenci evlerinde "ruh çağırma" seanslarıyla yeniden canlandırılmasını planlayanların , Başbakan'ın bu oyunu bozmak üzere harekete geçmesini önlemek adına koro halinde vaveyla'ya başlamaları bunun isbatıdır.
Zaten işin kokusu yakında çıkar...O zaman da, tıpkı Gezi'nin başlangıcında olduğu gibi, demokrasi ve özel hayat adına veryansın edenler bir kere daha şapkalarını önlerine alıp düşünmek zorunda kalırlar...
Nedeni ne olursa olsun, on bir yıldır gece gündüz demeden halkına hizmet için çalışan , her ile bir değil bir kaç üniversite açan, yüzlerce öğrenci yurdunu öğrencilerin hizmetine sunan, isteyen her öğrenciye yarım memur maaşı kredi veren Başbakan Erdoğan'ın halkının ve onların çocuklarının aleyhine bir şeyler düşündüğüne kimse inandıramaz bizi...
Ne köşe yazarları ne de malum medya organları...Ne de şu memlekette taş üstüne taş koymamış siyasetçileri!...